Biraz da ironi yapalım. Emrah Serbest Behzat Ç. nin senaryosuna açlık grevlerini dahil eder. Açlık grevindeki iki gençle görüşmeye gider. Aaa bir de bakar bunlar "Serpil"in içinde bulunduğu otobüse molotof atan gençler. Hani belki de onları başka bir Behzat Ç. tutuklamıştır. "Ağız burun dalıp, seni a.q çocuğu şerefsiz, anan bacın yok mu la senin diyerek" kahramanımız burada düşüncelere dalar, kendi kızının ölümünü düşünür, belki o da bir molotof kurbanıdır....
Hepimiz ne kadar beğenmiş...
behzat ç. ceberrut,
eli sopalı,
senaryo,
ucuz kahramanlık
Biraz gazetecilik deneyimi var. Okumayı ve okunmayı sever. Mütevazidir. Varlıkla yokluk arasında yorulmuş bir adam...
Behzat Ç. amirim işini bilir...
Yazar
The İbrahim Ortaç (e.b)
:
20.11.12
Hiç yorum yok:
Etiketler
behzat ç. ceberrut,
eli sopalı,
senaryo,
ucuz kahramanlık

can yoldaşları,
güzel dostlar,
hayvan herifler
Biraz gazetecilik deneyimi var. Okumayı ve okunmayı sever. Mütevazidir. Varlıkla yokluk arasında yorulmuş bir adam...
Hayvan herifler -1
Çocukluğumdan bu yana bir sürü "hayvan herif" tanıdım. Herif dedimse hepsi erkek değil tabi ki. İçlerinde dişi herif olanlar da var. Hatta dişisi daha çok.Hepsiyle de güzel anılarım oldu. İyi anlaştık, mutlu vakit geçirdik. Hatta bir çok "insan herif"ten iyiydiler...Çocukluğumun ilk yıllarında hatırladığım "Josephine ve Katerina" adlı iki kız kardeş. Neşeli, canlı ve çabuk büyüyen "cinsini bilemediğim" iki sokak köpeğiydi. Bütün mahallenin sevgilisi olmuşlardı. Mahallenin çocukları olarak, ...
Yazar
The İbrahim Ortaç (e.b)
:
13.11.12
Hiç yorum yok:
Etiketler
can yoldaşları,
güzel dostlar,
hayvan herifler

Amerika,
gündem,
politika,
seçimler,
siyaset,
ülkemiz
Biraz gazetecilik deneyimi var. Okumayı ve okunmayı sever. Mütevazidir. Varlıkla yokluk arasında yorulmuş bir adam...
Tanrı Amerika'yı korusun
Adamlar emperyalist olabilir, ki; öyleler. Dünyada yaptıkları pislikler ortada. Bunları saymaya gerek yok. Bilen biliyor. Yaşayanlar daha iyi biliyor.
Ancak kendi içlerindeki bağlılık ve tutarlılığa ne diyeceksiniz. Yıllar önce ikiz kuleler saldırıya uğradığında programa bağlanan Türk uyruklu bir ABD vatandaşı demişti ki; Bu suç cezasız kalmaz yapan kim olursa olsun (hatta bu ülke Türkiye de) olsa Amerika onu bulur ve cezalandırır.
Bu devlete olan özgüveni ve Amerikalılık...
Yazar
The İbrahim Ortaç (e.b)
:
8.11.12
Hiç yorum yok:
Etiketler
Amerika,
gündem,
politika,
seçimler,
siyaset,
ülkemiz

