Birkaç Blog Hikayesi

Buralar eskiden hep dutluktu. Sonra taze çiçeğe konan kelebekler gibi, gelenler bir üşüştüler ki; sorma gitsin.
Tabi her güzel şeyin sonu geldiği gibi, gidenler gitti, kalan sağlarla artık burada başbaşayız. Neler yazmışız, çizmişiz haydi birlikte okuyalım. Bakalım neler varmış...

tio yazar

Bugünkü şansınız :

nereye sakladınız paraları?

2 yorum:
şu ekonomik krizle ilgili bir türlü algılarımız barışmıyor dostlarla.
az buçuk ekonomiden çakmama rağmen (sınıf tekrarlarımı saymazsam) krizin aklıma getirdiği bir nasrettin hoca fıkrasıyla bir zeki-metin diyalogundan ötesi değil.

hoca sormuş: sizde yağ un şeker var mı ? VAR
~o zaman neden helva yapıp yemiyorsunuz bre melunlar.

zeki-metin ikilisinden birisi şöyle diyordu:
~bir tek para yok.
~e.. o küçük bir sorun...

ekonomik krizde birden ortadan kaybolan tek şey para.
ne işçiler havaya uçtu, ne hammadde tükendi, ne de patronlar üretimden vazgeçti. sadece bir zamanlar üstüne basa basa enflasyonlu günlerden çokça hatırladığımız para birdenbire ortadan kayboldu. kayboldu da kıyamet mi koptu. vaziyete göre kopmadıysa küçük alametler çoktan geçti büyük alametler başgösterdi. az kaldı yecüc mecüc yakında çıkar ortaya.

-peki dünyayı kurtarmak için gökten inip ortaya para saçacak bir mesih mi gelecek?
~yok.
osman hocamın söylediği gibi:

~sizi gidi üçkağıtçı kapitalist para babaları, çabuk söyleyin nereye sakladınız paraları?
şu ekonomik krizle ilgili bir türlü algılarımız barışmıyor dostlarla.
az buçuk ekonomiden çakmama rağmen (sınıf tekrarlarımı saymazsam) krizin aklıma getirdiği bir nasrettin hoca fıkrasıyla bir zeki-metin diyalogundan ötesi değil.

hoca sormuş: sizde yağ un şeker var mı ? VAR
~o zaman neden helva yapıp yemiyorsunuz bre melunlar.

zeki-metin ikilisinden birisi şöyle diyordu:
~bir tek para yok.
~e.. o küçük bir sorun...

ekonomik krizde birden ortadan kaybolan tek şey para.
ne işçiler havaya uçtu, ne hammadde tükendi, ne de patronlar üretimden vazgeçti. sadece bir zamanlar üstüne basa basa enflasyonlu günlerden çokça hatırladığımız para birdenbire ortadan kayboldu. kayboldu da kıyamet mi koptu. vaziyete göre kopmadıysa küçük alametler çoktan geçti büyük alametler başgösterdi. az kaldı yecüc mecüc yakında çıkar ortaya.

-peki dünyayı kurtarmak için gökten inip ortaya para saçacak bir mesih mi gelecek?
~yok.
osman hocamın söylediği gibi:

~sizi gidi üçkağıtçı kapitalist para babaları, çabuk söyleyin nereye sakladınız paraları?

Fenerbahçe şampiyon

1 yorum:

/abi daha ilk günden rengini belli etmesen/ dedi alper kardeşim.
yok öyle bir niyetim zaten fenerbahçenin bile iki rengi var diye cevapladım.

hem ben olayın ekonomik verileriyle ilgileniyorum. düşün ki alemin en kral futbolcularını, astronomik fiyatlarla alacaksın ve sahaya sürdüğünde: -fıssss var tısss yok.

bana kalsa geri kalan türk futbolcuların adlarını değiştirirdim en azından, hani çocuklar yabancılık çekmesin o kadar yabancının arasında. Yani şu meşhur afrikalı çocukların oynadığı klibin aksine rüştüleri, volkanları latinleştirmek lazım.

hayatta bir iş yaparsınız ve kazanamazsanız kesin olan birşey vardır: kaybedersiniz. işte fenerbahçede durum böyle değil. yerçekimi dahil tüm fizik kurallarına aykırı bir başarısı var fenerbahçenin.
şampiyon olsa da olmasa da. hatta o kadar ünlü ve becerikli! futbolculara deli gibi paralar verse de neticede kasaya giren para çıkandan fazla. bütün klüplere bu konuda fark atıyor. forması şapkası kaşkolu atkısı feneriumlarda yok satıyor.

demek ki neymiş:
fenerbahçe küme düşmedikçe şampiyon...

