* Günün Yazısı :

Mal mısınız yoksa ezik misiniz yavrum siz?




Bundan yıllar önce Tansu Hanım iktidar, hasbel kader bizde bulunduğumuz bölgede bir yerlere gelmişiz birlikte. En büyük muhalifimiz de görüşlerinin milli olduğunu iddia eden kardeşlerimiz.

Bir arkadaşım sigara istedi ikram ettim. Marangoz olduğundan kulak arkasına da aldı bir tane. Sonra bunu kulak arkasından almak istemiş siyasi dostlarından biri, aldıktan sonra da sormuş -Senin mi birisi mi ikram etti? Arkadaşım da benden aldığını söylemiş. Adam sigarayı bırakmış. - Ben mason uşaklarının ikram ettiği sigarayı içmem demiş.

- Hassk.... mal mısınız yavrum siz? dedim içimden. Sonradan bu arkadaşların bakkalına kadar adam seçtiklerini gördüm. Midem kaldırmadı.

Sonrasında ilk milli kolamız İflas Kolayı çıkarmış Enver abimiz. Propogandası müthiş "Alkolsüz cola" . Sağda solda lafı yapılıyor. Alkol kullanan bir işte çalışıyorum. Saygıdeğer abilerimiz geliyorlar. Diğer colalarda alkol varmış aman İflas Cola içelim. diyorlar.

-Ya bi gidin abicim ya dedim. Gidin bir 2.5 litrelik Koka Cola bulun, bir de İflas Cola'nızı alıp gelin. Bir de boş cola şişesine su doldurun. Attım alkolmetreyi içine saf su'da bile Sıfır alkol gösterirken Cola da -5 değeri var. Hadi abim dedim git yoluna takılma bana.

Bir gün cübbemsi bir kıyafetle bir abi geldi. Günlerden cumartesi, abimiz memurmuş üstelik. Elinde bir dergi "bak diyanet işleri başkanı Kâfir oldu. İmam nikahına gerek yok demiş" dergimizi al gerçekleri gör dedi.

Yapma yaaa dedim. Ulan benim nikahı müeezin kıymıştı olmadı mı şimdi dedim. Abimiz sapıttı. Sonra dalga geçtiğimi anladı. Hadi abicim mal mısın, ezik misin, çeşit misin. Diyanet işleri başkanından başka kafir ilan edecek adam mı bulamadınız. Naş naş dedim..

Aradan yıllar geçmiş, 28 şubatlar olmuştu. Bir ihaleye teklif verdim. El altından öğrendim ki. Potansiyel yobaz mışım. İhalede o yüzden çizilmişim. İhaleyi kazanan arkadaş ise yıllar yılı elde kah taş, çıplak karı gösteriyor diye show tv'nin çanaklarını taşlıyordu. Yani olayın yobazlıkla değil hokkabazlıkla alakası vardı. Bu cinslikte sürdü bi süre...

Bir ara Namaz gazetesinin de öncülüğünde "e232"ciler türedi. Hani bu 19 mucizesi, kuran'da bu da yazıyocuların başka versiyonu olarak. Aaa şu gıdalarda "e232" yazıyor. Bunlar da domuz eti var. Kansorojen oluyorlar. Tıbbi delillerle ispatlıyoz amerikan bilmem ne enstitüsü..

Yavrum TSE diye bişi var. Kalite standartlarına bakan yerler var. Yok yok panik halde insanlar yedikleri içtiklerinin arka etiketlerinde "beta karoten, yok bilmem ne, e232" cart curt aradılar... Komik oldular...

Kendimi hiç maymuna benzetemediğim halde darwincilerin okul kitaplarında zorla "Allah'ın emri gibi" maymuna tapıcılık derecesinde "atamız" söylemlerinin tepkisi olarak bu kezde "maymundan gelmediğimizi" iddi eden Adnan bey kitapları doldurdu her tarafımızı... Ya bi gidiniz Allah'ınızı severseniz.

Tabi arada, "İsa seni kurtarmak istiyor, mesih seni çağırıyor. En kral bizim dinimiz gel bi incele" kabilinden arkadaşların 600km gelip beni irşad etmeye çalışmalarını hiç saymıyorum.

Ha sahi bir de şeyhi bizim ilde oturan bir mürid kardeşimizin irşad çalışmalarına katlanmıştık otobüs yolculuğumuz boyunca. Yanıbaşındaki bu nimetten neden faydalanmazsın abi dedi durdu. Ekmek ya... Öptük başımıza koyduk çakma şeyhimizi...

Bir aralar vampir öyküleri vardı. Şu tepede vampir varmış, bu tepede bilmem ne varmış. Sonra kedi kesip kıyma yapan satanist kasaplar furyası türedi. Herkes bileğini bükemediği Sucuk üreticilerini bu yolla ispiyonladı.

Bir dönem de tencere tava hediyeli kampanya yapanlar, hastalığınızı doktora verilen eşantiyona, eczacıya verilen bedava ilaça ve elemanın cazibesine göre düzenleyenler vardı. Hani sonuncusunu domuz gribinde gördüğümüz uluslarası oyunlar.

