Bugünkü şansınız :

  • Kız kaçıran (*)
    02/04/2012 - 0 Yorum
    Bu dünya gariptir, kovalarsınız kaçarlar uzunca bir müddet. Sonra siz pes edersiniz ama bakarsınız bu kez de kovalanan siz olmuşsunuz. Bazıları gayrı ciddi davransa da ,bazıları kaptırır gider şu sanal aleme. Ağlayanı da olur, sızlayanı da, aşık olanı da. Ağzınız laf yaparsa, biraz biraz kaleminiz keskinse bir müddet sonra belirli bir hayran kitleniz oluşur ve şımarmaya başlarsınız. Neşeli sohbetlerde haddinizi aşmaya başlarsınız. Aslında en iyisi yol yakınken kestirip atmaktır ama insanız hepimiz ve okşanmayı çok seven bir egomuz var. Kim ilgi görüp de şımarmasın kolay…

Yaralı


Bu bayrama da buruk girdik.
Seçim sürecinin peşinden gelen PKK'nın kanlı eylemleri ile sözde "barış süreci" denen ne idüğünü bilmediğimiz süreç sona erdi ve ortalık savaş alanına döndü. 

Birçok yerde bombalar mayınlar patladı. Güneydoğu'dan 10'larla ifade edilen şehit haberleri gelmeye başladı hala da devam ediyor.

Öte yandan ihanetin boyutu ve yaşananlar bir hayli düşündürücü ve ürkütücü.

Üstüne bayram trafiğinde yaşanan ölümlü kazalar bakanları bile hayrete düşürdü. Öyle ya duble yol bile yaptık niye kaza yapıyorsanız demeye getirdiler işi. Bunun üstüne Ankara'da düz yolda durakta bekleyenlerin üstüne belediye otobüsünü sürüp 12 kişiyi öldüren bir otobüs şoförü eklendi. 

Suriye'li sığınmacıların her gün Avrupa'ya gitmek uğruna denizlerde boğulmalarına, kamyon kasalarında ölüp kalmalarına neredeyse alışmıştık. Aylan bebeğin cesedi sahile vurana kadar da Avrupa'nın umurunda değildi bu durum.

Sahi ben de bu kurban bayramında parmağımı kestim. Üstelik bir hayli ciddi bir kesik ama Allah kurtardı her zamanki gibi. Yoksa Eksik bir parmakla hayata devam edebilirdim. 

Son günlerde yaşananlardan dolayı şehit ailelerinin yaşadıkları acılar, gözlerimizin önünden bir film şeridi gibi akmakta. Aynı şekilde öfkemizden görmezden gelsek de, terörü seçmiş gençlerin de ailelerinin ölümler karşısında zil takıp oynamalarını bekliyor gibi bazılarımız. Oysa her ölüm zor ölüm...

Parmağım hala iyileşme sürecinde... Benimki, kedi kıçını görmüş de yara sanmış tarzı bir durum değil ama o kesik bile zaman zaman acıyor, kanıyor, sızlıyor. Moralimi ve iş performansımı etkiliyor. Bir işaret parmağının ucunun nelere yaradığını, doğal ve kolayca yapabildiklerini yapamayınca anlıyor insan...

Hep ölümlere üzülüyoruz. Kaza ve ölüm görüntüleri insan oğluna yakışmıyor ama hayatın bir gerçeği. Kolumuz bacağımız koparak, yanıp kavrularak ölüyoruz bazen. Her yer kan revan oluyor. Belki yabancılarda ölü makyajlamak bu yüzden icad edilmiş bir gelenek. Ölene kadar neler çekildiğini bilmesek de yaralı bir parmağın acısından biliyoruz ki geride kalanlar için de hayat oldukça zor.

Bütün dünyada gazilerin yaşadığı bir travma vardır ve bunun için de bir rehabilitasyon çalışması yürütülür.  Bizde de Kore Gazileri, Kıbrıs Gazileri yaşadıkları yüzünden üzülmüş, yıpranmış, psikolojik sıkıntılar yaşamışlardır. Aynı sorun yıllardır süren Güneydoğu Gazileri için de geçerlidir. Ufacık bir kaza geçiriyoruz da çektiğimiz acılar bir tarafa, yaşadıklarımız bile günlerce rüyalarımıza giriyor.



Özetle: Ölülerimize, şehitlerimize üzülürken, sanki diğerlerine hiç bir şey olmamış gibi görmezden geldiğimiz yaralılarımızı, gazilerimizi de düşünmeli, onlar için de devlet, toplum ve bireyler olarak bir şeyler yapmalıyız diye düşünüyorum...


Bu yazıyı paylaş: :

0 yorum:

Yorum Gönder

Buraya yorum yazabilirsiniz. Niye yazmıyorsunuz?

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

  • Çöp tenekesi sapıkları
    28/08/2009 - 0 Yorum
    3 oldu çöp tenekem çalınıyor, hem de çöpleri ile birlikte. Belediye dışarı çıkarın münasip saatte dedi. Çıkardık ama giden gelmiyor. Sordum soruşturdum, çöpçüler de üstlenmiyor suçu. Ya tepe tepe doldurduğum için boşaltması zor geliyor atıveriyorlar çöp arabasına ya da çöpümde boncuk arıyor birileri. Düşünüyorum. Tek suçum pembiş, yeşil pastel renkli çöp tenekeleri almak. Oysa kapının önünde Su sebili duruyor damacanası ile. -Ulan onu alın götürün bari bi işinize yarıyor diyeyim. Ne istiyonuz benim masum minik çöp tenekelerimden allahın sapıkları. Çöp tenekesine .. kafanızı mı…
  • yeterince sertleşememe sorunumuz üzerine
    27/02/2011 - 0 Yorum
    Erkeklerin hepsinin maço olmadığı ama öyle olsa kadınların bundan pek de şikayetçi olmayacağı bir dünyada yaşıyoruz sanki. biraz naif yumuşak erkekle - gay'lik arasında ince çizgi daha bir mikro düzeye inmiş durumda . azıcık beyfendilik, birazcık centilmenlikle hanım evladı olarak suçlanmak arasındaki mesafe çok yakın.. bizzat biz erkekleri maço düşüncelerimiz yüzünden yargılayan bazı medyatik bayan blog yazarları bile yumuşaklığımızla alay ediyorlar. kendimizi boş sözlerle avutmayalım beyler. bizim devrimiz geçti... karizma = maçoluk, romantiklik = yumuşaklık olarak…
  • Hey ŞERİF! sakin ol
    29/10/2011 - 0 Yorum
    Aksi bir ihtiyar işte. Evet efsanevi bir aktör, gerçekten ünlü bir şahıs. Bir çok filmde başrol oynamış, hem de holywood filmleri boru değil. Ama yine de adam zaten kavgacı, mazisinde bir kaç tokat atmışlığı var.Şöhret böyle birşey sanırım. En azından bizim coğrafya insanlarında böyle bir durum var. Gerçi yabancıların da çok farklı olduğunu düşünmüyorum. Gerçi Acun ILICALI'ya bakarsak bizimkiler daha çok kasıyor kendini.Olayı hatırlayalım. Ömer ŞERİF Katar'da düzenlenen film festivalinde kırmızı halıda yanına gelen bayan hayranına "sana sonra dedim" diyerek bir tokat atmıştı. Gerçi…