/abi daha ilk günden rengini belli etmesen/ dedi alper kardeşim.
yok öyle bir niyetim zaten fenerbahçenin bile iki rengi var diye cevapladım.

hem ben olayın ekonomik verileriyle ilgileniyorum. düşün ki alemin en kral futbolcularını, astronomik fiyatlarla alacaksın ve sahaya sürdüğünde: -fıssss var tısss yok.

bana kalsa geri kalan türk futbolcuların adlarını değiştirirdim en azından, hani çocuklar yabancılık çekmesin o kadar yabancının arasında. Yani şu meşhur afrikalı çocukların oynadığı klibin aksine rüştüleri, volkanları latinleştirmek lazım.

hayatta bir iş yaparsınız ve kazanamazsanız kesin olan birşey vardır: kaybedersiniz. işte fenerbahçede durum böyle değil. yerçekimi dahil tüm fizik kurallarına aykırı bir başarısı var fenerbahçenin.
şampiyon olsa da olmasa da. hatta o kadar ünlü ve becerikli! futbolculara deli gibi paralar verse de neticede kasaya giren para çıkandan fazla. bütün klüplere bu konuda fark atıyor. forması şapkası kaşkolu atkısı feneriumlarda yok satıyor.

demek ki neymiş:
fenerbahçe küme düşmedikçe şampiyon...

Kuyruk neden acır

1 yorum:
tabi ki üstüne basıldığından.
öyle evvel zaman içinde kalbur saman içinde masalları anımsayın diye demedim canım. bir kaç kişi sordu /neden kuyruk acısı blogun adı/ diye...

vallahi insan olduğumdan. başkaca bir sebebi yok
öyle tabi. bir bakın çevrenize kuyruksuz kaç hayvan var?

evrimden mi, devrimden mi yoksa diyet miydi verdiğimiz bilinmez kuyruksuz yaşıyoruz bu dünyada uzun süredir. oysa zaten hiç olmadı diyemiyecek kadar her elimizi atışta /burdaydım/ diyen bir kuyruk izimiz var bedenimizde.

yani tezimin özeti şu: vaktiyle var olan ve bir şekilde sizden koparılan herşey acıtır. parmağınız kesilse öyledir, eliniz ayağınız, kol bacak bütün bedensel aksamlar öyledir.
hatta tırnağınızı biraz kuyruğunuz kadar kısa kesin bakın nasıl acıyor.

köpekleri karanlık bir yere kapatır ve öncesinde kulak ve kuyruklarından biraz keserlermiş bazı hayvanlar. adına da eğitim diyorlar herhalde. böylece karanlıkta 3-5gün geçiren zavallı köpek daha da saldırganlaşır ve istenen kıvama gelirmiş. saldır co! kıvamına.

işte insan olarak bizleri hayvanlardan daha güçlü yapan da aklımız falan değil bizatihi bu kesik kuyruğumuz. kesik diyorum ne olduysa olmuş bir yerlerde gitmiş kuyruk.....
ve insanoğlu o gün bugün katliamlar, soykırımlar ve savaşlarla anılıyor kendi tarihinde.

dün bir fıkra uydurdum.
arkadaşlar beğendi yazımın sonunda sizinle onu paylaşayım istedim.

~uzaylılar dünyayı işgal edip insan ırkını yoketmek üzere tartışırlarken aralarında şu konuşma geçmiş:
-hemen tüm silahlarımızla saldırıp dünyalıları yoketmeliyiz.
-neden onlar kendi yapamıyor mu?

ağrısız acısız günler dilerim, canlarım benim.
tabi ki üstüne basıldığından.
öyle evvel zaman içinde kalbur saman içinde masalları anımsayın diye demedim canım. bir kaç kişi sordu /neden kuyruk acısı blogun adı/ diye...

vallahi insan olduğumdan. başkaca bir sebebi yok
öyle tabi. bir bakın çevrenize kuyruksuz kaç hayvan var?

evrimden mi, devrimden mi yoksa diyet miydi verdiğimiz bilinmez kuyruksuz yaşıyoruz bu dünyada uzun süredir. oysa zaten hiç olmadı diyemiyecek kadar her elimizi atışta /burdaydım/ diyen bir kuyruk izimiz var bedenimizde.