Ne hastası olacağınız ilaç firmasının vereceği eşantiyona bakıyordu. Tabi karşı cephede boş durmadı. Onlar da şifalı otlar her şeye şifa diye işin b..kunu çıkarmakta gecikmediler. Tıpla alakasız adamlar tiltlerinde Dr. yazıyor diye tıp doktoru ayaklarına yattılar.

Bir ara ginsengli çaylar, haplar, ilaçlar vs fırtınası esti. Çükkaldıran enerji içecekleri piyasası hala canlı. Aynı şekilde kadınlara yönelik zayıflatma, selülit önleme pazarı bu tip dedikodulardan süper prim yaparak, pazar payını büyütüyor.

Batılı devletlerin, israil ve Amerika'nın zulümleri müslümanlar üzerinde biraz ezilmişlik duygusu uyandırınca da. Boykot kültürü gelişti. Hiç bir işe yaramamasına rağmen. Yok şu marka israil ortaklı, bunu da içmeyin, şunu da yemeyin tarzı şeyler hala elden ele dolaşır durur.

Hele bir de Coca Cola'nın asıl hedefinin mekkeyi yok etmek olduğu tersinden okuyunca "La muhammed La mekke" yazdığı söylemi vardır ki. Uysa da kodum kabilinden bir paranoyadır bence.

Aynı şekilde benim liderim iyidir. Dünyaya meydan okur. Amerika ondan korkar. Bizi masonlar indirdi iktidardan. Hükümeti onlar kurdurdu tarzı. Bi yerleri seçime yetmeyip, iktidarı seçim dışında her yerde arayanlar.

Kendi yazar çizer takımlarını göklere çıkarıp, gerektiğinde ülke tarihini bile kendilerine göre yazmak isteyen ama tarihi gerçekler karşısında yedi düvele rezil olanlar vardı aramızda.

Hala da vayy be bilmem kim ağabey amma da yazdı, amma da çizdi kabilinden moruklaşmış, içi geçmiş adamları üstad sayanlar vardır. (istisna zekasına şapka çıkarılacak gazeteci yazar çizerler vardır) ama bu arkadaşların kör değneği tarzında kendi adamlarını tutmaları eziklikten ve sürü kültürüne boyun eğmekten başka bişey değildir benim gözümde.

Yine internetle tanışıp, manyak gibi internet kullanmaya başladıktan sonra iki olay gelişti. Vayyy msn paralı olacakmış, facebook kapanacakmış tarzı söylemler dedikodular. Bir de ülkemizi bölcek devletlerin ülkemizdeki inanılmaz maden yataklarına göz diktikleri söylemi.

Sallatoryum madeni bir tek bizde varmış. Ondan Amerika bizi bölmek istiyormuş vs vs...  İkincisi ise dandik yabancı sitelerin anketlerindeki "dünyanın en büyük lideri anketi..." hadiii hücummm edelim Atatürk çıksın. Hadiii peygamberimiz çıksın türü" dalgaya gelmeler. O zamanlarda bunu "bakın şimdi türkler ne yapacak" adlı bir yazımla eleştirmiştim.

Son zamanlarda ise ülkemizde iktidar dengeleri değişince Anti Püsküvit'çiler türedi.Bilinen bir püsküt markasının ve benzerlerinin yeşil sermaye diye tanımlanıp, önce 28 şubatta askeri tesislere alınmaması ile başlayan trip bir müddet sonra geçmesine rağmen. Ay Cola Burka.... gerici gazoz. Ay şu çikolata gerici bilmem ne tarzı duyarlılık gösteren eziklerimiz türedi...

Efendim hiç bi yerlerinizi yırtmayınız. Yediğiniz içtiğiniz gıdaların kalitesine bakınız. Bakkalın marketin sizin siyasi görüşünüzden olanına değil, ucuz, hesaplı kaliteli ve mümkünse veresiye yazanına ilgi gösteriniz. Ben Meti'nin Hoşbeşini, topkekini severim ötekinin Cola'sından hoşlanmam, dondurmasını beceremez ama çikolatalı ürünleri ve püskütleri iyidir.

Ezikmisiniz bu kadar yavrum? Ne toplumsal duyarlılığı, ne politik hassasiyeti, ne korku tripleri. Canınız ne istiyorsa onu yiyin. Kaliteli bulduğunuz şeyleri için. Sağlığınıza dikkat edin, son kullanma tarihlerine bakın aldığınız şeylerin ama gereksiz yere dolmuşa da binmeyin. Yeter artık ezikler, daha fazla ezilmeyin...

* Mafetmişler güzelim kızkulesini, ve her bişi hormonlu her bişi gdo'lucular sizleri de unutmadım:)
Bu yazıyı paylaş: :

5 Yorum var:

  1. @Aynur (küçük hala): küçük hala mı, halâ mı küçük:)sün sen... evet bitmez haklısın...:))

    YanıtlaSil
  2. Uzuuun zaman olmuş Tio okumayalı.

    Çok keyifli ve dikkat çekici bir yazıydı efem. Elinize sağlık :)

    YanıtlaSil

Buraya yorum yazabilirsiniz. Niye yazmıyorsunuz?

Üşenmedim, başka şeyler de yazdım