Bak bu bir öyküdür, Öykü!




Hiç unutmadıkları da var ama hiç hatırlamadıkları da büyük ihtimal. Babasına dair tek anımsadığı ölüm döşeğinde kendisine miras bırakılan bir karakaçan. İçinde yetimlerin hep hayata karşı duyduğu bir güvensizlik ve öfke. Yaşı kaç olursa olsun hiç büyümeyecek bir çocuk o.

Uzun, ağarmış saçları, taradığında hala genç bir kız kadar güzel. İçindeki çocuksu heyecan hala dipdiri. Bahçede ip atlamaktan korkmayacak, minik civcivlerle arkadaş olabilecek kadar kendi mutluluğunu üretebilecek ve öfkelendiğinde düşmanını sözleri ile kavurup yok edebilecek kadar kaynar kazan içi.

Umutları, heyecanları ve hezeyanları olan her insan gibi, bir hayat işte. Dizilere, filmlere konu olmamış olsa bile, kendi içinde bir öykü işte. Yaşanmış, yaşanmaya devam eden ve etmesi için dua edilen. Kendi dışında hayatları da etkilenmiş, kendi dışındaki hayatlardan da etkilenmiş bir öykü.

Her insan gibi.
Hayatı roman olamayan bir insan öyküsü.
Kimbilir belki bir gün o romanı ben yazarım.
Bu yazıyı paylaş: :

0 Yorum var:

Yorum Gönder

Buraya yorum yazabilirsiniz. Niye yazmıyorsunuz?

Çok okunan yazılar