yani tezimin özeti şu: vaktiyle var olan ve bir şekilde sizden koparılan herşey acıtır. parmağınız kesilse öyledir, eliniz ayağınız, kol bacak bütün bedensel aksamlar öyledir.
hatta tırnağınızı biraz kuyruğunuz kadar kısa kesin bakın nasıl acıyor.

köpekleri karanlık bir yere kapatır ve öncesinde kulak ve kuyruklarından biraz keserlermiş bazı hayvanlar. adına da eğitim diyorlar herhalde. böylece karanlıkta 3-5gün geçiren zavallı köpek daha da saldırganlaşır ve istenen kıvama gelirmiş. saldır co! kıvamına.

işte insan olarak bizleri hayvanlardan daha güçlü yapan da aklımız falan değil bizatihi bu kesik kuyruğumuz. kesik diyorum ne olduysa olmuş bir yerlerde gitmiş kuyruk.....
ve insanoğlu o gün bugün katliamlar, soykırımlar ve savaşlarla anılıyor kendi tarihinde.

dün bir fıkra uydurdum.
arkadaşlar beğendi yazımın sonunda sizinle onu paylaşayım istedim.

~uzaylılar dünyayı işgal edip insan ırkını yoketmek üzere tartışırlarken aralarında şu konuşma geçmiş:
-hemen tüm silahlarımızla saldırıp dünyalıları yoketmeliyiz.
-neden onlar kendi yapamıyor mu?

ağrısız acısız günler dilerim, canlarım benim.

Titan zincirinde kör noktayım

Hiç yorum yok:

Bilmediğim şeyleri yemem.
Buna denizden çıkan bazı canlılar da dahildir. Sanal alemi kasıp kavuran MİM'de onlardan biri. İnsanları üretken kılıyor, kışkırtıyor, konu sıkıntısını çözüyor ama napim kıramadığım insanlar olmadıkça ben MİM yazmıcam. Siz de benim sizi kıramıcamı düşünüyorsanız, ya da palaks gibi sağlam ruh varsa sizde beni MİM'leyebilirsiniz efendim.

İşte, tripsiz hatun, erkek gibi kadın: BigaripwoMen'i hemcinsim olarak gördüğümden (sonundaki Men)den kıllanıyorum da :p) bu MİM'i bana paslamasından onur duydum ve yazmaya karar verdim. Ancak yine belirteyim ki ben internetin kör kuyusuyum MİM konusunda, benden cacık olmaz. Yazarım ama kimsecikleri MİM'lemem. Ha hoşuna giden alır, beni İbram MİM'ledi ben de inledim der yazar ona da bişi demem...

Saygılar efendim... Buyrun sorulara cevaplarım:

1-Neden blog yazarısınız?
Can sıkıntısı, bi de çocukluktan kalma insanlara bi şeylerini gösterme isteği. Benim de kalemim var bak ben de yazabiliyom dürtüsü. Ego basbayağı. Azıcık da ajitasyon yaparsak yüreğimdeki sıkıntıları, isyanları üzüntüleri, sevinçleri ve içimdeki serseriliği dışa vurmanın dayanılmaz hafifliği.

2- Son zamanlarda hiç vakit ayıramadığınız bir uğraş.
İş, güç (kriz sayesinde işleri serdik) işler açılsa siz beni buralarda zor görürsünüz. Son zamanlarda bir de toprağa bir özlemim var. Toprak kokusu çekiyor beni. Şimdilik saksıda fesleğen yetiştiriyorum. Okşayıp, sevip kokluyorum. Stresimi azaltmak için saksının toprağına basmayı da düşündüm. Saksı küçük.

3- Şu an için imkânınız olsa gerçekleştirmek istediğiniz hayaliniz?
Kredi kartı borçlarımı öderdim. Sonra bana kart veren bankaları kapatırdım. Bir kreş ya da çocuk yuvası açardım. Taş devrine dönüp Fred Çakmaktaş olmak isterdim.

4-Hayatınızda iyi ki yapmışım dediğiniz üç şey
1- Söylemem ama iyi ki yapmışım.
2- Söylemem ama iyi ki yapmışım
3- Üçüncü bişi yok ama beni yaptıkları için anne babama teşekkür ederim.

5-Mutfakta en sevdiğiniz uğraş nedir?
Yemek yemek, Japon balığımı beslemek, üçüncüyü söylemek istemiyorum, tahmin ediverin:p

6- En sevdiğiniz üç yemek nedir?
1-Oğlak kebabı
2-Çingene tavuğu
3-Kiremitte kaşarlı alabalık. (gördüğünüz üzere hepsi etli yemek, et giren yere dert girmezmiş:p)
+ Künefe, dondurma, çikolata

7-Giyim konusunda abarttığınız eşya?
Çorap ve don:p

8-Çocuklarınıza nasıl hitap edersiniz?
"Ben sizin babanızım, ben ne dersem o olur" demezdim herhalde, büyük ihtimalle kızlara "aşkım" erkeklere "yavrum yada oğlum" derdim.

