* Günün Yazısı :

Kuş dilini nasıl öğrendim




Hani şu GE ekleyerek heceleri böldüğümüz ilkokuldayken...

se ge ne ge ni gi se vi yo go ru gum diyerek gizli aşkımızı itiraf ettiğimiz.

Kuş dili...

Çok şey söylemek mümkün. Konuşamıyorum... demek bir bakıma. Gözlerime bak da anla hali. Ya gözlerden bile ıraksa insan...

Askerdeyim. Güneydoğulu bir arkadaş, okuma yazması yok mektup yazmamı istedi ailesine. Sanırım askerdeyken bir çocuğu doğmuş...

Oturduk bir akşam yazdık mektubu. Klasik anneme selam eder ellerinden öperim. Babama selam eder ellerinden öperim nakaratlarıyla süren bir mektup...

Yenidoğan bebek soruldu evdeki herkesten sonra... Ardından ne kadar adı konmuş büyük baş hayvan varsa... Sarı kız, çilli dana....

Mektup biterken bir ayrıntı atlanmıştı hatırlattım...

-Eee hani hanım? Eşini sorup selam etmedik???

-Ayıp dedi...

Dondum kaldım. Hanıma selam edilmez. O çocuklardan sarıkıza geçince arada kendisinin de halini hatırını sorduğumu bilir ve mutlu olur...

Yani Kadın mektupta bir ES miktarı vardı... Bugün düşünüyorum keşke mektupta kocaman boş bir kaç satır bıraksaydım çocuklarla sarıkız arasında... o asker eşi kendini dolu dolu bulsaydı..

Bir daha yazmam dedim. İkinci mektupta eşine mutlaka selam yazacağız dedim. Aksi halde bu mektubu yarım bırakırım dedim... O gece yazdık mektubu razı geldi. Ama bir daha bana mektup yazdırmadı..

Kuşlar dilsiz kaldı....


II


............... Sonra şairliğim nüksetti... Eski hastalık... Yazarlığım ardından...

Baskıdan hiç uzak olmadım. Okulda tarih hocam. 12 eylül, askerde üstlerim ve ne garip ki tüm sevdiklerim, sevildiklerim...

Öfkemi perdeledim. Sevdamı perdeledim. Sıkıntımı derdimi, perdeledim ama susmadım, küsmedim, kusmadım...

Sonra söylemeden söylemeyi, kelimelerin sihrini keşfettim. Anlam içre anlamı. Kelimelerin birbirine dokunurken çıkardığı seslerden üretilen farklı tınıları....

Böylece kuş dili...ni çözmeye, kuş dilince konuşmaya başladım...

Bu yazıyı paylaş: :

4 Yorum var:

  1. Hayat işte insana bir çok dili konuşmayı öğretiyor ya da öğrenmek zorunda bırakıyor...

    YanıtlaSil
  2. güzel şeyler söylensin de hangi dilde söylenirse söylensin diyorum...güzele her zaman ihtiyaç var velhasıl...

    hanım konusu Anadolu'da hep var galiba
    mesela bizim oralarda da (Kırşehir oluyor) büyüklerin yanında hanımına ismiyle hitap ederek birşey istenmez mesela...hatta çocuklarını bile sevemez genç eşler o büyüklerin yanında...hele de erkekse o büyük kişi

    hani bu kadar katı olmasa da artık memlekette doğup büyüyenler için durumlar halâ böyle
    işin ayıp kısmını ise ben anlamış değilim ne yalan söyleyeyim

    YanıtlaSil
  3. @Pabuç: dünya üzerinde diller belki de bu yüzden çıktı kimbilir:)

    YanıtlaSil
  4. @Aynur (Küçük hala): evet o kadar katı kurallar anlamsız. bunun saygı ve sevgi ile ilgisi yok eskiler bazı şeyleri abartmış.

    YanıtlaSil

Buraya yorum yazabilirsiniz. Niye yazmıyorsunuz?

Üşenmedim, başka şeyler de yazdım