blog yazarları,
blogger,
falan fıstık,
kanka modu
Biraz gazetecilik deneyimi var. Okumayı ve okunmayı sever. Mütevazidir. Varlıkla yokluk arasında yorulmuş bir adam...
Körler, sağırlar birbirini ağırlar
Ağırlamalı da. Şu blog aleminde 40 kişiydik birbirimizi bilirdik. Sonra nerde çokluk, orda fan fin fon oldu ortalık. Önce şöhretin tatlı basamakları, ne kadar çok takip edersen, o kadar çok takip edenin olur hesabı...
Ardından medya maymunlukları "ne kadar rezil olursak o kadar iyi" denklemi. Ancak ne kadar çabalarsanız çabalayın sizden daha rezil olabilenleri çıkacaktır. O yüzden, bırakın bazıları yırtabildiği kadar yırtsın. Biz işimize bakalım.
Sakın ha, yanlış anlamayın....
Yazar
The İbrahim Ortaç (e.b)
:
4.11.12
Hiç yorum yok:
Etiketler
blog yazarları,
blogger,
falan fıstık,
kanka modu

anket,
aşk,
evlilik,
Mim,
sevgi
Biraz gazetecilik deneyimi var. Okumayı ve okunmayı sever. Mütevazidir. Varlıkla yokluk arasında yorulmuş bir adam...
Evcilik Oyunu (MiM - Anket)
Mim rüzgarı çoktan bitmiş olsa da, blog dünyasındaki durgunluğun aşılmasında olumlu katkısı olabilir diyerek, bence ilginç bir MiM daha yazdım.Aslında bu bir test : "Evcilik Oyunu". Bu testi, eşiniz, hayat arkadaşınız, sevgiliniz, erkek ya da kız arkadaşınızla birlikte deneyebilirsiniz.Sorulardan önce kurallar kısaca şöyle. (Önce test sorularının bir yazıcı çıktısını alıp, cevapları elle doldurunuz).
1- Testteki sorulara içtenlikle cevap vermeniz gerekiyor.2- Testi...

29 Ekim,
Cumhuriyet Bayramı,
iktidar,
muhalefet
Biraz gazetecilik deneyimi var. Okumayı ve okunmayı sever. Mütevazidir. Varlıkla yokluk arasında yorulmuş bir adam...
Siz neyi test ediyorsunuz kardeşim?
Milletin sabrını mı, daha ne kadar ayrışabileceğini mi?
Sizin kör çekişmelerinize ne kadar daha sabredeceğinizi mi? Taraftarlarınızın, fanatiklerinizin ne kadar olduğunu mu?Sözüm iktidar ve muhalefet partilerine. Al birini, vur ötekine bir inatlaşmanın içine düşmüş iki parti, iki lider kör dövüşü yapıyor. Üstelik de "Cumhuriyet" gibi ortak bir değer üzerinden. Neymiş Miting düzenleyecekmiş muhalefet, iyi bayramı mı buldunuz? Neymiş güvenlik sorunu varmış, istihbarat almış iktidar....
Yazar
The İbrahim Ortaç (e.b)
:
29.10.12
Hiç yorum yok:
Etiketler
29 Ekim,
Cumhuriyet Bayramı,
iktidar,
muhalefet

akla zarar huylar,
bağımlılıklar,
korkular,
Mim,
takıntılar
Biraz gazetecilik deneyimi var. Okumayı ve okunmayı sever. Mütevazidir. Varlıkla yokluk arasında yorulmuş bir adam...
Korkular, takıntılar, bağımlılıklar (Mim)
Hepimizde var değil mi?
Ha pardon sizde yoktu. Siz hiç kimseden ve hiç birşeyden korkmazdınız di mi Yusuf Yusuf bey?
Hayatımıza yön verir hale geldiğinde "hastalığa" dönüşen, ancak birlikte yaşamak zorunda olduğumuz korku ve takıntılarımız var. Kısaca "fobi" diye kategorize edilen korkular ve "Obsesif" davranışlar. Bir de bağımlılıklar işte.
-Korkularım:Ben eskiden Annem, Babam ölür diye korkardım. Sonra çocuklar için aynı kaygıyı duymaya başladım. Takıntılarıma...
Yazar
The İbrahim Ortaç (e.b)
:
22.10.12
Hiç yorum yok:
Etiketler
akla zarar huylar,
bağımlılıklar,
korkular,
Mim,
takıntılar