9-Sizi anlatan bir resim : (picasso başka söze gerek var mı? )


Veee
bu resimle saadet zincirindeki kör nokta olarak bendeniz MİM'i düğümlüyorum efendim. Kimseleri de mimlemiyorum. Benden MİM alıp babası İbram demeyin. Külliyen inkar ederim.

Ben yandım alem yanmasın...

Bilmediğim şeyleri yemem.
Buna denizden çıkan bazı canlılar da dahildir. Sanal alemi kasıp kavuran MİM'de onlardan biri. İnsanları üretken kılıyor, kışkırtıyor, konu sıkıntısını çözüyor ama napim kıramadığım insanlar olmadıkça ben MİM yazmıcam. Siz de benim sizi kıramıcamı düşünüyorsanız, ya da palaks gibi sağlam ruh varsa sizde beni MİM'leyebilirsiniz efendim.

İşte, tripsiz hatun, erkek gibi kadın: BigaripwoMen'i hemcinsim olarak gördüğümden (sonundaki Men)den kıllanıyorum da :p) bu MİM'i bana paslamasından onur duydum ve yazmaya karar verdim. Ancak yine belirteyim ki ben internetin kör kuyusuyum MİM konusunda, benden cacık olmaz. Yazarım ama kimsecikleri MİM'lemem. Ha hoşuna giden alır, beni İbram MİM'ledi ben de inledim der yazar ona da bişi demem...

Saygılar efendim... Buyrun sorulara cevaplarım:

1-Neden blog yazarısınız?
Can sıkıntısı, bi de çocukluktan kalma insanlara bi şeylerini gösterme isteği. Benim de kalemim var bak ben de yazabiliyom dürtüsü. Ego basbayağı. Azıcık da ajitasyon yaparsak yüreğimdeki sıkıntıları, isyanları üzüntüleri, sevinçleri ve içimdeki serseriliği dışa vurmanın dayanılmaz hafifliği.

2- Son zamanlarda hiç vakit ayıramadığınız bir uğraş.
İş, güç (kriz sayesinde işleri serdik) işler açılsa siz beni buralarda zor görürsünüz. Son zamanlarda bir de toprağa bir özlemim var. Toprak kokusu çekiyor beni. Şimdilik saksıda fesleğen yetiştiriyorum. Okşayıp, sevip kokluyorum. Stresimi azaltmak için saksının toprağına basmayı da düşündüm. Saksı küçük.

3- Şu an için imkânınız olsa gerçekleştirmek istediğiniz hayaliniz?
Kredi kartı borçlarımı öderdim. Sonra bana kart veren bankaları kapatırdım. Bir kreş ya da çocuk yuvası açardım. Taş devrine dönüp Fred Çakmaktaş olmak isterdim.

4-Hayatınızda iyi ki yapmışım dediğiniz üç şey
1- Söylemem ama iyi ki yapmışım.
2- Söylemem ama iyi ki yapmışım
3- Üçüncü bişi yok ama beni yaptıkları için anne babama teşekkür ederim.

5-Mutfakta en sevdiğiniz uğraş nedir?
Yemek yemek, Japon balığımı beslemek, üçüncüyü söylemek istemiyorum, tahmin ediverin:p

6- En sevdiğiniz üç yemek nedir?
1-Oğlak kebabı
2-Çingene tavuğu
3-Kiremitte kaşarlı alabalık. (gördüğünüz üzere hepsi etli yemek, et giren yere dert girmezmiş:p)
+ Künefe, dondurma, çikolata

7-Giyim konusunda abarttığınız eşya?
Çorap ve don:p

8-Çocuklarınıza nasıl hitap edersiniz?
"Ben sizin babanızım, ben ne dersem o olur" demezdim herhalde, büyük ihtimalle kızlara "aşkım" erkeklere "yavrum yada oğlum" derdim.

9-Sizi anlatan bir resim : (picasso başka söze gerek var mı? )


Veee
bu resimle saadet zincirindeki kör nokta olarak bendeniz MİM'i düğümlüyorum efendim. Kimseleri de mimlemiyorum. Benden MİM alıp babası İbram demeyin. Külliyen inkar ederim.

Ben yandım alem yanmasın...