Birkaç Blog Hikayesi

Buralar eskiden hep dutluktu. Sonra taze çiçeğe konan kelebekler gibi, gelenler bir üşüştüler ki; sorma gitsin.
Tabi her güzel şeyin sonu geldiği gibi, gidenler gitti, kalan sağlarla artık burada başbaşayız. Neler yazmışız, çizmişiz haydi birlikte okuyalım. Bakalım neler varmış...

tio yazar

Bugünkü şansınız :

öküzün altında buzağı olmak

1 yorum:

işi edepsizlik boyutuna vardırmadan sormak gerekiyor.
çünkü çıtır düşkünlüğünü oraya kadar götürenler de var. bana göre kanunlar müsait olsa da
kart horozların körpe fidan düşkünlüğünün de bir sınırı olması gerek.

çocuk yaşta ergenlik nedir bilmeden yaşlı adamlarla evlendirilen /ünzile/leri zaten hiç hesaba katmıyorum.hele hele uzakdoğu da seks kölesi olarak çalıştırılan ve yaşlı bunakların gününü gün ettiği acınası çocukları.
kart horozların yasal sınırlar içerisindeki uçkur düşkünlüklerini dahi anlamak olası değil.
50 yaşına merdiven dayamış veya az geçmiş bir adamın 19-20 yaşlarında bir genç kızla ne tür bir ilişkisi olabilir. hangi ortak zevklere, hangi istek ve arzulara birlikte yelken açabilirler?

içinizden haince /viagra var/ hayatının bir ondan öncesi bir de sonrası var dediğinizi duyuyorum sizi gidi kart horozlar. diyelim ki viagra var ama bunun 3-5 yıl sonrasında başınızı ağrıtacak boynuzlarınız da var. gözleriniz kör mü acaba.

tabi evlenmeyi kim düşünür canım. onun aradığı lüks ihtişam para bende benim aradığım taze et onda diyerek de kolaylaştırabilirsiniz işlerinizi.. böylece alçak düzeyde alan razı veren razı kabilinden ilişkiye tam gaz devam edilebilir.

ya siz? reşit olmayı, her istediğini hiç düşünmeden yapmak olarak algılayıp, 50-55 yaşında bir adama aşığım diyebilen hanımefendiler:
anladım gönül ferman dinlemez ama hadi çıkarın artık ağzınızdaki şu baklayı:

nasıl bir duygudur, öküzün altında buzağı olmak?????

işi edepsizlik boyutuna vardırmadan sormak gerekiyor.
çünkü çıtır düşkünlüğünü oraya kadar götürenler de var. bana göre kanunlar müsait olsa da
kart horozların körpe fidan düşkünlüğünün de bir sınırı olması gerek.

çocuk yaşta ergenlik nedir bilmeden yaşlı adamlarla evlendirilen /ünzile/leri zaten hiç hesaba katmıyorum.hele hele uzakdoğu da seks kölesi olarak çalıştırılan ve yaşlı bunakların gününü gün ettiği acınası çocukları.
kart horozların yasal sınırlar içerisindeki uçkur düşkünlüklerini dahi anlamak olası değil.
50 yaşına merdiven dayamış veya az geçmiş bir adamın 19-20 yaşlarında bir genç kızla ne tür bir ilişkisi olabilir. hangi ortak zevklere, hangi istek ve arzulara birlikte yelken açabilirler?

içinizden haince /viagra var/ hayatının bir ondan öncesi bir de sonrası var dediğinizi duyuyorum sizi gidi kart horozlar. diyelim ki viagra var ama bunun 3-5 yıl sonrasında başınızı ağrıtacak boynuzlarınız da var. gözleriniz kör mü acaba.

tabi evlenmeyi kim düşünür canım. onun aradığı lüks ihtişam para bende benim aradığım taze et onda diyerek de kolaylaştırabilirsiniz işlerinizi.. böylece alçak düzeyde alan razı veren razı kabilinden ilişkiye tam gaz devam edilebilir.

ya siz? reşit olmayı, her istediğini hiç düşünmeden yapmak olarak algılayıp, 50-55 yaşında bir adama aşığım diyebilen hanımefendiler:
anladım gönül ferman dinlemez ama hadi çıkarın artık ağzınızdaki şu baklayı:

nasıl bir duygudur, öküzün altında buzağı olmak?????

ne ballı kızlarmışsınız bea...

