* Günün Yazısı :

Ölmeye geldik ya zaten



  

Gel de neşeli bir yazı yaz. 
Bir süredir içimizi gam kasavet kapladı. Gündem nası olduysa birden bire öyle değişti ki. Ne eğlence, sanat, ne ekonomi, borsa, döviz, ne de spor'un tadı tuzu kaldı.

   Birden bire terör ve üçüncü sayfa haberleri ülke gündemini belirler oldu. 2012 yılı ülkemizde insanların tam anlamıyla kim vurduya gittiği bir yıl oldu. Şehit haberleri her gün yürekleri dağlarken; yağmur yağdı, sel oldu TOKİ konutlarını bastı insanlar boğularak öldü. Askeri cephanelikte el bombası patladı, cephanelik havaya uçtu, 25 can öldü gitti.

   Toplum siyasilerin elinden ve dilinden dolayı gerildikçe gerildi. Muhalefet ağzını açamaz oldu. Açsa da "hainin önde gideni" ilan edildi. İktidar sahipleri güç neredeyse tamamen ellerinde olmasına rağmen, yönetimde bocalamaya başladılar. 

Kendilerini eleştiren kişi aynı siyasi düşüncede bile olsa en ufak eleştiri getireni azarlamaktan, müfteri ya da hain ilan etmekten geri durmadılar. Ama sorunlar bu yolla da çözülmedi.Ustalık dönemi ne yazık ki "hastalık" dönemine dönüştü.

   Komşularla sıfır sorun politikası ise malum olduğu üzere çöpe gitti. Komşu ülkelerin neredeyse hepsi ile kavgalı hale geldiğimiz için "sıfır komşu" gibi bir sorunumuz oldu. Adı üstünde zaten konu komşuyla iyi geçinir insan. Yapamadık, olmadı. Neredeyse herkesle takışarak, hepsini karşımızda birleştirdik.

  Üçüncü sayfa haberlerinde "kadın cinayetleri" ve "sübyan tacizleri-tecavüzleri" aldı başını gitti. Basın olayları abarttı diye mazeret uydurmanın bir kolayını bulsak da işin aslı öyle olmadı. Suç işlemekten ve cezasından çekinmeden birileri meydanı boş bulup gemi azıya aldı, sapıttılar iyice sanki...

   Sosyal medya ise, tuhaf bir mecra olarak hayatını sürdürüyor. Ünlüler twitter'de hayranları ile iletişim kurar, kimileri aforizma yumurtlarken, Facebook'ta yaşayan bir takım insanlar ise gruplaşmalar ve birbirine saldırmalar, hakaret etmeler, asparagas haberler, feyk hesaplarla gündem oluşturulmaya çalışıyor.

Yani buralar eskiden hep dutluktu ama noldu, naptıksa hayatın tadını tuzunu kaçırdık biraz sanki. Bunda toplumda yaşanan kutuplaşmanın, siyasiler arasındaki sert sözlerin ve terör olaylarının çok önemli bir katkısı olduğu aşikar.


Oysa bir insan ne zorluklarla dünyaya geliyor.  Nasıl büyüyüp, nasıl binbir güçlükle yetişiyor. "Trafikte hatalı solladı kaza yaptı öldü. Teroristti, ıslah olmadı öldü. Güvenlik gücüydü, askerdi, polisti şehit edildi. Kadın'dı şiddet gördü, evden kaçtı, öldürüldü. Çocuktu tacize ve tecavüze uğradı öldürüldü." 


Birbirimizle savaşmak ve öldürmek için ne çok sebebimiz var. Ne kolayca elimiz tetiğe gidiyor. Oysa hayat çok güzel. Esas olan yaşamak. Yazık değil mi bize ey insanlar?



-- Bu güne kadar  dünyada savaşarak çözülmüş hiç bir sorun yok. Lütfen bir de sevişerek deneyin... 
Bu yazıyı paylaş: :

4 Yorum var:

  1. İnsanlara yazık tabi ama bunları yapanlar insan mı asıl bunu tartışalım..İnsan doğuluyor da insan kalınmıyorum malesef :(

    YanıtlaSil
  2. bizi bu havalar mahvetti anlaşılan ipram abi. pabuç un dediğine katılmamak ne mümkün. var bi kara bulut şu memleketin üzerinde ya hayırlısına çıksa sonucu. millete b.k atmaya devam edip de kendimizdeki kusurları görmediğimiz sürece de düzeleceğe benzemiyor.

    YanıtlaSil
  3. @Pabuç: haklısın. ne olursa olsun, demokratik bir ülkede eline silah alıp sorununu öyle çözmeye çalışan bir insanın insanlığı tartışılır. hayreylesin mevla sonumuzu...

    YanıtlaSil
  4. @kaytan bıyık. evet hep havalardan oldu sanırım. o zaman havan batsın demeli birilerine. en başta kendimizden başlayarak.

    YanıtlaSil

Buraya yorum yazabilirsiniz. Niye yazmıyorsunuz?

Üşenmedim, başka şeyler de yazdım