* Günün Yazısı :

Gülü solana, seni ölene kadar


 

Yukarıdaki satıların sahibine haksızlık etmeyelim ama, ciklet şairciliği ya da cep telefonu şairliğinden kalma gibi duran bu satırlar kimbilir kaç delikanlı tarafından sevdiklerine söylendi.

Malesef içinde yaşadığımız çağın algısı bu kadar "gülü solana kadar "harç bitti yapı paydos" türü bir sevgi. Madde temelli bir bakış açısı ama ilk bakışta hepimize yüceltici sözler gibi geliyor değil mi?

"Seni ölene kadar" yani herşey "senin ölümünle" sınırlı sevgili. Öldün mü, kusura bakma hayat devam ediyor. Harç bitti yapı paydos.

İyi Allah'tan seni "hasta olana dek" denmiyor. Bu tip örnekler de var toplumda. Adam yıllardır birlikte yaşadığı eşini, çocuklarının annesini hasta oldu diye terkediyor. Ya da kadın kocası çalışamaz hale gelince bırakıp kaçıyor.

Sevgiyi "ölümsüz kılacak" şeyleri öğretmeli bu günün gençliğine. Ruhu sevmeyi öğretmeli. Kaşından gözünden ilham almayı sevdiğinin. Nefesinden, gülümsemesinden hoşnut olmayı. Gülüşüne dünyalar değişmemeyi...

Ve bazen hiç kavuşmamayı... Mahşerde kavuşuruz" diyerek sevebilmeyi de.

Öğretmeli ki dün "gözlerine metfun oldum" diyen sevdalılar bu gün "ne güzel göğüslerin var" a indirmesin sevdaları.

90 60 90 sevilmesin insanlar. Sevdiğinin tenini sevdiği kadar, terini de sevebilsin. Bir parfüm şişesine mi aşık oldum ben diye kafasını vurmasın aylar sonra..

Her sevda belki beyinde başlar ama ruhta tamamlanır. Sadece arzularla kamçılanmış aşklar, sadece insan bedenine olan tapınmalar gün gelir biter... Ancak ruh hep canlı kalır.

Ölsen de, ölse de sevdiğin hala sevilir, hala seversin. Hatta bir başkasını sevse bile...

Öyle olursa gülü solduktan sonra da seversin, kuruyup gitse de defter yaprakları arasında da seversin. Çünkü o senin sevdiğin güldür daima.

Selüitleri ile de, kirli sakalları ile de, ağız kokusu, dökülmüş saçı ve bir gün elinde bastonu ile de sürer sevdan...

Titreyerek tuttuğun elleri ellerinde bir söz fısıldarsın kulağına "kader ayırsa bile, mahşerde buluşuruz"

Bu yazıyı paylaş: :

4 Yorum var:

  1. Ne güzel bir konuya değinmişsin. Çağın hastalığı "kalıcı olmak" söylemiyken, en ebedi olması gereken şeyi nasıl da tükenebilir birşey haline getiriyoruz.

    Umarım gelecek nesillere bırakabileceğimiz şeyler hala vardır. Özellikle şu bahsettiğin şekilcilik konusunda.

    Yüreğine, ellerine sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Sevmenin ne olduğunu unuttuk unutalı sevginin ayaklar atına alınmasını da sağladık!!!

    Sevgiyi anlayan yüreğinde yaşayan gerçekten saygıyla sevenlerden olalım inş ve öyleleri tarafından da sevilelim keşke...

    Saygılar..

    YanıtlaSil
  3. @Mrs. Curiosity: umarım efendim. katkılarınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  4. @Pabuç: bu devirde herşeyin adı güzel, sanmaki tadı güzel:) oldu. benim hala umudum var.

    YanıtlaSil

Buraya yorum yazabilirsiniz. Niye yazmıyorsunuz?

Üşenmedim, başka şeyler de yazdım