* Günün Yazısı :

Nefs köpeği ile mücadele yılları -I

4 yorum:

Yavrum ne diyom ben sana! Uslu çocuk ol artık.
Hala yaşadıklarından öğrendiğin bişey yok be İbram senin... İki de bi kalkıyon yerinden, söz möz dinnemiyon. Olm efendi ol, terbiyeli ol, her topa girme-pas bekle, yırtık şeyden çıkar gibim çıkma zırt, pırt... Tamam anladık, sevimlisin, sempatiksin. İyi ki bi görünce sevdiler hani, saçını başını okşadılar. Ne diye şımarıklık yapıp, delleniyon? Bak bi gün öyle bi dövücem ki; elimden alamıcaklar seni. Söylemedi deme.

Her haltı yiyon, sonra 18'den küçüküm daha 17, 17 diye ceza almam sanıyon ama 18+ zamanında denk getirdiler mi, takarlar kelepçeyi boynuna, görürsün gününü. Herşeyin sorunlusu sensin küçük ibram. bi türlü adam gibi büyümesini bilemedin. Bazen çocuk gibi, bazen de serseri bir delikanlı gibi davranıyon. bi karar ver, yeterince akıllan, büyü artık.

-
Kes lan, bi gün: 24 saat gerdanına halka geçirilmiş afrikalı kız boynu gibi hep 18+ durayım da gör gününü. danalar gibi !maaa diye böğürürsen asıl sen akıllanırsın...


-Sus terbiyesiz, şimdi sünnetçi amcaya vercem seni. Yaz geldi di mi? Millet açtı orasını burasını. sana da, senin gibilere de fırsat çıktı. Biz durmadan işkence edelim kendimize. aklımıza olmadık korku filmleri getirelim İbram uslu dursun diye ama senin şeyinde bile değil... Öyle yerlerde, öyle zamanlarda serserilik edip karşıma dikiliyosun ki; kill bill Naciye'yi çağırasım geliyor. Şöyle kaldırımda bile on dakka elimi tutup, efendice yürüyemiyosun.

-
Abi sen manyak mısın? Geçen gün elini tuttum da sapık diye sabaha kadar karakolda tutmadılar mı seni? Hangimiz akıllı, hangimiz deliyiz allasen.

-Off, off napcam lan ben senle. kendini k/darı ambarında gören horoz gibi ne dikiyon başını. Otur len ibram, sus len ibram. Kesecem bak! sözünü. Edebinle dur hayvan. Tabi, tabi ah aptal kafam, vaktiyle seni buzlu su ile terbiye etmeyende suç...

-Şşt abi bak bi karı geliyo karşıdan. Baksana, ufff ufff ..ete bak, buda bak. yeme de....

-Hayvansın lan İpram! Olm sen yine ufak ufak büyüyon mu, bana mı öyle geliyo? Bak söylemedi deme 20'yi geçersen doğru askere gönderirim seni. Orda şapı da, şaplakı da yedirir, akıllandırırlar seni nasıl olsa. Uslu dur be kuzum. Bak sakin ol, beş dakka delikanlı dur... Aplalar sevip, okşamaya gelmiş...

-Aaa! sizin mi bu köpek?
-Aaa, pardon evet, benim kendimin.
-Ay ne güssellll.. ısırmaz di mi?
-Yok, bişicik yapmaz. Uslu dur oğlum ibram..
-Ayy noluyoo buna. İmdaat! Napıyo bu hayvan?
-Oğlum otur yerine lan, Hayvan ibram. Bırayk kızı layn!...

-Kes lan.. sen ellerini dut... fazla gıpraşmasın...
-İbrammm.. İbramm Oh! my godd...

Not: Y
azı sadece bi yazıdır. İbram teoride, pratikte ve partnersiz fantezide zapık değildir:p

Yavrum ne diyom ben sana! Uslu çocuk ol artık.
Hala yaşadıklarından öğrendiğin bişey yok be İbram senin... İki de bi kalkıyon yerinden, söz möz dinnemiyon. Olm efendi ol, terbiyeli ol, her topa girme-pas bekle, yırtık şeyden çıkar gibim çıkma zırt, pırt... Tamam anladık, sevimlisin, sempatiksin. İyi ki bi görünce sevdiler hani, saçını başını okşadılar. Ne diye şımarıklık yapıp, delleniyon? Bak bi gün öyle bi dövücem ki; elimden alamıcaklar seni. Söylemedi deme.

Her haltı yiyon, sonra 18'den küçüküm daha 17, 17 diye ceza almam sanıyon ama 18+ zamanında denk getirdiler mi, takarlar kelepçeyi boynuna, görürsün gününü. Herşeyin sorunlusu sensin küçük ibram. bi türlü adam gibi büyümesini bilemedin. Bazen çocuk gibi, bazen de serseri bir delikanlı gibi davranıyon. bi karar ver, yeterince akıllan, büyü artık.

-
Kes lan, bi gün: 24 saat gerdanına halka geçirilmiş afrikalı kız boynu gibi hep 18+ durayım da gör gününü. danalar gibi !maaa diye böğürürsen asıl sen akıllanırsın...


-Sus terbiyesiz, şimdi sünnetçi amcaya vercem seni. Yaz geldi di mi? Millet açtı orasını burasını. sana da, senin gibilere de fırsat çıktı. Biz durmadan işkence edelim kendimize. aklımıza olmadık korku filmleri getirelim İbram uslu dursun diye ama senin şeyinde bile değil... Öyle yerlerde, öyle zamanlarda serserilik edip karşıma dikiliyosun ki; kill bill Naciye'yi çağırasım geliyor. Şöyle kaldırımda bile on dakka elimi tutup, efendice yürüyemiyosun.

-
Abi sen manyak mısın? Geçen gün elini tuttum da sapık diye sabaha kadar karakolda tutmadılar mı seni? Hangimiz akıllı, hangimiz deliyiz allasen.

-Off, off napcam lan ben senle. kendini k/darı ambarında gören horoz gibi ne dikiyon başını. Otur len ibram, sus len ibram. Kesecem bak! sözünü. Edebinle dur hayvan. Tabi, tabi ah aptal kafam, vaktiyle seni buzlu su ile terbiye etmeyende suç...

-Şşt abi bak bi karı geliyo karşıdan. Baksana, ufff ufff ..ete bak, buda bak. yeme de....

-Hayvansın lan İpram! Olm sen yine ufak ufak büyüyon mu, bana mı öyle geliyo? Bak söylemedi deme 20'yi geçersen doğru askere gönderirim seni. Orda şapı da, şaplakı da yedirir, akıllandırırlar seni nasıl olsa. Uslu dur be kuzum. Bak sakin ol, beş dakka delikanlı dur... Aplalar sevip, okşamaya gelmiş...

-Aaa! sizin mi bu köpek?
-Aaa, pardon evet, benim kendimin.
-Ay ne güssellll.. ısırmaz di mi?
-Yok, bişicik yapmaz. Uslu dur oğlum ibram..
-Ayy noluyoo buna. İmdaat! Napıyo bu hayvan?
-Oğlum otur yerine lan, Hayvan ibram. Bırayk kızı layn!...

-Kes lan.. sen ellerini dut... fazla gıpraşmasın...
-İbrammm.. İbramm Oh! my godd...

Not: Y
azı sadece bi yazıdır. İbram teoride, pratikte ve partnersiz fantezide zapık değildir:p

Japonya'ya gidiyorum, belki geLemeyebilirim

4 yorum:

Eğitim şart, eğitim şart diye çırpınan yurdum okumuşlarına saygım sonsuz. Ancak her zaman herşeyde de eğitim şart değil hani. Bu iş böyle yapılırın eğitiminin okuyarak verilebileceğine inancım var. Hadi olmadı görsel örnekleme, eğitim vcd'leri falan:). Sağdıçlık, nedimelik de bi yere kadar canım.

Japonlar işi iyice pratiğe dökmüşler. 500 kişilik gruplar halinde "kap kızı gel"e dönmüş iş. Hani illa derse damlı mı giriliyor? Yoksa ben kursa solo katılcam, nasılsa bir arkadaş bulurum denilebiliyor mu? Yoksa sololar arasında kurra çekilip, hadi çocuklar siz de birlikte ders çalışın deniliyor mu bilmiyorum. Tevhidi tedrisatın bu kadarı da fazla yani.

Adamlar işi ciddi tuttuklarını örneklemek için de bir kaç resim de eklemişler. Haliyle buraya konulabilecek en makul resmi koydum. Web sitesini merak eden nasılsa arayıp bulur. Yine de insan merak ediyor. Özs'si KGS'si var mı acaba bunun? Hani eğitim öncesi bi sınava girceksek bilelim, önceden viagramızı alıp ders çalışalım. (KGS sınav dil mi, napim len, kafam karıştı bi kere)

Olayımız (bakınız resim-1)böyle başlıyor:
Eğitim şart derken, artık 2 kere düşünmek lazım. Herşeyin eğitimi de böyle uygulamalı şart değil yani. Pilates mi lan bu. İster misin Ebruyli xLates diye yerli versiyonu çıkıyomuş bide. töbe töbe:p. Bilimsel takılıyoz ayağına koç katımına kılıf bulmuş adamlar bence. Eğitim şart tamam ama en azından, böyle uygulamalı, hadi hem bakalım, hem yapalım tarzı şart değil:)

Neyse aziz okuyucu: Ben Japonya'ya gidiyom. gelebilirsem gelebilirim. gelemezsem de gelemeyebilirim napim. Yani o kadar kalabalıkta ders çalışmaya utanırım ben lan.
Yine de herşeye rağmen Japonya'da solo eğitim görmek isteyip de içindeki bu eğitim aşkından dolayı kara kara düşünen girls and womens;) my mail is here: gozzipibraim@oHmail.com

Eğitim şart, eğitim şart diye çırpınan yurdum okumuşlarına saygım sonsuz. Ancak her zaman herşeyde de eğitim şart değil hani. Bu iş böyle yapılırın eğitiminin okuyarak verilebileceğine inancım var. Hadi olmadı görsel örnekleme, eğitim vcd'leri falan:). Sağdıçlık, nedimelik de bi yere kadar canım.

