Bugünkü şansınız :

  • Domuz gribinden hasta olmak yasaklandı mı?
    05/05/2010 - 0 Yorum
    meraklardayım. ne oldu da domuz gribi haberleri birden bire kesildi. havalar soğudu, virüsün bayram edeceği zamanlar. elde kalan aşıları ne yapmayı düşünüyor yetkililerimiz, acaba seneye çıkacak bir katır gribine iyi gelir mi bu aşılar? yoksa y-etkililerin gündem değiştirme ihtiyaçları mı kalmadı. yaygaracı medyamıza iskender kebap mı ısmarladı aşı firmaları da sustular.

Adını koyamayanlar için

Hiç yorum yok:
Aşk, sevgi, ihtiras, arzu, adı her neyse işte. Hepsi bir arada ya da başka bir duygu seli ama güzel ve ilginç bir haldir sevmek. İnsanın her koşulda öteki yarısını aramasının adıdır. Kimileri adını koyamaz bu sevginin. Hissettikleri ile kimliği, ilkeleri, ve hayatın kuralları arasında sıkışıp kalır. Çünkü her ne kadar toplumsal kurallar, ilkeler, insanın bakış açısı, prensipleri olsa da bir insanı...

Tok adam (*) ağırlamak zordur

Hiç yorum yok:
Dünyanın en zor işlerinden biridir. Bahanesi çok ve karnı tok olana bir şey beğendirmek. Bırakın onun beğenmeme ihtimalini, zaten sizin sabrınız da nereye kadardır ki? Kendini hep itelenen ve ötelenen biri gibi algılamak. Yaptığı iş beğenilmeyen, lütfen ve nezaketen ilgi gösterilen biri gibi hissetmek, tam aksi doğru olsa bile yine de her insan için yıpratıcı bir durumdur. Argo bir deyim vardır...
  • İyi ki vaktiyle ölmüşsün be dede
    13/10/2012 - 0 Yorum
    Hiç dedem olmadı benim. İyi ki de olmamış, daha doğrusu ben doğmadan iyi ki ikisi de ölmüşler. Çünkü ben ninelerimi çok severdim ve elimde imkan olsa dedelerimi döverdim. Her ikisi de talihsiz ama benim için, talih olan kadınlardı çünkü ninelerim.Ninelerimin ellerinde büyüdüm. Anlattıkları öyküleri dinledim. Sonra aklım biraz erdiğinde yaşam hikayelerini, çektikleri sıkıntıları dinleyerek hüzünlendim. Bir dedem, oldukça varlıklıymış. Bu yüzden de para ya da huzur batmış olmalı ki ikinci bir eş almış. Bu yeni eşe muhabbeti çok fazla olduğundan ve ninemi çok üzdüğünden olsa gerek,…
  • İbrahim Ortaç Final Edition-1
    16/01/2010 - 0 Yorum
    Her yılbaşı yaklaşırken kendi kendime bir değerlendirme yaparım. O yılın değerlendirmesi hani, ne yapmışız, ne yapamamışız gibisinden. Sonra da yeni yılda yapacaklarım, yapmayacaklarımla ilgili kararlar alırım. Yeni yılda da bunları hayata geçirmeye çalışırım. Bu yılbaşı  yaklaşırken de, yaklaşık bir kaç gündür bu değerlendirmeyi yapıyordum. Yapılmayacak işlerden biri de İbrahim Ortaç'ın yayın hayatına devam etmesiydi. Yani her güzel dizi nasıl bitiyorsa İbrahim Ortaç'da sizlere veda etmeliydi. Hayırlısıyla ediyor da işte... Ancak adettendir. Birçok dizinin finalinde bir…
  • İçimizdeki Renkler / Siyah-1
    12/06/2012 - 0 Yorum
    Siyah… Matemin rengi. Bir insana, bir renk bu kadar mı çok yakışır. Bu kadar mı bütünleşir ruhuyla, kaderiyle. Bu kadar mı onu anlatır. Anlatırmış. O içime bir ayna tutup yansıttığında gözlerimdeki acıyı, çok iyi öğrenip bildim bunu. Başıboş ve serseri caddelerde yürüdüğüm günlerden biriydi siyahı ilk görüşüm. Bir gölge gibi sessiz ve sakin yanıma gelmiş. Tam karşımda durmuş ve söyleyivermişti o sihirli cümleyi. Siyah, ben siyahım. Boşuna ceplerinde arama beni. Güneşin yedi renginden biri değilim ben. Ben içinde sakladığın beyazın öz kardeşiyim. Haksızlığa uğramış…