3 yorum:



-ne yapabilirdim gözde, onca mesajıma cevap bile vermedin
~ya sana ne diyorum serdar babam gece konuştugumuzu duydu ve cep telefonumu aldı
biliyorsun derslerimi aksatıyorum diye senle takılmamı istemiyor.

-yapma kızım ya normal telefon da mı yoktu?

~öküzüm biliyorsun cuma okula bile gelemedim hasta yatıyordum 39.5 derece ateşle
-nerden bileyim iyileşmediğini gözde. haftasonu tartışmıştık hatırlarsan. beni terkettiğini yine Metin'e döndüğünü düşündüm.


~yani bir haftasonu, telefonla konuşamayınca mı bitti aşkımız?
-kusura bakma güzelim msne gelseydin sen de, internet diye bişi var de mi? bak üzgünüm.. ben artık serpille çıkıyorum bir daha aramazsan sevinirim.
~defol serdar... çık hayatımdan.
-bye çıktım ben.

........
ah mecnun ahhh romeo.. ah kerem...
ne çile çekmişsiniz siz abi
çöl olayları, zehir içmeler, dağları delmeler felam...

ve leyla ve jüliet ve aslı
ne ballı kızlarmışsınız bea...






-ne yapabilirdim gözde, onca mesajıma cevap bile vermedin
~ya sana ne diyorum serdar babam gece konuştugumuzu duydu ve cep telefonumu aldı
biliyorsun derslerimi aksatıyorum diye senle takılmamı istemiyor.

-yapma kızım ya normal telefon da mı yoktu?

~öküzüm biliyorsun cuma okula bile gelemedim hasta yatıyordum 39.5 derece ateşle
-nerden bileyim iyileşmediğini gözde. haftasonu tartışmıştık hatırlarsan. beni terkettiğini yine Metin'e döndüğünü düşündüm.


~yani bir haftasonu, telefonla konuşamayınca mı bitti aşkımız?
-kusura bakma güzelim msne gelseydin sen de, internet diye bişi var de mi? bak üzgünüm.. ben artık serpille çıkıyorum bir daha aramazsan sevinirim.
~defol serdar... çık hayatımdan.
-bye çıktım ben.

........
ah mecnun ahhh romeo.. ah kerem...
ne çile çekmişsiniz siz abi
çöl olayları, zehir içmeler, dağları delmeler felam...

ve leyla ve jüliet ve aslı
ne ballı kızlarmışsınız bea...



şşşiTfeykyu

Hiç yorum yok:


alt yazılı filmleri
pek severim. gerçi bilgisayarda divX izleme kültürüm yok genelde sinemada veya bir kaç tv kanalında bu tür filmleri izleyebiliyorum ama yine de ilginç izlenimler edinebiliyorum. tabi kendimi ingilizceyi iyi biliyor-muş gibi hissetmek de cabası.

örneğin: ingilizce kelimeler bir yere kadar ama diller arasında özellikle deyimleri salt manaları ile çevirmeye kalktınız mı komedi yaşanıyor.

bu konuyu merak edenler internette ingilizce deyimler diyerek küçük bir arama yapabilir ve salt kelime anlamında alındığında çok garip gelen cümlelerin hangi deyimlerimize karşılık geldiğini bulabilir. daha ilginci anlamını aşağı yukarı iyi bildiğiniz argo kelimeler bile yabancı dilden düz çevirdiğinizde farklı farklı anlamlar kazanabiliyor. Sizin sandığınızdan çok farklı anlamlarda kullanılmış olabiliyor.