Japonlar işi iyice pratiğe dökmüşler. 500 kişilik gruplar halinde "kap kızı gel"e dönmüş iş. Hani illa derse damlı mı giriliyor? Yoksa ben kursa solo katılcam, nasılsa bir arkadaş bulurum denilebiliyor mu? Yoksa sololar arasında kurra çekilip, hadi çocuklar siz de birlikte ders çalışın deniliyor mu bilmiyorum. Tevhidi tedrisatın bu kadarı da fazla yani.

Adamlar işi ciddi tuttuklarını örneklemek için de bir kaç resim de eklemişler. Haliyle buraya konulabilecek en makul resmi koydum. Web sitesini merak eden nasılsa arayıp bulur. Yine de insan merak ediyor. Özs'si KGS'si var mı acaba bunun? Hani eğitim öncesi bi sınava girceksek bilelim, önceden viagramızı alıp ders çalışalım. (KGS sınav dil mi, napim len, kafam karıştı bi kere)

Olayımız (bakınız resim-1)böyle başlıyor:
Eğitim şart derken, artık 2 kere düşünmek lazım. Herşeyin eğitimi de böyle uygulamalı şart değil yani. Pilates mi lan bu. İster misin Ebruyli xLates diye yerli versiyonu çıkıyomuş bide. töbe töbe:p. Bilimsel takılıyoz ayağına koç katımına kılıf bulmuş adamlar bence. Eğitim şart tamam ama en azından, böyle uygulamalı, hadi hem bakalım, hem yapalım tarzı şart değil:)

Neyse aziz okuyucu: Ben Japonya'ya gidiyom. gelebilirsem gelebilirim. gelemezsem de gelemeyebilirim napim. Yani o kadar kalabalıkta ders çalışmaya utanırım ben lan.
Yine de herşeye rağmen Japonya'da solo eğitim görmek isteyip de içindeki bu eğitim aşkından dolayı kara kara düşünen girls and womens;) my mail is here: gozzipibraim@oHmail.com

yaşasın lan blog, sonunda ben de seviştiK

15 yorum:

Ahahah blog kamuyo... gördünüz mü lan, sonunda ben de seviştik...
Pucca yazalı beri içime dert olmuştu. Kendimi kötü hissediyordum ama sonunda oldu lan blog. Yaşasın heyyo!... Çok mutluyum çok. Kıskananlar çatlasın lan blog. Yüzyıllardır gizli olan tapınak şövalyelerinin hazinelerini bulmuş gibi mutluyum hey bloggg. arggggoooooh.
ulan ne güsel bi şeymiş sevişmek yaw. Pucca kızısı haklıymış be... Ohhmmm oldum.. öffff, züper züper...

Şimdi olay şöyle gelişti:
Sefgilimle tam ışıkların orda buluştuk. Telefonunu çaldırdım, çaldırdım tam karşımda ama kıs beni görmüyo. Allam yarabbim bi de açmasın mı.. Ahanda bi kontürüm daha gitti... Kızım kapa kapa bana yazmasın... Neysem, az sonra birlikte el ele pek de güsel bir çay bahçesisine gittik... O bana "İprammm" dedi... burnuma dokundu. ekikieki... diye içim gıpraştı. ohş oldum. şöle içimden bişiler süzüldü gitti len blog. ben de onun parmaklarını okş okş okşadım. kulak memelerine dokundum len blog. mm yazarken bilem içim bi hoşşşşş oluyooo şu an lan blog.

Allam yarabbim acık da makyaj yapmış, yanaklar alım, balım petekim, gel efimize gidelim diyoor. gözünün üstünde kaşı vardı lem bilog. Alayım derken kaşını, parmakımı gözüne sokmuşum. Sefgilim bi ağladı, bi ağladı. Soracıma ağlayan göslerinden öpcektim lem blog. bütün kahvedekiler baktım bize bakıyo. telefizyonda dvd keyfinde emmanuel rape oynuyo ama ona bakan yok tüm hemşolar bizi kekliyo.

-hadi kalkalım dedim. sefgilimi meraklı körolası gözlerden kaçırdım hemen. iyi de ettim hakkatten.

Lam blog ne süperdi bea. İnanmıyonus di mi, aha anlatim dinleyin bak: nası çatır çatır seviştik. sonra yürüdük birlikte bir parka, oturduk bi banka. (hep bi bank fantezim vardı) oturduk denize karşı, açtık bacaklarımızı. kız converslerini sürttü ayağıma.
-ibrammmmm dedi...
ben de: -buyur aşkısım, sefgilim dedim.
-elimi tutsana dedi. Heyecanla tuttum. Parmaklarımı parmaklarına geçirdim. İşaret parmakımla avuç içine gıdı gıdı yaparken, baktım sefgilim göslerini kapamıştı.
.....
Lan mutluluktan uçtuk, ulan blog.
Yanağından bi makas aldım önce, kalbim delice çarpıyor, inip inip, kalkıyordu. Sonra bi busecik alim derken, -olmaz dedi kıs. öperim ama öptürmem. -"evlenmeden asla olmas ibram" dedi. Yanağıma bi öpücük kondurup, koştu gitti lan blog.
Sonra ben de sevinçle eve koştum.
Sefgilimi, aşkımızı, düşündüm. Açtım duşu, kurdum düşü, girdim sıcacık suyun altına aldım sabunu, keseyi. yumdum gözlerimi, çözdüm meseleyi...

Çatlasın pucca kızısı ve tüm holiganları, sempatizanları, ayranları, hayranları, yorumlayanları olm.
Ben de çok seviştik çoookkkkkk...

Ahahah blog kamuyo... gördünüz mü lan, sonunda ben de seviştik...
Pucca yazalı beri içime dert olmuştu. Kendimi kötü hissediyordum ama sonunda oldu lan blog. Yaşasın heyyo!... Çok mutluyum çok. Kıskananlar çatlasın lan blog. Yüzyıllardır gizli olan tapınak şövalyelerinin hazinelerini bulmuş gibi mutluyum hey bloggg. arggggoooooh.
ulan ne güsel bi şeymiş sevişmek yaw. Pucca kızısı haklıymış be... Ohhmmm oldum.. öffff, züper züper...

Şimdi olay şöyle gelişti:
Sefgilimle tam ışıkların orda buluştuk. Telefonunu çaldırdım, çaldırdım tam karşımda ama kıs beni görmüyo. Allam yarabbim bi de açmasın mı.. Ahanda bi kontürüm daha gitti... Kızım kapa kapa bana yazmasın... Neysem, az sonra birlikte el ele pek de güsel bir çay bahçesisine gittik... O bana "İprammm" dedi... burnuma dokundu. ekikieki... diye içim gıpraştı. ohş oldum. şöle içimden bişiler süzüldü gitti len blog. ben de onun parmaklarını okş okş okşadım. kulak memelerine dokundum len blog. mm yazarken bilem içim bi hoşşşşş oluyooo şu an lan blog.

Allam yarabbim acık da makyaj yapmış, yanaklar alım, balım petekim, gel efimize gidelim diyoor. gözünün üstünde kaşı vardı lem bilog. Alayım derken kaşını, parmakımı gözüne sokmuşum. Sefgilim bi ağladı, bi ağladı. Soracıma ağlayan göslerinden öpcektim lem blog. bütün kahvedekiler baktım bize bakıyo. telefizyonda dvd keyfinde emmanuel rape oynuyo ama ona bakan yok tüm hemşolar bizi kekliyo.

-hadi kalkalım dedim. sefgilimi meraklı körolası gözlerden kaçırdım hemen. iyi de ettim hakkatten.

Lam blog ne süperdi bea. İnanmıyonus di mi, aha anlatim dinleyin bak: nası çatır çatır seviştik. sonra yürüdük birlikte bir parka, oturduk bi banka. (hep bi bank fantezim vardı) oturduk denize karşı, açtık bacaklarımızı. kız converslerini sürttü ayağıma.
-ibrammmmm dedi...
ben de: -buyur aşkısım, sefgilim dedim.
-elimi tutsana dedi. Heyecanla tuttum. Parmaklarımı parmaklarına geçirdim. İşaret parmakımla avuç içine gıdı gıdı yaparken, baktım sefgilim göslerini kapamıştı.
.....
Lan mutluluktan uçtuk, ulan blog.
Yanağından bi makas aldım önce, kalbim delice çarpıyor, inip inip, kalkıyordu. Sonra bi busecik alim derken, -olmaz dedi kıs. öperim ama öptürmem. -"evlenmeden asla olmas ibram" dedi. Yanağıma bi öpücük kondurup, koştu gitti lan blog.
Sonra ben de sevinçle eve koştum.
Sefgilimi, aşkımızı, düşündüm. Açtım duşu, kurdum düşü, girdim sıcacık suyun altına aldım sabunu, keseyi. yumdum gözlerimi, çözdüm meseleyi...

Çatlasın pucca kızısı ve tüm holiganları, sempatizanları, ayranları, hayranları, yorumlayanları olm.
Ben de çok seviştik çoookkkkkk...

benJamin tersine buTTon teyzem

7 yorum:

Yaf teyzem anladık bir zamanlar kiraz güzeliydin. portakal, şeftali güzeliydin ama o bir zamanlardı işte. Hatta küçükken çirkin ördek yavrusuydun, sonraları fıstık gibi bir kuğu olmuştun. Ama şimdi geçti... Senin bir zamanlar sokağa çıktığında insanı hem bu dünyada hem öteki dünyada yakacak günahları çağrıştırdığın devirler bitti... Hala insanları günaha sokarsın ama, tövbe diye diye...

Mevsim yaz... Seni de anlamak mümkün. Sıcaklar bastı... Çiçekler açtı, fistanlar çiçekli pazen, tery cotton, penye her neyse ne... Güzele ne yakışmaz değil mi? Haklısın bak o konuda ama sana bu abartı yakışmıyor be teyzem. Hürmette kusur etmek istemem. Hani baktıkça insanın içinin açılası bir manzara değil senin gösterdiğin. Hem yaş müsait değil, hem de kilo almış başını gitmiş kamusal hizmet karasuları dışına...

