Bugünkü şansınız :

  • gözüm kapalı öperim
    03/05/2009 - 1 Yorum
    ne büyük bir iddia. şahsen ben yapamam. en azından bir kaşımı kaldırıp bakarım kirpiklerim arasından. öyle ya kimi öpüyoruz. güzel midir, çirkin midir. erkek midir, dişi midir? evvel zaman masallarından veya derviş baba öykülerinden kalma günleri saymazsak kimse kimseyi gözü kapalı öpmez gibime geliyor. tabi tineri çekip yaşlı komşusuna tecavüz eden hayvanları hesaba katmazsak. o zaman beğeniyi oluşturan ne. objeleri kafamızda iyi güzel çirkin diye tanımlıyor sonra beğenimizi zaman içerisinde oluşturuyoruz. hani tarzan gibi uzak ormanlarda maymunların yetiştirdiği biri olsak…

Kuş dilini nasıl öğrendim

Hiç yorum yok:
Hani şu GE ekleyerek heceleri böldüğümüz ilkokuldayken... se ge ne ge ni gi se vi yo go ru gum diyerek gizli aşkımızı itiraf ettiğimiz. Kuş dili... Çok şey söylemek mümkün. Konuşamıyorum... demek bir bakıma. Gözlerime bak da anla hali. Ya gözlerden bile ıraksa insan... Askerdeyim. Güneydoğulu bir arkadaş, okuma yazması yok mektup yazmamı istedi ailesine. Sanırım askerdeyken bir...

Seni düşünüyorum

Hiç yorum yok:
Seni düşünüyorum... Beni bırakıp ne zaman gittin? Ne zamandan beri böyleyim sensiz? Ne zamandan beri ağlıyorum biliyormusun böyle sessiz. Dik duruyorum, boynumu bükmüyorum, yüreğim yaşlansa da insanlardan gözlerimi kaçırmıyorum. Ağlamıyorum artık anlıyacağın... Duyuyor musun. Büyüdüm artık ben, ağlamıyorum... Artık senden korkmuyorum biliyormusun. Başkalarından da kormuyorum. Korkacak...

İçimizdeki Renkler / Siyah-3

Hiç yorum yok:
Güneşi ardına aldığında gölgesi uzayan, yakıcı sıcaklardan bunaldığınızda gölgesine sığındığımız tek renk siyah. Bazen onunla birlikte kaybolmak isteyeceğiniz kadar huzur veren, bazen gözlerine bakınca kaybolup gitmekten korktuğunuz bir renk. Siyah korkulacak ama çekici ve sevilesi, çok çok özel bir renk. Siyah, konuşabilseydi çok şey anlatırdı bize eminim. Ama diline dokuz düğüm ...

Babalar günün kutlu olsun Adem

Hiç yorum yok:
Dünyanın en büyük sevdası bana göreAdem’le Havva'nın sevdasıdır. Öyle ki, dağlar diz çökmüş önünde ve özlemle çığlıklar öyle uzaklara ulaşmış, kolay mı cennetten kovulmak yasak meyve için İki yarım elmanın sevdası bu, o kadar uzak kalmışlar ki Adem'le Havva. Kavuşmadan yaşadıkları acıyı şöyle bir düşünmek lazım. O kadar yakın hissedip de dünyada yapayalnız olmak kolay şey mi. tüm evrene...

İçimizdeki Renkler / Siyah-2

Hiç yorum yok:
Hırçındı biraz siyah. Dalgalı denizlere gözünü kırpmadan açılacak bir yelkenli kadar hırçın. Bazen ise ölüm kadar sessiz ve tepkisiz. Ben, düz sıradan bir rengim diyecek kadar mütevazı, bazen ise dudaklarındaki mor da benim, gözlerindeki kahverengi de siyahsız olmaz diyecek kadar küstah. Karışmak istemediği renklere karşı; işim olmaz, aklım ermez diyecek kadar sarışın, tüm grilikleri reddedecek...

