* Günün Yazısı :

Kadın olmanın dayanılmaz cazibesi (Bulaşık - ütü)




İş olsun diye yazıyorum sanıyorsunuz değil mi. Oysa Ramazan’dan bu yana bulaşık makinesine koymuyoruz bardakları. Sırf stres atmak için ben yıkıyorum hepsini. Tanrım neden bilmiyormuşum ben bu olayın güzelliğini.

Bir kere sıcak sudan elini soğuk suya sokuyorsun sokmasına ama o durulama keyfine değer be azizim. Bardakları alıyorum evyenin altına tutuyorum. İçine biraz su doluyor “şorrr” sonra azıcık çalkalıyorum “cok cok cok” sanki müzik yapar gibi serin serin oh! Birkaç tur bardağın içinde döndürüyorum suyu. Böyle dış çeperinden çıkarak ellerime çarpıyor. Ne hoş bir duygu yarabbim.

Sonra tabaklara girişiyorum. O süngerin bulaşık deterjanı ve su ile karışıp elinle sıktığındaki “fışşş hışşş” sesi inanılmaz büyüleyici. Bir tur çeviriyorsun inatçı lekeler bile ne kadar kolay çıkıyor. Hele tabakların birbirine değip “tın” laması, bardakların “çın”laması. İnanılmaz keyif verici.

Sonra elimde tabakları durularken o “vrakkk” kurbağa sesi gibi çıkan ses. Temizliğin sesi. Ne kadar etkileyici. Bardakları, Tabakları dizerken o damlayan sular. Sanki serin bir duş almışsın da teninden süzülen su damlacıkları gibi. Müthiş bir ferahlık.

Eldiven bile kullanmak gelmedi içimden. Gerçi elimi bir çay bardağı kesebilir, bir tabak düşüp kırılabilir. Bir inatçı kir lekesi canımı sıkabilirdi ama bu keyif için değer. Bir de kadınlar bulaşıktan dert yanıyorlar değil mi. Oysa ben olsam bu keyfi yaşamak için bulaşık makinesi bile kullanmam.

Şimdi biraz da ütü yapmalı. Radyosuz ütü düşünemiyorum. Daha doğrusu, müziksiz demek lazım. Hava biraz sıcak o zaman pencereleri açıp serinlemeli. Oh lala! Ütü yaparken alacağım zevki düşünüyorum, gülümsüyorum.

Sadece beyazları yıkadım makinede. Aslında bana kalsa elimle çitilemek vardı. Miss gibi leğenin içinde böyle birini gırtlaklar ya da döver gibi ite kaka yıkamak ne kadar hoş olabilirdi. Çömeldiğim yerden, arada donu falan ıslatarak.

Bir de bunu köylerde teyzeler gibi çamaşırhanelerde, dere kenarlarında miss gibi havada yapmak var ama olmadı. Kısmet değilmiş. Sadece makinede yıkayıp çamaşırlar dönerkenki o müthiş sesi ve ahengi izlemekle yetindim şimdilik.

Ütü zaten ayrı bir zevk. Bir kere o buhar fışkırtmak ne kadar güzel bir şey “pıst pıstt” üstüne hiç evin içinde gömleğini çıkarıp, don, fanila dolaşmayan biri olarak ilginç bir tecrübe olacak benim için. Renkliler ayrı ütüleniyormuş ya da her kumaşın ayrı bir derecesi varmış o beni ilgilendirmiyor çünkü beyazlarla başladım işe .Gerçi biraz sıcak oldu ortam, vantilatörü de çalıştırmalı.

Alnımdan süzülen boncuk boncuk ter, fanilamdan  içeri de süzülüyor. Islak fanilayla çok da seksi gözükmeye başladım galiba. Dur bir aynaya bakayım. Nasıl olmuşum? Hep zaten Amerika’ya gidip ıslak t-shirt yarışmasına jüri olmak istemişimdir.

Neyse ütüye dönelim. Çocukken yerde "vınn" araba sürdüğümüz oyunlar gibi. "Vınnn, eeenennn" nasıl da kayıp gidiyor fanilaların üzerinde. Zaten oyun gibi bir şey. Arada iki "fıss fıss". Omuz askıları ve dikiş yerlerinde biraz dikkatli olmak gerek. Bir de ütüyü bırakıp bir yere gitmiyoruz haliyle, ne olur olmaz.

Bu işler bana kalsa askerde öğrendiğim usulde yatak ütüsü yapar hallederdim hepsini. Hafif çamaşırları fiskeleyerek ıslıyorsun. Pantolon ve gömlekleri ütü izlerinden katlayıp o izlerini de ıslatıp yatağın altına düzgünce yerleştiriyorsun. Sonra mı, sonra sana kalan vurup kafayı yatmak. Sabaha miss gibi ütülenmiş pantolon ve gömlekleri alıyorsun yatağın altından.

Eskiden düşünürdüm, kadınlar bulaşık, çamaşır, ütü ile ne çok yoruluyorlar diye. Oysa bu iş ne  zevkliymiş, eğlenceliymiş. Strese birebirmiş, moral neşe kaynağıymış. Ütü yaparken kaç türkü söyledim, kaç kere küfredip sinirlerimi deşarj ettim ben bile bilmiyorum.

Üstelik ütünün üstüne duş da çok güzel oluyor. İnsan kendini saunadan çıkmış gibi hissediyor. Ey erkek kardeşlerim! Hepimize tavsiye ederim. Kadın milletine bıdı bıdı yaptırmayın. Kendi işinizi kendiniz yapın. Hatta kapın ütüyü ellerinden, dur sana yardım edeyim de dünya erkek görsün diyin…

Biraz da biz stres atalım ama değil mi?
Bu yazıyı paylaş: :

6 Yorum var:

  1. İbramm! KAdın olarak dünyaya gelseymişsin keşke. Ne kadar pozitif ne kadar sevgi dolu bakıyosun böyle, sanırım rutine binmediğinden yenge sana çok nadir bu işleri bıraktığından...
    Erkek olmanın dayanılmaz cazibelerini de yaz lütfen :)

    YanıtlaSil
  2. kirk yilda bir yapinca bu kadar zevkli oluyor sanirim :)))

    YanıtlaSil
  3. bu yazı serisini okuduktan sonra insan tekrarlıyor:
    bizde şans olsa anamızdan kız doğardık...

    YanıtlaSil
  4. @Kybele f: erkek olmak çok zor çooooooooooook. Off off çalış çalış. erkek olmakla eşek olmak arasında pek fark yok. derrrmişim.

    YanıtlaSil
  5. @Yılmaz Barış: Her erkek bunu en az bin kez söyler:)

    YanıtlaSil

Buraya yorum yazabilirsiniz. Niye yazmıyorsunuz?

Üşenmedim, başka şeyler de yazdım