Tamam. Mininin sana yakıştığı zamanlar da olmuştur ama şimdi selülitlerden dekoltene bakılmıyor teyzecim. Tamam sevgililerin bir zamanlar seni minik kuşum diye de seviyormuştur kabul ama daha detaya girmeyeyim işte okuyanlar anladı ne olduğunu manzaranın. Tamam vaktiyle 906090 mışsındır. Ajda halt yesin yanımda diyormuşsundur. Hala ajda'da baldır bacak yerinde diye kendinde de öyle sanıyorsundur ama kaldırımda 2 kişilik yer kaplıyorsun, kokun, terin, selülitlerin, bu dekolte seni açmıyor artık be teyzem.

Hani belki ömrünün büyük bir bölümünü türban mücadelesi ve sokak kedi ile köpeklerini koruma kollama ve mümkün olduğu kadar yaşatma görevine adamışsındır. Aferim. Bravo da diyeyim hatırın için hatta. Çağdaşsındır, eurupaisindir amenna ama bizim beklediğimiz manzara da bu manzara değil ki abla. Biz sahalarda 50+ları bu halde görmek istemiyoruz afedersin. Artık hidayete erip birazcık orayı burayı örtme zamanın gelmiş de geçiyor be teyzem.

Bu denize gitme, bikiniyle sahile inme işini de bırak istersen artık. Tamam güneş senin de hakkın. Ama yaşıtlarınla takılsan olmaz mı. Biliyorum eskiden mahallede kırıta kırıta bir yürüdün mü, erkekler arkadan bakarken boyun fıtığı olurdu ama o fıtık olan gençler artık prostat hastası beyamcalar oldular be teyzem. Hani illa rating yapacaksan mahalledeki ihtiyarlar kahvesinin önünden geç böyle yarı cıbıldak.

Biliyorum emeklisin. Kılık kıyafet alacak paran yok desem. Hani aramızda para toplasak azıcık örtsek üstünü başını ona da alınırsın, incinirsin sen şimdi. Biri kibarca söylemeli be teyzecim ajda sahnelerden inmiyor diye sen de kaldırımda defile yapmaktan zavgeçmemeye mahkum değilsin.

Kendinle ve kilolarınla barışık olmanı da anlarız ama olmuyor böyle.
İştahımızı kaçırıp, manzaramızı bozuyorsun...
....................................
Not: Maksat teyzeleri incitmek değildir. Ancak insan artık sokaklardan da jübile yapma zamanının geldiğini bilmeli...

Yaf teyzem anladık bir zamanlar kiraz güzeliydin. portakal, şeftali güzeliydin ama o bir zamanlardı işte. Hatta küçükken çirkin ördek yavrusuydun, sonraları fıstık gibi bir kuğu olmuştun. Ama şimdi geçti... Senin bir zamanlar sokağa çıktığında insanı hem bu dünyada hem öteki dünyada yakacak günahları çağrıştırdığın devirler bitti... Hala insanları günaha sokarsın ama, tövbe diye diye...

Mevsim yaz... Seni de anlamak mümkün. Sıcaklar bastı... Çiçekler açtı, fistanlar çiçekli pazen, tery cotton, penye her neyse ne... Güzele ne yakışmaz değil mi? Haklısın bak o konuda ama sana bu abartı yakışmıyor be teyzem. Hürmette kusur etmek istemem. Hani baktıkça insanın içinin açılası bir manzara değil senin gösterdiğin. Hem yaş müsait değil, hem de kilo almış başını gitmiş kamusal hizmet karasuları dışına...

Tamam. Mininin sana yakıştığı zamanlar da olmuştur ama şimdi selülitlerden dekoltene bakılmıyor teyzecim. Tamam sevgililerin bir zamanlar seni minik kuşum diye de seviyormuştur kabul ama daha detaya girmeyeyim işte okuyanlar anladı ne olduğunu manzaranın. Tamam vaktiyle 906090 mışsındır. Ajda halt yesin yanımda diyormuşsundur. Hala ajda'da baldır bacak yerinde diye kendinde de öyle sanıyorsundur ama kaldırımda 2 kişilik yer kaplıyorsun, kokun, terin, selülitlerin, bu dekolte seni açmıyor artık be teyzem.

Hani belki ömrünün büyük bir bölümünü türban mücadelesi ve sokak kedi ile köpeklerini koruma kollama ve mümkün olduğu kadar yaşatma görevine adamışsındır. Aferim. Bravo da diyeyim hatırın için hatta. Çağdaşsındır, eurupaisindir amenna ama bizim beklediğimiz manzara da bu manzara değil ki abla. Biz sahalarda 50+ları bu halde görmek istemiyoruz afedersin. Artık hidayete erip birazcık orayı burayı örtme zamanın gelmiş de geçiyor be teyzem.

Bu denize gitme, bikiniyle sahile inme işini de bırak istersen artık. Tamam güneş senin de hakkın. Ama yaşıtlarınla takılsan olmaz mı. Biliyorum eskiden mahallede kırıta kırıta bir yürüdün mü, erkekler arkadan bakarken boyun fıtığı olurdu ama o fıtık olan gençler artık prostat hastası beyamcalar oldular be teyzem. Hani illa rating yapacaksan mahalledeki ihtiyarlar kahvesinin önünden geç böyle yarı cıbıldak.

Biliyorum emeklisin. Kılık kıyafet alacak paran yok desem. Hani aramızda para toplasak azıcık örtsek üstünü başını ona da alınırsın, incinirsin sen şimdi. Biri kibarca söylemeli be teyzecim ajda sahnelerden inmiyor diye sen de kaldırımda defile yapmaktan zavgeçmemeye mahkum değilsin.

Kendinle ve kilolarınla barışık olmanı da anlarız ama olmuyor böyle.
İştahımızı kaçırıp, manzaramızı bozuyorsun...
....................................
Not: Maksat teyzeleri incitmek değildir. Ancak insan artık sokaklardan da jübile yapma zamanının geldiğini bilmeli...

Hamamcı olduk, cenabet geziyoruz...

7 yorum:


Mübarek 3 aylar geldi...
Recep, Şaban, Ramazan arkasından gelsin Bayram.
Hatırlıyorum, eskiden yeşilçamın pornyeşili olduğu zamanlarda bile "kandil dolayısıyla kapalıyız" yazardı sinema afişlerinde kandil geceleri. Yok, kalmadı o saygı artık şimdi cuma vakti bile alış!-verişin her türlüsü yapılıyor canım memleketimde. İnanmam demeyin. Cami önünde cemaate porno cd tezgahı açan yurdum insanı gördü bu gözler.

Henüz gastelerimiz hepimizi "hadi len yine mi oruç cinayeti" kıvamına getirecek medyatik haber yağmurlarına başlamadığından tam gaz belaltından gidiyoruz şimdilik. Yani Recep'ten önce bindik bir alamete frene basmadan, gazı kesmeden gidiyoruz kıyamete... Aslında saygı denilen , nezaket denilen bir ilkeden bahsediyorum. Sadece dinsel anlam yüklüyor değilim. Komşunun oğlu ölse, yan tarafta disko müziğinin sesi, rica etsen de kısılmaz oldu artık. Ortak hassasiyetlerimizin yerini bencillik, egoistlik aldı. sildi süpürdü...

Ağzımızdan salyalar, şeyimizden damlalar akarak yaşayan bir nesil olduk. Donumuz hep ıslak, libidolar düz duvara tırmanma sendromu yaşatıyor. Kimimizin şöför mahalli, kimimizin arka kapısı... ama hep ıslak, hep ıslak... Sürekli bir uyarılma halindeyiz. Damarlarımızda RH PorNzitif kan dolaşıyor.

Hemen alınma aziz okuyucu. Kimseye laf soktuğum yok, giren çıkan kendime... Bazen diyorum ki "ulan İbram Michael Jackson'a kalmadı bu dünya sana mı kalacak". Olmadık zamanda GULP diye imam efendi'nin parmağı geliyor aklıma, irkiliyorum. Hele öbür dünyada kafaya tokmağı vuracak olan koca Arap. Hiç sorma orasını zaten. Börtü, böcek, yılan , çıyan altıma ...çıyorum...
Bazen de tövbe estağfirullah koyveriyorum gitsin. Saldım çayıra, mevlam kayıra harala gürele, paldır küldür yaşıyor, yazıyorum... Affola!..(zor biraz)

Bu sabah, hamamdan (siz beyaz Türkler ona duş diyonus) yeni çıktım ama baktım dışarda yağmur yağıyor. Berekettir, rahmettir oğlum İbram dedim. Çık yağmurun altına, aç kollarını... Hem üstün başın, hem ruhun yıkanır. Hem de romantik bişeyler olur lan dedim.

...yağmur altında birlikte ıslanacak bi partner bulamadım...




Mübarek 3 aylar geldi...
Recep, Şaban, Ramazan arkasından gelsin Bayram.
Hatırlıyorum, eskiden yeşilçamın pornyeşili olduğu zamanlarda bile "kandil dolayısıyla kapalıyız" yazardı sinema afişlerinde kandil geceleri. Yok, kalmadı o saygı artık şimdi cuma vakti bile alış!-verişin her türlüsü yapılıyor canım memleketimde. İnanmam demeyin. Cami önünde cemaate porno cd tezgahı açan yurdum insanı gördü bu gözler.

Henüz gastelerimiz hepimizi "hadi len yine mi oruç cinayeti" kıvamına getirecek medyatik haber yağmurlarına başlamadığından tam gaz belaltından gidiyoruz şimdilik. Yani Recep'ten önce bindik bir alamete frene basmadan, gazı kesmeden gidiyoruz kıyamete... Aslında saygı denilen , nezaket denilen bir ilkeden bahsediyorum. Sadece dinsel anlam yüklüyor değilim. Komşunun oğlu ölse, yan tarafta disko müziğinin sesi, rica etsen de kısılmaz oldu artık. Ortak hassasiyetlerimizin yerini bencillik, egoistlik aldı. sildi süpürdü...