örneğin : (fuck you) kelimesi benim gibi birçok kişinin sandığının aksine ~ne koyim demek olmuyor her zaman. benzer şekilde shit de bizim düz anladığımız şekilde kullanılmıyor her zaman. bunu en iyi filmlerde görüp anlıyorsunuz yada hayatın içinde o toplumda yaşarken farkına varıyorsunuzdur.

iki film izleyince:
~ulan bu ne biçim memleket amerikada doğru dürüst konuşan bir adam yok mu. herkes herkese fuck you diyor. her öfkelenip ağzını bozan shitle başlıyor diyorsunuz.
hatta kız erkek ayrımı yok, baba oğul bile kavga ederken birbirine düz gidiyor sanabilirsiniz.

bir zamanlar sokakta oğluna ..ne koyim tarzı sövüp azarlayan bir teyze görmüştüm ve gülerek izlemiştim. İlk defa bir küfürün bir insanın ağzına yakıştığını düşünmüştüm. böyle teyzecikler dışında bizim fuck you karşılığı olarak verdiğimiz kelimeler pek kadınlardan duymaya alışık olduğumuz kelimeler değil.

bizim küfürlerimiz pek unisex kabul edilemeyecek, daha ciddi hakaret ve daha çok kadına yönelik aşağılama içeriyor. nitekim besmele niyetine küfreden bazı yörelerimiz dışında da ...ne koymak duyan herkeste bir hoşnutsuzluk yaratabiliyor.

fuck you kelimesi bizde bazen "Allah belanı versin, bi xtir git, kahretsin" yerine kullanılabildiği gibi bazen de ciddi ciddi "..ne koyim olarak da kullanılıyor"
tabi konuyu ingiliz dili ve edebiyatı okuyanlarla ingiltere'de yaşayanlara bırakmak daha iyi.

~sen yanlış biliyosun
diyecek her yorumcuya gıkım çıkmaz peşinen. ben sadece yüzeysel algılarımın yalancısıyım. zaten benim gibi sadece cnbc-e izleyerek edinebileceğiniz izlenim olsa olsa bu kadar olur.



alt yazılı filmleri
pek severim. gerçi bilgisayarda divX izleme kültürüm yok genelde sinemada veya bir kaç tv kanalında bu tür filmleri izleyebiliyorum ama yine de ilginç izlenimler edinebiliyorum. tabi kendimi ingilizceyi iyi biliyor-muş gibi hissetmek de cabası.

örneğin: ingilizce kelimeler bir yere kadar ama diller arasında özellikle deyimleri salt manaları ile çevirmeye kalktınız mı komedi yaşanıyor.

bu konuyu merak edenler internette ingilizce deyimler diyerek küçük bir arama yapabilir ve salt kelime anlamında alındığında çok garip gelen cümlelerin hangi deyimlerimize karşılık geldiğini bulabilir. daha ilginci anlamını aşağı yukarı iyi bildiğiniz argo kelimeler bile yabancı dilden düz çevirdiğinizde farklı farklı anlamlar kazanabiliyor. Sizin sandığınızdan çok farklı anlamlarda kullanılmış olabiliyor.

örneğin : (fuck you) kelimesi benim gibi birçok kişinin sandığının aksine ~ne koyim demek olmuyor her zaman. benzer şekilde shit de bizim düz anladığımız şekilde kullanılmıyor her zaman. bunu en iyi filmlerde görüp anlıyorsunuz yada hayatın içinde o toplumda yaşarken farkına varıyorsunuzdur.

iki film izleyince:
~ulan bu ne biçim memleket amerikada doğru dürüst konuşan bir adam yok mu. herkes herkese fuck you diyor. her öfkelenip ağzını bozan shitle başlıyor diyorsunuz.
hatta kız erkek ayrımı yok, baba oğul bile kavga ederken birbirine düz gidiyor sanabilirsiniz.

bir zamanlar sokakta oğluna ..ne koyim tarzı sövüp azarlayan bir teyze görmüştüm ve gülerek izlemiştim. İlk defa bir küfürün bir insanın ağzına yakıştığını düşünmüştüm. böyle teyzecikler dışında bizim fuck you karşılığı olarak verdiğimiz kelimeler pek kadınlardan duymaya alışık olduğumuz kelimeler değil.

bizim küfürlerimiz pek unisex kabul edilemeyecek, daha ciddi hakaret ve daha çok kadına yönelik aşağılama içeriyor. nitekim besmele niyetine küfreden bazı yörelerimiz dışında da ...ne koymak duyan herkeste bir hoşnutsuzluk yaratabiliyor.

fuck you kelimesi bizde bazen "Allah belanı versin, bi xtir git, kahretsin" yerine kullanılabildiği gibi bazen de ciddi ciddi "..ne koyim olarak da kullanılıyor"
tabi konuyu ingiliz dili ve edebiyatı okuyanlarla ingiltere'de yaşayanlara bırakmak daha iyi.