blog,
eski zamanlar,
kadına yönelik şiddet
Biraz gazetecilik deneyimi var. Okumayı ve okunmayı sever. Mütevazidir. Varlıkla yokluk arasında yorulmuş bir adam...
İyi ki vaktiyle ölmüşsün be dede
Hiç dedem olmadı benim. İyi ki de olmamış, daha doğrusu ben doğmadan iyi ki ikisi de ölmüşler. Çünkü ben ninelerimi çok severdim ve elimde imkan olsa dedelerimi döverdim. Her ikisi de talihsiz ama benim için, talih olan kadınlardı çünkü ninelerim.Ninelerimin ellerinde büyüdüm. Anlattıkları öyküleri dinledim. Sonra aklım biraz erdiğinde yaşam hikayelerini, çektikleri sıkıntıları dinleyerek hüzünlendim. Bir dedem, oldukça varlıklıymış. Bu yüzden de para ya da huzur batmış olmalı ki ikinci...
Yazar
The İbrahim Ortaç (e.b)
:
13.10.12
Hiç yorum yok:
Etiketler
blog,
eski zamanlar,
kadına yönelik şiddet

politika,
savaş çığırtkanlığı,
ülke yönetimi
Biraz gazetecilik deneyimi var. Okumayı ve okunmayı sever. Mütevazidir. Varlıkla yokluk arasında yorulmuş bir adam...
Oradan öyle gözüküyordur
Eski dönemleri eleştirdiğim için iktidarı desteklediğimi düşünen bir çok arkadaşla papaz olmuşluğum vardır. Oysa doğru gördüğünü, bildiğini söylemek başka birşeydir, körü körüne birilerine destek olmak başka birşey.
Yalan değil bir kaç arkadaş beni takip listesinden sildi bu yüzden.
Aslında beni sistem eleştirisine iten "yağma hasanın böreği devri" dediğim eski dönemlerde halka yapılan baskılar, özgürlüklerin kısıtlanması, devlet malının yağmalanması ve bazılarının kör bir tutuculuk...
Yazar
The İbrahim Ortaç (e.b)
:
4.10.12
Hiç yorum yok:
Etiketler
politika,
savaş çığırtkanlığı,
ülke yönetimi

blog,
FIRSAT ELiNE GECiNCE HERKES KRAL
Biraz gazetecilik deneyimi var. Okumayı ve okunmayı sever. Mütevazidir. Varlıkla yokluk arasında yorulmuş bir adam...
Gevşeklik
"Şemseddin vidaları gevşettin" diye bir tekerleme vardı eskiden. Arkadaşın birini "ti" ye alırken kullanır, o kızarken biz eğlenirdik.
Gevşek insanları severim aslında. Kendim de öyle olduğumdan belki. Her ne kadar tanışmalarda "ciddi" ya da "pısırık" bulunsam da samimiyet kurulduktan sonra "esprili" ve "gevşek" biri olduğum anlaşılır kısa zamanda.
Tabi bu gevşeklik "sululuk" ya da rahatsız edici olduğunu fark edemeyen insanların gevşekliği gibi değildir. Gevşek olmaktan kasdım...
Yazar
The İbrahim Ortaç (e.b)
:
1.10.12
Hiç yorum yok:
Etiketler
blog,
FIRSAT ELiNE GECiNCE HERKES KRAL

blog,
iLK SÖYLEDiĞiN SÖZ DOĞRU OLSUN,
iNANMAZLARSA SONSUZA KADAR YALAN SÖYLEYEBiLiRSiN
Biraz gazetecilik deneyimi var. Okumayı ve okunmayı sever. Mütevazidir. Varlıkla yokluk arasında yorulmuş bir adam...
Yalanın bünyede kişisel gelişimi - II
Yalan ve korku, insan bünyesinde can ciğer kuzu sarması iki arkadaş gibi güçlü bir ilişki içerisindedir. Genelde d".t korkusu" yüzünden yalan söylersiniz ama korktuğunuz şey başınıza da en çok yalan söylediğiniz için gelir.
"_derse geç kaldım diye korkup, geç kağıdı alırken öğretmen sınıfa almadı deyivermiştim müdür yardımcısına. o da teneffüste öğretmeni fırçalamış:) 2.derste fırçayı ben yedim.
_tembih edildiği halde eve ekmek almayı unuttuğumda babam fırça atmasın diye "bakkalda...
Yazar
The İbrahim Ortaç (e.b)
:
29.9.12
Hiç yorum yok:
Etiketler
blog,
iLK SÖYLEDiĞiN SÖZ DOĞRU OLSUN,
iNANMAZLARSA SONSUZA KADAR YALAN SÖYLEYEBiLiRSiN