Ağzımızdan salyalar, şeyimizden damlalar akarak yaşayan bir nesil olduk. Donumuz hep ıslak, libidolar düz duvara tırmanma sendromu yaşatıyor. Kimimizin şöför mahalli, kimimizin arka kapısı... ama hep ıslak, hep ıslak... Sürekli bir uyarılma halindeyiz. Damarlarımızda RH PorNzitif kan dolaşıyor.

Hemen alınma aziz okuyucu. Kimseye laf soktuğum yok, giren çıkan kendime... Bazen diyorum ki "ulan İbram Michael Jackson'a kalmadı bu dünya sana mı kalacak". Olmadık zamanda GULP diye imam efendi'nin parmağı geliyor aklıma, irkiliyorum. Hele öbür dünyada kafaya tokmağı vuracak olan koca Arap. Hiç sorma orasını zaten. Börtü, böcek, yılan , çıyan altıma ...çıyorum...
Bazen de tövbe estağfirullah koyveriyorum gitsin. Saldım çayıra, mevlam kayıra harala gürele, paldır küldür yaşıyor, yazıyorum... Affola!..(zor biraz)

Bu sabah, hamamdan (siz beyaz Türkler ona duş diyonus) yeni çıktım ama baktım dışarda yağmur yağıyor. Berekettir, rahmettir oğlum İbram dedim. Çık yağmurun altına, aç kollarını... Hem üstün başın, hem ruhun yıkanır. Hem de romantik bişeyler olur lan dedim.

...yağmur altında birlikte ıslanacak bi partner bulamadım...


Nolcak lan YEJ bu dünyanın hali?

3 yorum:

Yejades beni mimledi mi, pandikledi mi bilmiyom.
Yorum da dedi ki: "ulan İbram kendine gel sürekli bel altına çalışıyosun. neden memleket meseleleri üzerine sevgi dolu yazılar yazmıyosun?" Ben de şahsen ve bilhassa, kendim olarak düşündüm, taşındım "haklısın lan kız" diyerek yazmaya karar verdim. Gerçi haklısın dediğimden yejades'in haklı olduğu sonucu çıkmaz ama olsun, siz ona bişi sölemeyin. sevinsin garibim. neticede hakkatten yaw? nolcak bu dünyanın hali?

Bi video izledim internette: ineği kepçeyle kıyma makinesine atıyor adamlar canlı canlı. fokların çilesini hiç sorma, kürkü için canlı canlı derisi yüzülen hayvanlar cabası. Lan iyi ki memleketimde petrol yok. Petrol için yedi ceddi öpülen ortadoğu çilekeşleri:(. ayrıca iyi ki insan vücudundan bi b..k olmuyo. olsa zaten kaşımızı, gözümüzü oymaya başladılardı çoktan. gerçi bu konuda bazı duyumlar almadım da değil hani, ama inanmak istemiyor insan.

Hayvanlar, insan eline geçtiğine bin pişman. Yılan bile insanla kıyaslanmıcak kadar medeni lan. Acıkmadıkça yemiyor, korkmadıkça sokmuyor. Ama insan öyle mi, keyfe gelse hem ısırır, hem sokar lan. Ordan aciyo felam da dinlemez... Aslan asil, kaplan asil, karnı toksa timsah bile dişlerim bilensin diye popona diş atmaz. Zevk için avlanıyor insanoğlu olum, vurduğunu yemiyor bile, leşini bırakıyor ortada. Çevre felaketi malum, suların içilcek halini bırakmadık. "Hakkatten hangi hayvanız ulan biz?"

Kodumun Amerikalıları b..k var gibi uzayda, Mars'a kadar el attılar. Nolcak lan uzayda ...bnenin çocukları. Gidip 2 masum uzaylı getirip guantanamoda elektrik verip çiftleşcen mi, grup sex fantezin mi var uzaylılarla. dünyada yapmadığınız pislik kalmadı, uzaya mı el attınız şimdi de?
Uzayda hayat var mı? Mars ne alemde? Napıcan gözüm Mars'taki hayatı. Olsa olsa porn sitelere yeni bi kategori daha eklersin uzaylılar nası x-lenir diye. X files'da görmedik mi zaten. Yapmadığınızı komamışsınız uzaylılara da. Aha işte şuraya yazıyom. Uzayda hayat bulunsun. İşportaya düşürmezlerse namerdim:

-Uzaylı tiki var apla, titreşimli... Abi uzaylı pornosu lazım mıydı?
-İnterracial var, ortaya karışık, uzaylı swinger var.

Olm içine ettiniz dünyanın, bırakın bari uzaylılar rahat dursun durdukları yerde...
Off off! yejades sırası mıydı şimdi bunun. Nerden aklıma düşürdün. Hüzünlendirdin bak yine beni...
Neyse ben bi google'a sorim yine de:

-Mars'ta
bana uygun, bir mars pozisyonu var mı?

Yejades beni mimledi mi, pandikledi mi bilmiyom.
Yorum da dedi ki: "ulan İbram kendine gel sürekli bel altına çalışıyosun. neden memleket meseleleri üzerine sevgi dolu yazılar yazmıyosun?" Ben de şahsen ve bilhassa, kendim olarak düşündüm, taşındım "haklısın lan kız" diyerek yazmaya karar verdim. Gerçi haklısın dediğimden yejades'in haklı olduğu sonucu çıkmaz ama olsun, siz ona bişi sölemeyin. sevinsin garibim. neticede hakkatten yaw? nolcak bu dünyanın hali?

Bi video izledim internette: ineği kepçeyle kıyma makinesine atıyor adamlar canlı canlı. fokların çilesini hiç sorma, kürkü için canlı canlı derisi yüzülen hayvanlar cabası. Lan iyi ki memleketimde petrol yok. Petrol için yedi ceddi öpülen ortadoğu çilekeşleri:(. ayrıca iyi ki insan vücudundan bi b..k olmuyo. olsa zaten kaşımızı, gözümüzü oymaya başladılardı çoktan. gerçi bu konuda bazı duyumlar almadım da değil hani, ama inanmak istemiyor insan.

Hayvanlar, insan eline geçtiğine bin pişman. Yılan bile insanla kıyaslanmıcak kadar medeni lan. Acıkmadıkça yemiyor, korkmadıkça sokmuyor. Ama insan öyle mi, keyfe gelse hem ısırır, hem sokar lan. Ordan aciyo felam da dinlemez... Aslan asil, kaplan asil, karnı toksa timsah bile dişlerim bilensin diye popona diş atmaz. Zevk için avlanıyor insanoğlu olum, vurduğunu yemiyor bile, leşini bırakıyor ortada. Çevre felaketi malum, suların içilcek halini bırakmadık. "Hakkatten hangi hayvanız ulan biz?"

Kodumun Amerikalıları b..k var gibi uzayda, Mars'a kadar el attılar. Nolcak lan uzayda ...bnenin çocukları. Gidip 2 masum uzaylı getirip guantanamoda elektrik verip çiftleşcen mi, grup sex fantezin mi var uzaylılarla. dünyada yapmadığınız pislik kalmadı, uzaya mı el attınız şimdi de?
Uzayda hayat var mı? Mars ne alemde? Napıcan gözüm Mars'taki hayatı. Olsa olsa porn sitelere yeni bi kategori daha eklersin uzaylılar nası x-lenir diye. X files'da görmedik mi zaten. Yapmadığınızı komamışsınız uzaylılara da. Aha işte şuraya yazıyom. Uzayda hayat bulunsun. İşportaya düşürmezlerse namerdim:

-Uzaylı tiki var apla, titreşimli... Abi uzaylı pornosu lazım mıydı?
-İnterracial var, ortaya karışık, uzaylı swinger var.

Olm içine ettiniz dünyanın, bırakın bari uzaylılar rahat dursun durdukları yerde...
Off off! yejades sırası mıydı şimdi bunun. Nerden aklıma düşürdün. Hüzünlendirdin bak yine beni...
Neyse ben bi google'a sorim yine de:

-Mars'ta
bana uygun, bir mars pozisyonu var mı?

bekâret ve bloggerin bayanlara ücretsiz açılış hizmeti

10 yorum:


Hadi kızlar üzülmeyin artık ağrısız acısız, kansız, kan davasız halloluyor bu işler. ne bekâretinizi hayatınızın erkeğine saklamanın bir anlamı kaldı ne de saklayamadım samanı diye regle münasip düşen mübarek bi takvim günü ayarlamanıza ihtiyaç var artık. vaktiyle çok üzülüp terzi arayanlar, size de müjde. Artık diplomalı tüccar terzilere de gerek kalmadı. Blogger sizi blogunuzun kadını yaptı,bitirdi işi..

Boşuna töre-ristler bekâret raporu arasın dursun. Kız bloggerci oldu mu, olay bitti, geçmiş olsun artık. Hiç info hizmetlerine baktınız mı? Yaş kaç olursa olsun infonuza kadın'ı yapıştırıyor.. Kaydet dediğiniz anda kızlığınız anında iki tıklamayla sizlere ömür. Biraz ön sevişseydik bari deseniz de iş çoktan bitti.

Lan kodumun bloggeri nerden biliyon, belki vermedik hiç kimseye evrak mevrak. Nerden çıkardın hemen kadın olduğumu? deseniz de nafile... "Hayırlı olsun, oldu da bitti maşallah. Şimdi takı törenine geçiyoruz. Blogger'in halasından bir b/yüzük". En azından acaba hamile kalmış mıyımdır? diye dr Haydar Tümen'e sormazsınız artık. Sorar mısınız yoksa kızlar lan?

Merak ediyom bunun ingilizcesi de böyle mi? Mrs. mi yazıyor kafadan. Yani seçenek bırakmadan olayı yaş ve kuru ya bağlamış da Miss. gibi 18+ ları otomatikman kadın mı yapıyor orda da, şahsen bak bunu bilmiyorum.

