* Günün Yazısı :

Neden zil takıp oynamıyorum



Bazı arkadaşlar son gelişmeler üzerine zil takıp oynamadığım için tutumumu eleştiriyorlar. Tek tek anlatmaktan bıktığım için özetle düşüncelerimi ifade edeyim.

1- Temelde bırakın tutukluluğu suçluların bile "hapis" yöntemi ile cezalandırılması geride kalanlar için hayatın çekilmez olması demektir. O yüzden prensip olarak sıradan vatandaşlar için bile yargılamaların tutuksuz olması gerektiğini düşünenlerdenim.

2- Bir ülkenin en üst düzey subaylarının bir takıp darbe girişimlerinde adının olması hoş değildir ve darbeyi kim yapar, yapmaya niyetlenirse yasalar yakasına yapışmalıdır ancak kantarın topuzunun kaçtığı ve işin bir kin davasına döndüğü görüntüsü hoş olmuyor ve yöneticilerimizin dediği gibi bir ülkenin eski G.Kurmay başkanının tutuklanması "zil takıp oynanacak birşey değildir"

3- Toplumda kutuplaşma ve gerginlik iyi birşey değildir. Başka ülkelerin geçmişine bakarsak, kendi uçaklarını imha eden, tanklarını bozan ülkelerin kolayca işgale uğrayıp "demokratikleştirildiklerini" birbirine düşen halkın ve askeri güçlerin sonunda ülkenin bölünmesine sebep olduğunu görebiliriz.

4- Kin ve öç alma hisleri yönetim kademelerinde bulunmaz. Devlette devamlılık esastır sözü en azından iyi giden şeyler için gereklidir. Bugüne kadar böyleydi, şimdi sıra bizde gibi bir anlayış, "aptalca sevinmeler" ve haddini aşan söylemler sıradan vatandaşlarca sergilenmiş bile olsa tehlikelidir. Dünün mağdurları, bugünün mağrurları gibi davranmamalıdır. Keser döner sap döner sözündeki keser; her zaman tek tur dönen bir şey değildir.

5- Sürüp giden bir terör ve sonucunda yitirilen canlar konusunda sıradan vatandaşlar olarak bizlerin de düşünmemiz gereken şeyler vardır. Özellikle yiten her "can'ın" ateş düşen bir ocağı, ağlayan anaları ve dağlanan yürekleri beraberinde getirdiğini unutmamak gerekir. Son olarak elim bir "kaza" neticesi kaybedilen 35 vatandaşımız'a "kaçakçıydılar zaten" diyerek "oh olmuş denilemeyeceği gibi" diğer taraftan "birgün sıra bize de gelecek" tarzı faşist yaklaşımlar sadece kin ve nefretten beslenenlerin işine yarar.

6- Demokrasi hepimize gereklidir ve kendimiz için istediğimiz hakları başkaları için de istemedikçe "kamil insan" olmamız mümkün değildir. Aslolan güç ve yetki elindeyken insanlara adaletli, iyi niyetli davranabilmektir. Onların haklarını da kendi hakları gibi savunabilmek gerekir. Bu yüzden ezilmişlik ve mağdurluk hissi ile son yaşanan gelişmeler karşısında ne kin ve nefret kusmak ne de zil takıp oynamak bence doğru birşey değildir. Saygılarımla.
Bu yazıyı paylaş: :

1 Yorum var:

  1. Ülke gündemini tamamen tarafsız bir gözle bakarak ve çok güzel dile getirmişsiniz, sizi tebrik ederim. Aynı içerikte bir yazı yazsam, ben bu kadar tarafsız bakamazdım olaylara.

    Sevgiler

    YanıtlaSil

Buraya yorum yazabilirsiniz. Niye yazmıyorsunuz?

Üşenmedim, başka şeyler de yazdım