İçimizdeki Renkler / Siyah-1

Hiç yorum yok:
Siyah… Matemin rengi. Bir insana, bir renk bu kadar mı çok yakışır. Bu kadar mı bütünleşir ruhuyla, kaderiyle. Bu kadar mı onu anlatır. Anlatırmış. O içime bir ayna tutup yansıttığında gözlerimdeki acıyı, çok iyi öğrenip bildim bunu. Başıboş ve serseri caddelerde yürüdüğüm günlerden biriydi siyahı ilk görüşüm. Bir gölge gibi sessiz ve sakin yanıma gelmiş. Tam karşımda durmuş ve söyleyivermişti...

Sen Ağlayamazsın

Hiç yorum yok:
'Sen ağlayamazsın. Hakkın yok buna. Biz üzüleceğiz senin yerine. Ağlanacaksa da biz ağlarız.' mı dediler size de? Sevebilirsin belki. Haydi olsun, bizim dilediklerimizi sevmene de izin verelim. Yemeklerden şunu, partilerden bunu sevmekle başla işe. İçinde isyan varmış, göz yaşların akmak ister, durmazmış. Olmaaz, sen Ağlama!. Gül!.. Emanet bir çocukluk, yaşanmamış bir gençlik, adanmış...

Kolaya kaçan ağaç

Hiç yorum yok:
Kolaya kaçan ağaç nedir bilir misiniz? Sarmaşıklar sarılıp tutunarak ilerler. Engel aşmaları için bizatihi engellerine tutunarak devam ederler yollarına. Engelleri klavuzları olur bir bakıma. Oysa ağaçların yükselmeleri gerekir. Onların zor ve uzun bir yolculukları vardır. Özgürlüğe doğru, gökyüzüne doğru uzanır ağaçların elleri.Peki bir ağacın önüne engel çıkarsa... Fidanken...
  • Niyet ettim yazmamaya 2 gün, 3 gece
    21/08/2009 - 0 Yorum
    Bu aralar yoğun yazı yazdım yine... Üstelik taslağımda birikmiş 5-10 yazı var hala. Tek üzüldüğüm dostları yeterince okuyamamak... Az dinlenip, sizleri okuyacağım. Fırsat bulursam bir kaç özel dosta da mutlaka yorum yazmak istiyorum. Çünkü yazmak kadar, okumayı da önemsiyorum. Öte yandan dünya işlerinin yanında, boş durmuyorum zihnim yine birşeyler paylaşmak adına sizlerle meşgul. Belki okumadığınız bir yazım vardır. Gelirseniz boş geçmeyin efendim. Saygılar.
  • Eti-ket5
    09/12/2009 - 0 Yorum
    Bu sabah pala bıyıklı bir abi hışımla dükkanın kapısını açmış yoldan geçen birine bağırıyordu: Ulan bana bak tarram. Ben adamın cikletini ağzından alır çiğnerim ulan... Yarıldım:)
  • Kodumun Cağaloglu yokuşu /  Hatıra defterimden
    27/09/2009 - 0 Yorum
    Hey gidi Marmara Üniversitesi. İnek olmaya gönüllü girmiştim Fakülteye. Takıntısız sınıf atlayacak ve kız arkadaşım bile olmadan bitirecektim okulu. İlk gün öğleye kadar da tuttum sözümü. Öğle yemeğinden önce ilk kankamla oturmuş yemek yiyorduk. Kızlar gelip karşımıza oturdu. Tam biz tanışırken masadaki fazla ekmekleri gözüne kestirmiş bir öğrenci bana alabilir miyim tarzı işaret yaptı. Kızlar yeni gelmişti ve ben de bana ne tarzında dudak büktüm. O da kızların üzerinden iki eliyle abanıp önlerinden ekmekleri aldı gitti. Bir anda bir kahkaha patladı. Öküze bak kabilinden ve…