Sırf kızlara kadın dese iyi adam bağıra çağıra nickim "gay kedi' diyo ama blogger ipler mi anında basmış damgayı erkek diye... demek ki gay blogger olmaya hakkınız falan yok... Üstü mavi, altı miss gibi pembe nüfus kağıdını rüyanızda görürsünüz artık. İsterse kestirin kökünden, erkeksiniz olm siz.

Yani sözüm meclisten dışarı kızlar, benim herhangi bir takıntım yok. Kapı gibim erkek yazıyo kocaman infomda. Üstelik soğan erkeği de demiyor. İnanmazlarsa kontrolünden de rahatsız olmam. Ama nolcak sizin bu haliniz, üzülüyom şahsen. Yarın değiştirelim şu infoyu kız oğlan kız yazdıralım deseniz, korkarım hastaneden rapor da ister bu blogger.
Bence siz topluca bu bloggeri terkedin. Yoksa bekaret gitti gider...


Hadi kızlar üzülmeyin artık ağrısız acısız, kansız, kan davasız halloluyor bu işler. ne bekâretinizi hayatınızın erkeğine saklamanın bir anlamı kaldı ne de saklayamadım samanı diye regle münasip düşen mübarek bi takvim günü ayarlamanıza ihtiyaç var artık. vaktiyle çok üzülüp terzi arayanlar, size de müjde. Artık diplomalı tüccar terzilere de gerek kalmadı. Blogger sizi blogunuzun kadını yaptı,bitirdi işi..

Boşuna töre-ristler bekâret raporu arasın dursun. Kız bloggerci oldu mu, olay bitti, geçmiş olsun artık. Hiç info hizmetlerine baktınız mı? Yaş kaç olursa olsun infonuza kadın'ı yapıştırıyor.. Kaydet dediğiniz anda kızlığınız anında iki tıklamayla sizlere ömür. Biraz ön sevişseydik bari deseniz de iş çoktan bitti.

Lan kodumun bloggeri nerden biliyon, belki vermedik hiç kimseye evrak mevrak. Nerden çıkardın hemen kadın olduğumu? deseniz de nafile... "Hayırlı olsun, oldu da bitti maşallah. Şimdi takı törenine geçiyoruz. Blogger'in halasından bir b/yüzük". En azından acaba hamile kalmış mıyımdır? diye dr Haydar Tümen'e sormazsınız artık. Sorar mısınız yoksa kızlar lan?

Merak ediyom bunun ingilizcesi de böyle mi? Mrs. mi yazıyor kafadan. Yani seçenek bırakmadan olayı yaş ve kuru ya bağlamış da Miss. gibi 18+ ları otomatikman kadın mı yapıyor orda da, şahsen bak bunu bilmiyorum.

Sırf kızlara kadın dese iyi adam bağıra çağıra nickim "gay kedi' diyo ama blogger ipler mi anında basmış damgayı erkek diye... demek ki gay blogger olmaya hakkınız falan yok... Üstü mavi, altı miss gibi pembe nüfus kağıdını rüyanızda görürsünüz artık. İsterse kestirin kökünden, erkeksiniz olm siz.

Yani sözüm meclisten dışarı kızlar, benim herhangi bir takıntım yok. Kapı gibim erkek yazıyo kocaman infomda. Üstelik soğan erkeği de demiyor. İnanmazlarsa kontrolünden de rahatsız olmam. Ama nolcak sizin bu haliniz, üzülüyom şahsen. Yarın değiştirelim şu infoyu kız oğlan kız yazdıralım deseniz, korkarım hastaneden rapor da ister bu blogger.
Bence siz topluca bu bloggeri terkedin. Yoksa bekaret gitti gider...

Missipipi kız+oğlan kız çıktı haberiniz var mı?

Hiç yorum yok:
Gossip İbram'ın peşine düştüğü en tehlikeli blogratık (aybolmasın diye yaratık diyemiyos, yoksa ayboluyo ayboluyo...)
Missipipi'nin neden tehlikeli olduğunu nickini bi defa daha okuyun anlarsınız.
Kendisi şahsen şu aralar bodrum'da alemlere akmış, denizkızlarına takmış (pipisi var ya ondan takabiliyo yani) durumda olduğundan muhabirimizi de peşinden tatile gönderdik.

Şimdilik sadece birlikte kiraz yiyip, oje sürüyorlar ve bol bol resim çektiriyorlarmış. Belgesel tadında bir röportaj için Missipipi'nin bikinili pozlarını ele geçirmeyi başardık. Üstsüz ve ipkini pozlar için çalışmalarımız büyük (bayağı büyük yani) bir şevkle sürüyor Ucuz tatile gelmiş ingiliz deniz anaları görüntüyü kapatmasa çektik, çekicez. Ha gayret oğlum kameraman haşmet... Çekicez çekicez de ancak bazı resimleri Missipipisel sorunlar yüzünden photoshopla kapatmamız gerekiceni düşünüyoruz.

Telif hakları sorunu olmazsa siminyapedia ve puccaplopedi ansikolopedisi kaynaklarından da yararlancaz. Haliyle teknik aksamı yüksek olan bu bloggerimize fazla yakınlaşamadığımızdan teleobjektif kullanıcaz mecburen. Paparazzi xörüntülerimiz benzemezse de siz benzetiverin.

Lütfen bizi izlemeye devam edin röntgenci simi+fbi...
Gossip İbram'ın peşine düştüğü en tehlikeli blogratık (aybolmasın diye yaratık diyemiyos, yoksa ayboluyo ayboluyo...)
Missipipi'nin neden tehlikeli olduğunu nickini bi defa daha okuyun anlarsınız.
Kendisi şahsen şu aralar bodrum'da alemlere akmış, denizkızlarına takmış (pipisi var ya ondan takabiliyo yani) durumda olduğundan muhabirimizi de peşinden tatile gönderdik.

Şimdilik sadece birlikte kiraz yiyip, oje sürüyorlar ve bol bol resim çektiriyorlarmış. Belgesel tadında bir röportaj için Missipipi'nin bikinili pozlarını ele geçirmeyi başardık. Üstsüz ve ipkini pozlar için çalışmalarımız büyük (bayağı büyük yani) bir şevkle sürüyor Ucuz tatile gelmiş ingiliz deniz anaları görüntüyü kapatmasa çektik, çekicez. Ha gayret oğlum kameraman haşmet... Çekicez çekicez de ancak bazı resimleri Missipipisel sorunlar yüzünden photoshopla kapatmamız gerekiceni düşünüyoruz.

Telif hakları sorunu olmazsa siminyapedia ve puccaplopedi ansikolopedisi kaynaklarından da yararlancaz. Haliyle teknik aksamı yüksek olan bu bloggerimize fazla yakınlaşamadığımızdan teleobjektif kullanıcaz mecburen. Paparazzi xörüntülerimiz benzemezse de siz benzetiverin.

Lütfen bizi izlemeye devam edin röntgenci simi+fbi...

Ekibe M/Adam arıyoruz...

Hiç yorum yok:


Gossip İbram abi bu aralar o röportaj senin bu bloggeriye benim koşuşturmaktan hayvan terli moduna geçip, pek bi yorgun düştü. "Bu ince iş beni öldürecek" diyerek isyan eden Gossip İbram abi'yle performans kaybı sorunu yaşıyoruz. Blog tanıtım ve yorumu işinde fi sebillilah çalışacak stajyer eleman ve melemanlara ihtiyacımız var.Eğer bu konuda fizik ve coğrafyanıza + blog okuryazarlığı bilginize güveniyorsanız bize bi mail atın. Cv felam istemez, sol cenahtan bi frikik resminizi de ekleyin yeterli:p. Kesinlikle ekibe dahil edilir, yamacımızda yerinizi hemen alırsınız. Gelin başkalarının fütursuz ve küfürsüz dedikodusunu yapma hakkını siz de elde edin.
--------------
Hamiş: Sırası gelen parmak kaldırsın uygulamamız sayesinde isteyen blog yazarları bizi konuk etmek ve yayına sitesi alınsın diye mail atabilir. Gereğini yapar, programa katarız...


Gossip İbram abi bu aralar o röportaj senin bu bloggeriye benim koşuşturmaktan hayvan terli moduna geçip, pek bi yorgun düştü. "Bu ince iş beni öldürecek" diyerek isyan eden Gossip İbram abi'yle performans kaybı sorunu yaşıyoruz. Blog tanıtım ve yorumu işinde fi sebillilah çalışacak stajyer eleman ve melemanlara ihtiyacımız var.Eğer bu konuda fizik ve coğrafyanıza + blog okuryazarlığı bilginize güveniyorsanız bize bi mail atın. Cv felam istemez, sol cenahtan bi frikik resminizi de ekleyin yeterli:p. Kesinlikle ekibe dahil edilir, yamacımızda yerinizi hemen alırsınız. Gelin başkalarının fütursuz ve küfürsüz dedikodusunu yapma hakkını siz de elde edin.
--------------
Hamiş: Sırası gelen parmak kaldırsın uygulamamız sayesinde isteyen blog yazarları bizi konuk etmek ve yayına sitesi alınsın diye mail atabilir. Gereğini yapar, programa katarız...

Gossip İbram'a bayılan Sarhoş Kedi ayılınca ne dedi?

Hiç yorum yok:
Hayırlısıyla, CES ile olan randevumuzu halletlikten sonra portakalı soyduk, başucumuza koyduk, Siz de okudunuz yine hayırlısıyla. Gelecek programda sarhoş kedi ile takılcaz ancak bu aralar tam prozac'lık olduğu için azıcık tırsıyoruz kendisinden. Ayık bir zamanında denk getirmeye çalışıyoruz. Dur bakalım malum günler de geçsin, sakinleşince yayında olcaz demiş ancak sonrasında gelişen olaylar yüzünden dut yemiş bülbül gibim susmuştuk.

Biliyonus bi süredir sarhoş kediyle o depresyon senin bu depresyon benim dolanıyoduk. nihayeti kediyle 3.5 gün 9.5 hafta kafaları çektikten ve sonunda miligram farkıyla benimkinin daha kocaman olduğuna karar verdikten sonra nolduysa, nasıl olduysa artık mutfakta kiraz yiyip çekirdeğini sayma olayına bir son vererek yazımızı yayına verdik...