~sen yanlış biliyosun
diyecek her yorumcuya gıkım çıkmaz peşinen. ben sadece yüzeysel algılarımın yalancısıyım. zaten benim gibi sadece cnbc-e izleyerek edinebileceğiniz izlenim olsa olsa bu kadar olur.

insanlık mirası bloglar

1 yorum:

ilk maddenin ardından ~salak demeden önce 2ncisini okumanızı rica ediyorum. canımdan çok değerli aziz ve muhterem okuyucularım.

1
-bendenizin mail şifrelerimi ve bazı sitelerimin şifrelerini yazıp kasama koydum efendim. kazara ölürsem (sezeryan olması şart değil normal ölüm de olabilir) vasiyetnamemin digital bölümü hazır.

2
- bu digital vasiyetnamem sadece ticari veya sosyal amaçlı yayınladığım web sitelerine ait bilgileri içeriyor efendim. kişisel mail ve blog şifrelerim şu ana kadar içeriğe dahil değildir:)

bu konuların benim gibi kafasına takılan arkadaşların da var olabileceğini farzederek yazmayı düşündüğüm bir yazıydı. Siminya da kafaya takıyormuş anladım ki en azından bir kişi daha varmış benim gibi kafayı boşa yoran.

şahsen ben az daha ileri giderek kredi kartı ve telefon borçlarımı da vasiyetime ekledim. kime ne kadar düşeceğini (miktar değişken olduğu için) %lik dilimler halinde ifade ettim. telefon borçlarımı hallettim gibi (1 tanem ekstreyi görmek şartıyla ödemeyi kabul etti:) yani büyük ihtimalle telefon borçlarım ödenmeyecek...

kredi kartlarım konusunda ise uzak yakın tüm aile fertlerinin reddi miras talebinde bulunacaklarından eminim... bankalara ve gsm operatörlerine şimdiden geçmiş olsun dileklerimi iletirim.

bence tek sorun kişisel blog ve maillerimde. blogger hesabıma ben yeniden online olana kadar vekaleten bakacak bir blogger bulabilirim. (reenkarnasyona zerre kadar inanmasam da belki gittiğim yerde wi-fi çekiyordur diye umut ediyorum:). ve düşündüm vekalet vereceğim blogger dişi bir kişi olmalı diye karar verdim. (hay allah hemcinslerime ben bile güvenemiyorum kadınlar nasıl güvensin)

blogger hesabım yeni ve az kullanılmış olduğu için vekaleten alan kişiye pek zahmet olacağını sanmıyorum. tabi bu aynı zamanda 5 para etmez de demek oluyor ama 4 de mi etmez canım.

birmilyon pixel'den bile köşenin dönüldüğü dünyada henüz blog zenginleri türemediğinden mirasımın yenileceğine, har vurup harman savrulacağına dair bir kaydım da yok.

mail listime sarkmamak
dışında (lezbiyen bloogerlere de devretmem:) bir şartım daha var :

o da bolca spam gelen mail adreslerim. sevgili bloggerci varisim özenle mailime bakacak. yurtdışından para transfer etmek isteyen keriz avcısı maillerden, ara beni sor beni, anında uzaktan seni mutlu edeyim seni türü mail tuzaklarına kadar hepsini itina ile inceliyecek. internetten köşeyi dönme tüyosu veren ama kendisi bir türlü köşeyi dönemeyen tavsiye web adreslerine uğrayacak. (ben öyle yapıyorum da ayıp olmasın adamlara:P)

Özellikle bayan bir blogger varis istedim çünkü; neden bana gönderdiklerini bir türlü bilmediğim tales karınca yumurtası, tüy dökücü krem ve bilimum yeni çıkmış kozmetik ürünlerin spamleriyle de ilgilenmeli. (performans ve xshop ürünlerine ait spamler gözardı edilebilir, sonra ben bi ara bakarım:)

Hakikatten ben kendi mirasımı boşverdim ama insanlık mirasının hali de içler acısı.
beni okuduktan sonra vekalet verebileceğim kadar kafayı sıyırmış bir blogger çıkacağını da sanmıyorum. 500 mailden 496sının spam çıktığı bir posta kutum var. henüz yeni yeni mail adresi almadıysa birçok arkadaş da aynı konumda.

gelecek kuşaklara amma süper bir insanlık mirası bırakıyoruz ha
...
oku oku bitmez a.q

ilk maddenin ardından ~salak demeden önce 2ncisini okumanızı rica ediyorum. canımdan çok değerli aziz ve muhterem okuyucularım.