blog,
BU YAZIYI SONUNA KADAR ZEVKLE OKUDUGUNUZ YALANINI YORUM OLARAK BEKLiYORUM
Biraz gazetecilik deneyimi var. Okumayı ve okunmayı sever. Mütevazidir. Varlıkla yokluk arasında yorulmuş bir adam...
Yalanın bünyede kişisel gelişimi - I
İlk ne zaman yalan söylediğimi hatırlamaya çalışıyorum.
Sanırım küçükken yatağı ıslatıp durduğum zamanlardı. Annemin sabrının tükenip "bir daha yatağa işersen yakarım onu" dediği günlerde "şeyi" kurtarmak için sabah "anne daha uykum var yeaaa" diyerek çarşafın kurumasını beklediğim zamanlardı yalanla ilk tanışmam. Demek ki neymiş ; "En değerli hazinenden mahrum kalma korkusu" insanı yalana iten başlıca sebepmiş.Pek kronolojik gitmese de annemin bakkala ekmek almak için camdan attığı...
Yazar
The İbrahim Ortaç (e.b)
:
20.9.12
Hiç yorum yok:
Etiketler
blog,
BU YAZIYI SONUNA KADAR ZEVKLE OKUDUGUNUZ YALANINI YORUM OLARAK BEKLiYORUM

blog,
SOMURTMADAN ÖNCE SON ÇIKIŞ
Biraz gazetecilik deneyimi var. Okumayı ve okunmayı sever. Mütevazidir. Varlıkla yokluk arasında yorulmuş bir adam...
Ne gülüyon ooolum?
Ulan oğlum memlekette bir sürü dert var sen oturmuş komik blog yazısı yazıyosun. Vatana ihanet sayılabilir bu durum. Hain misin nesin? der diye sayın Baştanbakan! yazmayalım mı? Yok öyle olmadı durum o kadar gerilimli ve kırılgan hale geldi ki ülke gündemi gülmeyi unuttuk resmen.
Mizah dergileri kan kaybetti, mizah programları neredeyse yok sayılır. Asık suratlı bir millet olduk yani bir süredir. Gak denince azarlanan, guk diyince yuhalanan bir milletin evlatları olarak bunu haliyle...

BiR NAMAZLIK SALTANATIN OLACAK MUSALLA TAŞINDA,
blog
Biraz gazetecilik deneyimi var. Okumayı ve okunmayı sever. Mütevazidir. Varlıkla yokluk arasında yorulmuş bir adam...
Ölmeye geldik ya zaten

Gel de neşeli bir yazı yaz.
Bir süredir içimizi gam kasavet kapladı. Gündem nası olduysa birden bire öyle değişti ki. Ne eğlence, sanat, ne ekonomi, borsa, döviz, ne de spor'un tadı tuzu kaldı.
Birden bire terör ve üçüncü sayfa haberleri ülke gündemini belirler oldu. 2012 yılı ülkemizde insanların tam anlamıyla kim vurduya gittiği bir yıl oldu. Şehit haberleri...
Yazar
The İbrahim Ortaç (e.b)
:
12.9.12
Hiç yorum yok:
Etiketler
BiR NAMAZLIK SALTANATIN OLACAK MUSALLA TAŞINDA,
blog

blog,
kürkçü dükkanına dönerken aldı da bir yağmur
Biraz gazetecilik deneyimi var. Okumayı ve okunmayı sever. Mütevazidir. Varlıkla yokluk arasında yorulmuş bir adam...
Facebooktan işler