Öncelikle konuya fiziki bir bakış atacak olursak resimden de görüneceği üzre sarhoş kedi ön bacakları güzel bir kızdır (napalım olm kız başka resmini vermedi, bizde iki bacaklı kedi resmi koyduk) Sarhoş kedi hepimizin için kaderin cilvesi ve bloggerlerin cilvelisidir. iyi ki de öyledir. Severiz kendisini, öpüp okşarız. O da bizi sever, patileriyle pandikler.

Sarhoşluğundan mı, deli cesaretinden midir bilmem Adsız yorumcuların sorun çıkarmasına engel çıkarmaz ama lafını da esirgemez. Laf sokana o da lafını…. Ben Gossip İbram (beyefendi ve kibar adam olarak son yazdığı yazıya gelen tepkiler yüzünden kedinin kalbinin web-cam gibim kırıldığını düşünüyorum.

Aslında her kadın gibi onun da regl zamanına (ay hali-kurt kadın hali) denk düştüğünü sandığım bir yazı (azcık da gossip ibramın) gazı yüzünden. blog camiasında ne kadar kıl tüy saç baş dantel oya yazan bloggers ve alkış tutan hayranları varsa kediyi bi köşeye sıkıştırıp topluca tecavüz ve linç fantezilerine alet etmişlerdir. Atan 1 Karşılıyan 2. Taraflar karşılıklı olarak ayıp etmişlerdir...

Oysa, ben dediydim kızlara sarhoşun mektubu okunmaz diye. Oldu bi kere. Kedinin az dozunu kaçırdığını düşündüğüm, maksadını aşan bu yazısı dolayısıyla aklı selim tepkiler dışında bazı yorumların dozu daha da kaçırılmış ve istenmiyen bir durum (genel koruma hatası - mavi ekran) oluşmuştur.(şahsen ben hemcinsi kadınları eleştirdiği için yine kadınlar tarafından eleştirilmesini anlarım ama neden erkek fan'ların toplu halde kediye döşendiğini anlayabilmiş değilim...)

Şahsen ve bilhassa bloglarda sevmek ve sevişmek taraftarı olan Gossip İbram abimiz bu tür kapışmalara pek anlam veremektedir. Şeyyni xXim derken bile birbirimize tatlı tatlı geçirelim. gelin dostlar birlikte orgasm olalım felsefesine düstur edinen İbram abi bu olaya fena halde içerlemiş. 3 gün eli herhangi bişi tutmadığı için bi işin ucundan da tutamamıştır. Haliyle ülke ekonomisinde de bu yüzden işgücü kaybı oluşmuştur.

Bu sıra depresyon sorunlarına kafayı takan sarhoş kediye "bırak bu felsefik durumları baba erenler gibi relax ol". "Acıdı ama geçti.. sen bize değdirdin accık, biz de topluca tahrik olduk tadını kaçırdık" diyor elimizde birkaç kutu lokum, şekerleme ile gönlünü alıyor o bacakları tekrar sahnede görmek istediğimizi belirtiyoruz..

Arada bir "yemekteyiz programına çıkçam, kendim dahil canlı yayında herkesi zehirlicem" kabilinden akıl sıyırtmaları sergiliyen sarhoş kediye "Bak TV'lere çıkamadın ama bi şekilde meşhur oldun. Klavyesinde X tuşu basan adsız ve bahtsız bedeviler bile sana y/korum yapmaya koştu. Artık susma kedi! sen sustukça korkarım sıra bize gelecek" diyerek sizi sarhoş mart kedisi senfonileri ile başbaşa bırakıyoruz.

Kedi Miyav dedi:
http://sarhosuzsarhossunuz.blogspot.com/2009/05/istanbulda-bir-turist-sarhoskedi
.html


Not: resimdeki bacaklar sarhoş kedi'nin sitesinden alınmıştır. guugle'dan araklama değildir. kendinin bacakları herhal:) güzel lan...
Not2: bu röportaj kifayetsiz oldu okuyucu. bence sen kedinin blogunu bi güssel kendin gez...
Hayırlısıyla, CES ile olan randevumuzu halletlikten sonra portakalı soyduk, başucumuza koyduk, Siz de okudunuz yine hayırlısıyla. Gelecek programda sarhoş kedi ile takılcaz ancak bu aralar tam prozac'lık olduğu için azıcık tırsıyoruz kendisinden. Ayık bir zamanında denk getirmeye çalışıyoruz. Dur bakalım malum günler de geçsin, sakinleşince yayında olcaz demiş ancak sonrasında gelişen olaylar yüzünden dut yemiş bülbül gibim susmuştuk.

Biliyonus bi süredir sarhoş kediyle o depresyon senin bu depresyon benim dolanıyoduk. nihayeti kediyle 3.5 gün 9.5 hafta kafaları çektikten ve sonunda miligram farkıyla benimkinin daha kocaman olduğuna karar verdikten sonra nolduysa, nasıl olduysa artık mutfakta kiraz yiyip çekirdeğini sayma olayına bir son vererek yazımızı yayına verdik...

Öncelikle konuya fiziki bir bakış atacak olursak resimden de görüneceği üzre sarhoş kedi ön bacakları güzel bir kızdır (napalım olm kız başka resmini vermedi, bizde iki bacaklı kedi resmi koyduk) Sarhoş kedi hepimizin için kaderin cilvesi ve bloggerlerin cilvelisidir. iyi ki de öyledir. Severiz kendisini, öpüp okşarız. O da bizi sever, patileriyle pandikler.

Sarhoşluğundan mı, deli cesaretinden midir bilmem Adsız yorumcuların sorun çıkarmasına engel çıkarmaz ama lafını da esirgemez. Laf sokana o da lafını…. Ben Gossip İbram (beyefendi ve kibar adam olarak son yazdığı yazıya gelen tepkiler yüzünden kedinin kalbinin web-cam gibim kırıldığını düşünüyorum.

Aslında her kadın gibi onun da regl zamanına (ay hali-kurt kadın hali) denk düştüğünü sandığım bir yazı (azcık da gossip ibramın) gazı yüzünden. blog camiasında ne kadar kıl tüy saç baş dantel oya yazan bloggers ve alkış tutan hayranları varsa kediyi bi köşeye sıkıştırıp topluca tecavüz ve linç fantezilerine alet etmişlerdir. Atan 1 Karşılıyan 2. Taraflar karşılıklı olarak ayıp etmişlerdir...

Oysa, ben dediydim kızlara sarhoşun mektubu okunmaz diye. Oldu bi kere. Kedinin az dozunu kaçırdığını düşündüğüm, maksadını aşan bu yazısı dolayısıyla aklı selim tepkiler dışında bazı yorumların dozu daha da kaçırılmış ve istenmiyen bir durum (genel koruma hatası - mavi ekran) oluşmuştur.(şahsen ben hemcinsi kadınları eleştirdiği için yine kadınlar tarafından eleştirilmesini anlarım ama neden erkek fan'ların toplu halde kediye döşendiğini anlayabilmiş değilim...)

Şahsen ve bilhassa bloglarda sevmek ve sevişmek taraftarı olan Gossip İbram abimiz bu tür kapışmalara pek anlam veremektedir. Şeyyni xXim derken bile birbirimize tatlı tatlı geçirelim. gelin dostlar birlikte orgasm olalım felsefesine düstur edinen İbram abi bu olaya fena halde içerlemiş. 3 gün eli herhangi bişi tutmadığı için bi işin ucundan da tutamamıştır. Haliyle ülke ekonomisinde de bu yüzden işgücü kaybı oluşmuştur.

Bu sıra depresyon sorunlarına kafayı takan sarhoş kediye "bırak bu felsefik durumları baba erenler gibi relax ol". "Acıdı ama geçti.. sen bize değdirdin accık, biz de topluca tahrik olduk tadını kaçırdık" diyor elimizde birkaç kutu lokum, şekerleme ile gönlünü alıyor o bacakları tekrar sahnede görmek istediğimizi belirtiyoruz..

Arada bir "yemekteyiz programına çıkçam, kendim dahil canlı yayında herkesi zehirlicem" kabilinden akıl sıyırtmaları sergiliyen sarhoş kediye "Bak TV'lere çıkamadın ama bi şekilde meşhur oldun. Klavyesinde X tuşu basan adsız ve bahtsız bedeviler bile sana y/korum yapmaya koştu. Artık susma kedi! sen sustukça korkarım sıra bize gelecek" diyerek sizi sarhoş mart kedisi senfonileri ile başbaşa bırakıyoruz.

Kedi Miyav dedi:
http://sarhosuzsarhossunuz.blogspot.com/2009/05/istanbulda-bir-turist-sarhoskedi
.html


Not: resimdeki bacaklar sarhoş kedi'nin sitesinden alınmıştır. guugle'dan araklama değildir. kendinin bacakları herhal:) güzel lan...
Not2: bu röportaj kifayetsiz oldu okuyucu. bence sen kedinin blogunu bi güssel kendin gez...

Al Siminya'yı ver Pucca'yı

15 yorum:

Yazık di mi lan... kızları da beni de delirttinis sonunda... bak nası üzüldüler, büzüldüler sonra gerinip bi güzel d üzdüler sizi/bizi.. Kırk yıllık kanlı bıçaklı simi ile pucca'ya ittifak da yaptırdınız ya helal olsun. iyi mi oldu şimdi, mubarek günde ben de fırça kaycam durduk yerde size..

Seks oyuncağı oldunuz yarım şeyli kısların ellerinde be. Xip_oktular hepimize. Yuf size! benim adsız kahramanlarım.. kamuoyu önünde öptüler happymizi.. Onurumuz yerlerde süründü be. Adsızlık'da bi ekoldü, fena çizdirdiniz karizmamızı. Yazıklar olsun. Tüm adsız fantezilerimin içine ettirdiniz. Fantastik rüyalarımı kâbusa çevirdiniz.