1
-bendenizin mail şifrelerimi ve bazı sitelerimin şifrelerini yazıp kasama koydum efendim. kazara ölürsem (sezeryan olması şart değil normal ölüm de olabilir) vasiyetnamemin digital bölümü hazır.

2
- bu digital vasiyetnamem sadece ticari veya sosyal amaçlı yayınladığım web sitelerine ait bilgileri içeriyor efendim. kişisel mail ve blog şifrelerim şu ana kadar içeriğe dahil değildir:)

bu konuların benim gibi kafasına takılan arkadaşların da var olabileceğini farzederek yazmayı düşündüğüm bir yazıydı. Siminya da kafaya takıyormuş anladım ki en azından bir kişi daha varmış benim gibi kafayı boşa yoran.

şahsen ben az daha ileri giderek kredi kartı ve telefon borçlarımı da vasiyetime ekledim. kime ne kadar düşeceğini (miktar değişken olduğu için) %lik dilimler halinde ifade ettim. telefon borçlarımı hallettim gibi (1 tanem ekstreyi görmek şartıyla ödemeyi kabul etti:) yani büyük ihtimalle telefon borçlarım ödenmeyecek...

kredi kartlarım konusunda ise uzak yakın tüm aile fertlerinin reddi miras talebinde bulunacaklarından eminim... bankalara ve gsm operatörlerine şimdiden geçmiş olsun dileklerimi iletirim.

bence tek sorun kişisel blog ve maillerimde. blogger hesabıma ben yeniden online olana kadar vekaleten bakacak bir blogger bulabilirim. (reenkarnasyona zerre kadar inanmasam da belki gittiğim yerde wi-fi çekiyordur diye umut ediyorum:). ve düşündüm vekalet vereceğim blogger dişi bir kişi olmalı diye karar verdim. (hay allah hemcinslerime ben bile güvenemiyorum kadınlar nasıl güvensin)

blogger hesabım yeni ve az kullanılmış olduğu için vekaleten alan kişiye pek zahmet olacağını sanmıyorum. tabi bu aynı zamanda 5 para etmez de demek oluyor ama 4 de mi etmez canım.

birmilyon pixel'den bile köşenin dönüldüğü dünyada henüz blog zenginleri türemediğinden mirasımın yenileceğine, har vurup harman savrulacağına dair bir kaydım da yok.

mail listime sarkmamak
dışında (lezbiyen bloogerlere de devretmem:) bir şartım daha var :

o da bolca spam gelen mail adreslerim. sevgili bloggerci varisim özenle mailime bakacak. yurtdışından para transfer etmek isteyen keriz avcısı maillerden, ara beni sor beni, anında uzaktan seni mutlu edeyim seni türü mail tuzaklarına kadar hepsini itina ile inceliyecek. internetten köşeyi dönme tüyosu veren ama kendisi bir türlü köşeyi dönemeyen tavsiye web adreslerine uğrayacak. (ben öyle yapıyorum da ayıp olmasın adamlara:P)

Özellikle bayan bir blogger varis istedim çünkü; neden bana gönderdiklerini bir türlü bilmediğim tales karınca yumurtası, tüy dökücü krem ve bilimum yeni çıkmış kozmetik ürünlerin spamleriyle de ilgilenmeli. (performans ve xshop ürünlerine ait spamler gözardı edilebilir, sonra ben bi ara bakarım:)

Hakikatten ben kendi mirasımı boşverdim ama insanlık mirasının hali de içler acısı.
beni okuduktan sonra vekalet verebileceğim kadar kafayı sıyırmış bir blogger çıkacağını da sanmıyorum. 500 mailden 496sının spam çıktığı bir posta kutum var. henüz yeni yeni mail adresi almadıysa birçok arkadaş da aynı konumda.

gelecek kuşaklara amma süper bir insanlık mirası bırakıyoruz ha
...
oku oku bitmez a.q