Bloggerin yasaklanması ile başladı herşey. Önce insanların hevesi kursağında kaldı. Ardından iştahları kesilip gitti. Sonra Facebook ve Twitter hızla yayıldı ve blog yazıp çizen insanlar birden sosyal medya canavarı oldular.
Uzun süre dirensem de sonunda sürüye ben de katıldım. Gel gör ki her an online olmaya, her an aforizma yumurtlamaya çalışmak yorucu ve insanı tüketen bir durum. Üstelik...
Yazar
The İbrahim Ortaç (e.b)
:
9.9.12
Hiç yorum yok:
Etiketler
blog,
kürkçü dükkanına dönerken aldı da bir yağmur

blog,
uzun bir aradan sonra. ordan burdan şurdan eften püften şeyler
Biraz gazetecilik deneyimi var. Okumayı ve okunmayı sever. Mütevazidir. Varlıkla yokluk arasında yorulmuş bir adam...
Bakın daha neler neler oldu

Uzun süredir blog yazısı yazmıyorum. Bir çok blogger'de öyle sanırım. Arada bir günlük modunda blog tutan arkadaşları saymazsak durum bu. Ya vaktiyle çok yazdım ya da sosyal medya, Facebook şeysinde hergün aforizma yumurtlamaktan vakit bulamıyorum.
Bakın neler oldu geçen süre zarfında. Ülke gündemi malum. Bi adamı üstüste 3-5kere seçersen ister istemez kendisi ve çevresi havalanıyor. Kendi...
Yazar
The İbrahim Ortaç (e.b)
:
15.7.12
Hiç yorum yok:
Etiketler
blog,
uzun bir aradan sonra. ordan burdan şurdan eften püften şeyler

Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
- 30/11/2015 - 0 YorumKüçüklüğümden beri tek katlı, bahçeli evleri hep çok sevmişimdir. Belki çocukluğum o tip evlerde geçtiğinden olsa gerek. Tüm şehirlerdeki Bahçelievler Bana daha sıcak gelir. O yüzden bir mektup zarfında bile adres olarak Bahçelievler kelimesini görsem çocukluğumun geçtiği ön ve arka bahçesi olan o eski evimiz gözlerimin önüne gelir. Ön bahçemizde sağlı sollu yetiştirilmiş çiçeklerin ortasındaki beton yolun üzerinde okul arkadaşlarımıza toplanır oyunlar oynardık. Belki koşup top oynayacak kadar geniş bir…
- 20/11/2012 - 0 YorumBiraz da ironi yapalım. Emrah Serbest Behzat Ç. nin senaryosuna açlık grevlerini dahil eder. Açlık grevindeki iki gençle görüşmeye gider. Aaa bir de bakar bunlar "Serpil"in içinde bulunduğu otobüse molotof atan gençler. Hani belki de onları başka bir Behzat Ç. tutuklamıştır. "Ağız burun dalıp, seni a.q çocuğu şerefsiz, anan bacın yok mu la senin diyerek" kahramanımız burada düşüncelere dalar, kendi kızının ölümünü düşünür, belki o da bir molotof kurbanıdır.... Hepimiz ne kadar beğenmiş olursak olalım, ağzı bozuk, sıradışı polisler, amirler, valiler neticede "ceberrut devleti"…
- 11/03/2010 - 0 Yorumeksik yok da fazlalar var yani. ne gibi? örneğin göbeğim senden balkonlu. nah böyle kirli sakallarım da var? üstelik o klipteki gibi manita düşürecemi de bilsem feysbuuuukkkkk a da girmem. çünkü feyssssbuuuk kullanım özürlüyüm.. senin de kullanabildiğini sanmıyorum ayrıca. kro'luksa kralını bilirim:). kitabını yazabilirim e ne oluyo birader o klipler , mlipler. çoluk çocuk, çombalak seni dinliyor len? ferdi abiyi, orhan babayı da solladın. nedir yavrum senin olayın? benim senden neyim eksik İsmail? İsmail Yk - Facebook 2010 Klip by osman-olgun