* Günün Yazısı :

Gündeme dair, ileri geri makara



B
ak yazınca da böyle oluyor işte. Aylarca yazmayıp yazmayıp eline kalemi (klavyeyi) bir alıyorsun, şeyi tutmaza karmış çocuklar gibi "zıçtı cafer bez getir, cıvık zıçtı tez getir" modunda döktürüp duruyorsun.
Hayır ipe sapa gelen bir şeyler yazsam, hadi beni okuyun feyz alın, adam olun dicem ama nerdeee. En iyisi 2013 sularında kısa bir paparazzi turu atalım.
2013'de en belirgin şey sanırım belli bir yaşın üzerindeki sanatçıların, bir bir aramızdan ayrılmasıydı. Nerdeyse 1 ayda aramızdan gezici bir kumpanya kurmaya yetecek kadar usta tiyatrocu, şair, yazar, senarist,
sinema oyuncusu öte yakaya transfer oldu. Hani şeytanın işi gücü yok, insanın aklına getiriyor. Öbür tarafta ya dizi çekecekler ya da ... Neyse töbe töbe.

Terör kritik bir konu, mizahı zor. Kürtlerin ve Türklerin kardeş olduğunu hepimiz düşünüyoruz. Hatta bazılarımız "kardeş kavgası" diye tanımlıyor terörü. Ancak başbakan bu işe de el atıp "hadi bakalım çözebilcek miyiz" diye biraz radikal ve riskli adımlar atınca ortalık şöyle bir karıştı. İşin bir ucu, eylemsizlikten, silah bırakmaya, bir ucu da kültürel haklardan, Apo'yu "evlendirmeye" kadar gidiyor. Hayırlısı...

Kadına yönelik şiddet, tam gaz devam ediyor. "Analar oğullarını büyüyünce de dövsün ki, erkekler el kızına el kaldıramasın" önerime henüz "Başbakan" düzeyinde olumlu bir cevap alamadım. Zaten o el atmazsa, hiç bir sorunu çözmek kimsenin aklına gelmiyor. Hoş başbakan'ın işi gücü yok da "her çorbaya limon" mu sıkacak diyor insan bazen. Ama çok şükür, o hep bizi düşünüyor. Yaşasın, her an kollanıp gözetilmeye de alışacağız. Yuppi :)

Derken Amerika'lı bir amatör fotoğrafçı kadın "başı taşla ezilerek" öldürülüverdi canım memleketimde. Pek görülmedik şekilde bir arama ve tarama faaliyeti, halktan destek falan derken önce "kayıp" sonra da malesef "ceset" olarak bulundu Sierra. Bu konuya, o kadar özen gösterdik ki ABD'den gelen maktul kadının anne babası, Türk polisinden, vatandaşlara kadar hepimize çok teşekkür etmeyi ihmal etmedi.

Sonra işin ikinci perdesi başladı. Güzide basınımızın dedikodu ihtiyacı nüksetti ve  "iyi aile annesi" olarak lanse edilen ABD'li turist kadın; önce Türk erkeğinin misafirperverlik ve gücünün bir kaç kez tadına bakmış ve Türkiye'de bir kaç erkekle buluşmuş bir maceraperest olarak gösterildi. Ardından da casus ya da uyuşturucu kuryesi olduğuna kadar bir sürü varsayımda bulunuldu. Eee Türkiye'ye hoşgeldiniz. Şimdi Türk halkından sonra güzide Türk basını ile tanışma zamanı. Lincinizi nasıl alırdınız?

Ortada yine kriz söylentileri dolaşıyor. Yönetime yakın bazı insanlara da bakarsan, işler çok çok iyi. Başbakan kötü örnek oldu sanırım birilerine. Artık hiçbir AKP'liyi eleştirmeye de gelmiyor. Geçenlerde seçilmiş bir arkadaş, fırıl fırıl bir gazeteciyi arıyordu. "Arkamdan ileri geri konuşuyormuş, sıkıyosa yüzüme karşı desin" diye. Galiba en küçük meskun mahallere kadar demokrasiyi hızla yayıyoruz.

Bizde lider kopyası insanlar o kadar yaygındır ki. Anadolu'ya çıkıp dolaşsanız hala küçük Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit kopyası siyasetçilerle karşılaşırsınız. Konuşmaları, tavırları, hatta bazen sekilleri bile o liderlere benzer. Ancak artık kahir ekseriyet küçük Tayyip Erdoğan'larda.

Tanrı hepimizi korusun.
Amen.
Bu yazıyı paylaş: :

2 Yorum var:

  1. 2012 fena geçmişti (geçti diye sevindiydik)ama yazmaya kokruyorum ama 2013 de 2012'nin benzeri mi caba ? Allah muhafaza diyeyim yine de..

    YanıtlaSil
  2. @Pabuc: Amin. Kitlesel bir hareketlilik yok ama bireysel ölümler sanki mesaj içeriyor. Gerçi bakmasını bilene, her yer ayet.

    YanıtlaSil

Buraya yorum yazabilirsiniz. Niye yazmıyorsunuz?

Üşenmedim, başka şeyler de yazdım