Ama, ama ben sölemiştim böyle olcanı... Bu kıslar öyle eski bildiğiniz kıslardan değil oğlum. Sokakta laf atıp "bi kere vercen mi?" deyince gidip evde 2 gün salya sümük ağlıcak ya da versem mi vermesem mi diye papatya falına bakacak kız mı kaldı. Sen at lafı istiklalin ortasında "çıkar bi bamyaya bakim beğenirsem belki veririm" demezlerse nolim? Çıkarabilcez mi, güvenebiliyos mu o kadar kendimize. Görmüyonus mu bunlar aşağı mahallede ortalığı kan götürse, yukarı mahallede anadonu acansı gibi utanmadan yazıyolar. A benim akılsız yandaşlarım oldu mu bu şimdi, bu işkence cefa bize reva mı yani?

Ben size demiştim bu kızların dillerinin kemiği yok. Oysa siz bu kemiksiz lafını oral fantezileriniz için mi söyledim sandınız? Lan o kısların pipisi yoktur ama diliyle öperler sizi... Akıllı olun biraz.. Gördünüz mü nasıl kodu mu oturtuyorlar. Bunların içinde bizzat ppim var diyeni bile var.She-mal oğlum bunlar she-mal:p

Ayrıca hayran kitleleri var yavrum bunların. O yüzden düzenli mm kontrolüne gidiyolar kanser, manser olmasınlar diye. Tabi kütleleri de peşinden... Size bize benzerler mi, hepsinin arkasında koca-man kamuoyu desteği var. Üstelik hemcinslerinden. Yani benim arkamda sizin desteğinizi hissedince tırstığım gibi tırsmalarına da gerek yok. Kız kıza ürkmeden estek, köstek, destek veriyolar birbirlerine.

Bu kızların sizin bizim gibi 3-5 fakir ama gururlu okuyucuları yok ki. Seçime girseler Avrupa'da haritaların rengi değişir.. Yarın Beyoğlu'ndayım deseler Beyoğlu karışır.. Kulüpleri, Fan'ları var bunların. Ay! sıcak bastı deseler, püfür püfür, üfüre üfüre, fanları eteklerini havalandırır da 3 gün rüzgarı kesilmez yellozların... Bunların cler le yıkanmış ahenkle danseden saçları, az çalkalayınca kafa karıştıran mıçları, ve gayporn sitelerden bilişim suçları da eksik değildir.

Ben anket ayağına gaz verip onları birbirine düşürcem diye uğraşıyorum. Siz ne halt ettiniz de birleştirip, ittifak ettirdiniz bu kızlara... Bloglara koydukları muzur resimlere bakıcanız mesela: "ah pek güzel de olmuşsun, bu stil seni açmış (biraz daha açsanız)" diceniz, usul usul, tatlı tatlı giydirceniz. Ama sizin aklınız nerdee, oynarken şeyinizi kestirirsiniz işte böyle.

Noldu işte, bi şeyim beceremediniz. Küfredin bakalım boşuna. Siz yorumcusundan tecavüze uğrayıp, hamile kalan blog yazarı gördünüz mü? Yok di mi... Fermuarını boşa açtığınız ağzınızın.. Tabi, malsınız işte benim gibi siz yorum deyince sevi-yorum anlamıyonus ki. Hadi gidin, "şu kıslara az yorum yazın akıllansınlar" dedik mi, hepiniz topluca açık açık koyu-yorum luyorsunuz...

Örneğin mesela: "Simicim yazdıklarını çok sevi-yorum diyenlere bişi diyo mu kız. Ay! çok merci-dabık bık dışında laf çıkmaz ağzından. Ya şu pucca "sana dapı-yorum" deyince bozuluyo mu kız? E bozulmuyo da, bozmuyo da... Ama sen tutar da soyu-yorum, koyu-yorum tarzı yorum yaparsan, o da haliyle "acık da sen dön - mala bi bakalım" dicek... Olum bunlarda protez bilem olması mümkün (nası bu kadar protest yazabilcekler yoksa). Ne diye bulaşıyonus, beni de bulaştırıyonus. Başımı, sa-çımı belaya sokuyonus.

Adsız cengaverlerim.... koman yiyiTlerim.. .urun.. spartalılarım, gonyalılarım, atinalılarım...
ğsünüzü sevim bulaşmayın şu kızlara. Felaket sevişiyolar, sövüşüyolar olm bunlar... Her bi haltı öğrenmişlerdir boy friendlerinden. Oynamaya gelmez, blöfe gelmez. Sen bi koyarsan o iki posta kayar kaybeden yine biz oluruz.

Yapmayın yiyiTlerim.. Ne demiştim ben sizlere ağzı iyi şey yapan kızlardan korkucan... Sizin yüzünüzden benim de bi yerlerim hala acıyo bak... Ellemeyin şu She-mal'lara. İbram abinizi dinleyin d üzülmeyin.

Yazık di mi lan... kızları da beni de delirttinis sonunda... bak nası üzüldüler, büzüldüler sonra gerinip bi güzel d üzdüler sizi/bizi.. Kırk yıllık kanlı bıçaklı simi ile pucca'ya ittifak da yaptırdınız ya helal olsun. iyi mi oldu şimdi, mubarek günde ben de fırça kaycam durduk yerde size..

Seks oyuncağı oldunuz yarım şeyli kısların ellerinde be. Xip_oktular hepimize. Yuf size! benim adsız kahramanlarım.. kamuoyu önünde öptüler happymizi.. Onurumuz yerlerde süründü be. Adsızlık'da bi ekoldü, fena çizdirdiniz karizmamızı. Yazıklar olsun. Tüm adsız fantezilerimin içine ettirdiniz. Fantastik rüyalarımı kâbusa çevirdiniz.

Ama, ama ben sölemiştim böyle olcanı... Bu kıslar öyle eski bildiğiniz kıslardan değil oğlum. Sokakta laf atıp "bi kere vercen mi?" deyince gidip evde 2 gün salya sümük ağlıcak ya da versem mi vermesem mi diye papatya falına bakacak kız mı kaldı. Sen at lafı istiklalin ortasında "çıkar bi bamyaya bakim beğenirsem belki veririm" demezlerse nolim? Çıkarabilcez mi, güvenebiliyos mu o kadar kendimize. Görmüyonus mu bunlar aşağı mahallede ortalığı kan götürse, yukarı mahallede anadonu acansı gibi utanmadan yazıyolar. A benim akılsız yandaşlarım oldu mu bu şimdi, bu işkence cefa bize reva mı yani?

Ben size demiştim bu kızların dillerinin kemiği yok. Oysa siz bu kemiksiz lafını oral fantezileriniz için mi söyledim sandınız? Lan o kısların pipisi yoktur ama diliyle öperler sizi... Akıllı olun biraz.. Gördünüz mü nasıl kodu mu oturtuyorlar. Bunların içinde bizzat ppim var diyeni bile var.She-mal oğlum bunlar she-mal:p

Ayrıca hayran kitleleri var yavrum bunların. O yüzden düzenli mm kontrolüne gidiyolar kanser, manser olmasınlar diye. Tabi kütleleri de peşinden... Size bize benzerler mi, hepsinin arkasında koca-man kamuoyu desteği var. Üstelik hemcinslerinden. Yani benim arkamda sizin desteğinizi hissedince tırstığım gibi tırsmalarına da gerek yok. Kız kıza ürkmeden estek, köstek, destek veriyolar birbirlerine.

Bu kızların sizin bizim gibi 3-5 fakir ama gururlu okuyucuları yok ki. Seçime girseler Avrupa'da haritaların rengi değişir.. Yarın Beyoğlu'ndayım deseler Beyoğlu karışır.. Kulüpleri, Fan'ları var bunların. Ay! sıcak bastı deseler, püfür püfür, üfüre üfüre, fanları eteklerini havalandırır da 3 gün rüzgarı kesilmez yellozların... Bunların cler le yıkanmış ahenkle danseden saçları, az çalkalayınca kafa karıştıran mıçları, ve gayporn sitelerden bilişim suçları da eksik değildir.

Ben anket ayağına gaz verip onları birbirine düşürcem diye uğraşıyorum. Siz ne halt ettiniz de birleştirip, ittifak ettirdiniz bu kızlara... Bloglara koydukları muzur resimlere bakıcanız mesela: "ah pek güzel de olmuşsun, bu stil seni açmış (biraz daha açsanız)" diceniz, usul usul, tatlı tatlı giydirceniz. Ama sizin aklınız nerdee, oynarken şeyinizi kestirirsiniz işte böyle.

Noldu işte, bi şeyim beceremediniz. Küfredin bakalım boşuna. Siz yorumcusundan tecavüze uğrayıp, hamile kalan blog yazarı gördünüz mü? Yok di mi... Fermuarını boşa açtığınız ağzınızın.. Tabi, malsınız işte benim gibi siz yorum deyince sevi-yorum anlamıyonus ki. Hadi gidin, "şu kıslara az yorum yazın akıllansınlar" dedik mi, hepiniz topluca açık açık koyu-yorum luyorsunuz...

Örneğin mesela: "Simicim yazdıklarını çok sevi-yorum diyenlere bişi diyo mu kız. Ay! çok merci-dabık bık dışında laf çıkmaz ağzından. Ya şu pucca "sana dapı-yorum" deyince bozuluyo mu kız? E bozulmuyo da, bozmuyo da... Ama sen tutar da soyu-yorum, koyu-yorum tarzı yorum yaparsan, o da haliyle "acık da sen dön - mala bi bakalım" dicek... Olum bunlarda protez bilem olması mümkün (nası bu kadar protest yazabilcekler yoksa). Ne diye bulaşıyonus, beni de bulaştırıyonus. Başımı, sa-çımı belaya sokuyonus.

Adsız cengaverlerim.... koman yiyiTlerim.. .urun.. spartalılarım, gonyalılarım, atinalılarım...
ğsünüzü sevim bulaşmayın şu kızlara. Felaket sevişiyolar, sövüşüyolar olm bunlar... Her bi haltı öğrenmişlerdir boy friendlerinden. Oynamaya gelmez, blöfe gelmez. Sen bi koyarsan o iki posta kayar kaybeden yine biz oluruz.

Yapmayın yiyiTlerim.. Ne demiştim ben sizlere ağzı iyi şey yapan kızlardan korkucan... Sizin yüzünüzden benim de bi yerlerim hala acıyo bak... Ellemeyin şu She-mal'lara. İbram abinizi dinleyin d üzülmeyin.

izleyiciler üzerine sapık düşüncelerim

21 yorum:

Affet beni izleyici...
Ne nickine bakındım ne de resmine. ama itiraf ediyorum ki ben bir sapıkım. senin üzerine sayısız ve sayılı hayaller kurdum. sapıkım dedimse öyle elalemin profil resmine OHŞ diyenlerden değilim. benim sadece sayısal saplantılarım dışında kötü bir niyetim yoktur valahi..

Ama merak bu ya... ilk ve tek, en birinci izleyicimi çok merak etmiştim önceleri.. sonra 4 bayan izleyicim olsa dedim (nikâhı da bastım mı tamam demedim).. ardından 8 incim kim olacak diye düşündüm..14ncü ile tavla, 21nci ile okey oynadım. 31nciyi büyük bir merakla bekledim... 47nci ile çay içmeye gitseydik, 54ncü ile kırlarda gezseydik, 59ncu ile top oynasaydık dedim..

62ciden romantik tavşan yaptığımı kendisi dahil hiç kimse bilmedi... 69uncu izleyicim erkek çıktı kısmetsizdim... seks&sekizinci izleyicim ne çok sevmiştim seni. (ne iyi komşumuzdun fahri ye abla(*) gibi... 99luk tesbih gibi dizildiniz hepiniz. sonra sevgili izleyici kitlem biri daha geldi ve ben artık size 100 verdim... hepiniz benim gibi yüzsüz değilsiniz... 100lüsünüz artık sevgili izleyicilerim. mutluyum sizinle, içim dışım, kıpır kıpır, heyecanlıyım...

bazılarınızın puzzle gibi yerlerini değiştirmek istedim...
hani, şu nickli arkadaş tam da şu rakamlı hayalime yakışırdı diye. ama bana blogger'in bir oyunu mu bu diyerek, sıra değiştirme engelli kaderime sonunda razı geldim...

Çok kıymetli, pek muhterem sevgili izleyicilerim...
diziliş sırası neresi olursa olsun bence 1 numara olanınızın yeri başkadır. onu bir ben bilirim... (hepiniz benim için 1 numarasınız diyerek yağ da yakim de 1 numara kim acaba diye yarınki gasteleri kapışın siz) Kendiniz veya birbiriniz için kurgu yapabilirsiniz, hiç gücenmem... "ben kaç'tım acaba?" diyerekten kurduğunuz fantezileri bile özenle okurum:) Öyle ya ,kimbilir ben sizin listenizde kaçıncı köftehorumdur....

Sizleri severim. pek çok severim... Hissetsenizde, hissetmesenizde...
____________________________________
Şiiit...leyn: Tüm sayısal veriler kurgusaldır. parmakla izleyici kitlemi sayıp "bak kız ibram sana ne demiş" diye b..k atan eşektir.

Affet beni izleyici...
Ne nickine bakındım ne de resmine. ama itiraf ediyorum ki ben bir sapıkım. senin üzerine sayısız ve sayılı hayaller kurdum. sapıkım dedimse öyle elalemin profil resmine OHŞ diyenlerden değilim. benim sadece sayısal saplantılarım dışında kötü bir niyetim yoktur valahi..

Ama merak bu ya... ilk ve tek, en birinci izleyicimi çok merak etmiştim önceleri.. sonra 4 bayan izleyicim olsa dedim (nikâhı da bastım mı tamam demedim).. ardından 8 incim kim olacak diye düşündüm..14ncü ile tavla, 21nci ile okey oynadım. 31nciyi büyük bir merakla bekledim... 47nci ile çay içmeye gitseydik, 54ncü ile kırlarda gezseydik, 59ncu ile top oynasaydık dedim..

62ciden romantik tavşan yaptığımı kendisi dahil hiç kimse bilmedi... 69uncu izleyicim erkek çıktı kısmetsizdim... seks&sekizinci izleyicim ne çok sevmiştim seni. (ne iyi komşumuzdun fahri ye abla(*) gibi... 99luk tesbih gibi dizildiniz hepiniz. sonra sevgili izleyici kitlem biri daha geldi ve ben artık size 100 verdim... hepiniz benim gibi yüzsüz değilsiniz... 100lüsünüz artık sevgili izleyicilerim. mutluyum sizinle, içim dışım, kıpır kıpır, heyecanlıyım...

bazılarınızın puzzle gibi yerlerini değiştirmek istedim...
hani, şu nickli arkadaş tam da şu rakamlı hayalime yakışırdı diye. ama bana blogger'in bir oyunu mu bu diyerek, sıra değiştirme engelli kaderime sonunda razı geldim...

Çok kıymetli, pek muhterem sevgili izleyicilerim...
diziliş sırası neresi olursa olsun bence 1 numara olanınızın yeri başkadır. onu bir ben bilirim... (hepiniz benim için 1 numarasınız diyerek yağ da yakim de 1 numara kim acaba diye yarınki gasteleri kapışın siz) Kendiniz veya birbiriniz için kurgu yapabilirsiniz, hiç gücenmem... "ben kaç'tım acaba?" diyerekten kurduğunuz fantezileri bile özenle okurum:) Öyle ya ,kimbilir ben sizin listenizde kaçıncı köftehorumdur....

Sizleri severim. pek çok severim... Hissetsenizde, hissetmesenizde...
____________________________________
Şiiit...leyn: Tüm sayısal veriler kurgusaldır. parmakla izleyici kitlemi sayıp "bak kız ibram sana ne demiş" diye b..k atan eşektir.

hiçbir blogger bu kadar çıplak yazamazdı

10 yorum:
99 değil ama 100 kişi beni izlerse halka açılma işine hız vereceğime dair kendime bir sözüm vardı. hayırlısıyla bu sayıya ulaştık... şimdi meraksız bakışlarınız altında gömleğimden bir düğme daha çözebilirim... biraz daha seyredin bakalım içimde neler var.. teşhircilikse biz de yaparız teşhirin alâsını...

Yalnız bir konuda anlaşalım. yazının sonuna doğru "çok da göstermedin be ibram" elimiz böğrümüzde kaldı deyip, cümle alem içinde kadın argosu kullanmak yasak (yaşanmıştır!)
Şimdi birkaç düğmeyi daha usulca açarsak; az daha içerilere doğru baktığınızda adı sevdiklerimin adıyla çarpan, bu yüzden de aritmi problemi olan pompamsı bir şey göreceksiniz.(pompa deyince çalışan aklınızı seveyim). hani tek görevi kanı beynimize ve malum yerimize pompalamak olmayan, nasıl oluyorsa duygularımızı da yüklenen kanlı canlı, hayatımızın bitip bitmediği ondan sorulan et parçasından söz ediyorum.
Tamam işte... işte orası. Ah! kalbim. sizleri seven yerim. sizlere dokunurken ürperip, en az sizin kadar titreyen yerim. Buldunuz! Şahsen usul usul dokunmanızı, sevip okşamanızı isteyebileceğim iki şeyden birisidir kendisi. Lütfen özen gösteriniz. Cam değildir ama herkesinki kadar kolay kırılabilir. Sizi severse ikimizi de uçurabilecek kadar heyecanla, aşkla, şevkle çalışabilir. Terkedilmelere karşı dayanıksızdır, darbelere aldırır, üzülür, kanar.... Ölürüm sonra bak....
Biliyorum aklınız, fikriniz daha içerilerde birşeyler bulabilmek arzusu ile yanıp tutuşuyor. Hani olur ya kalbimin misafirini falan merak ediyorsunuzdur. "Xximde bile değil ibram, napim lan senin kalbini?" diyenlerinize kulaklarımı tıkıyorum. Ne yapayım abazansam, benim de romantik olduğu kadar küstah hayallerim olamaz mı?
Şimdi lütfen ellerinizi kalbimden akciğerlerime, oradan böbreklerime ve daha aşağılara doğru uzanmaktan vazgeçirin. Ne yapacaksınız ciğerlerime doldurduğum havayı hangi Havva'nın adını sayıklayarak içime çektiğimi? İçtiğim suyu yudumlarken kimi düşündüğümü, böbreğimden süzülen çayı, hangi çay bahçesinde denize karşı kiminle içtiğimi mi merak ediyorsunuz. Ama o kadar da içişlerime karışmayın canım. Kim demiş Süheyla'yı... (*)

Hadi gelin az yukarılara da çıkalım. Sevip, okşamanızdan, dokunup, oynamanızdan hoşlanan ikinci parçamla tanıştırayım sizi. Kocaman, sert bir kutunun içerisinde ama yumuşacıktır kendisi. Buyrun! beynim. Tıpkı sizinkine benzer (gerçi onun da dişisi erkeği var diyorlar ama). Hani aklımızı içine sakladığımız. Görebiliyor musunuz? Nasıl haince sırıtıyor değil mi? Sizinle dansetmeyi seviyor kerata. İzleyicisi tarafından şımartılmak ve egosu okşanmak nasıl da hoşuna gidiyor...
Ya.... İşte böyleyken böyle sevgili izleyicilerim. Bloglarda ilk defa bir blogger sizlere başkalarının gösteremediği kadar açık saçık yerlerini teşhir ediyor. Henüz "ben onun ciğerini bilirim" diyemiyorsunuz hakkımda ama "geçen gün ibram'ın aklını okudum, kalbine girdim, dolaştım, kanki olduk."diyebilirsiniz.

Hatta "birlikte zihninde çay demleyip içtik" demeniz bile mümkün... Bu kıyağımı da unutmazsınız artık.
99 değil ama 100 kişi beni izlerse halka açılma işine hız vereceğime dair kendime bir sözüm vardı. hayırlısıyla bu sayıya ulaştık... şimdi meraksız bakışlarınız altında gömleğimden bir düğme daha çözebilirim... biraz daha seyredin bakalım içimde neler var.. teşhircilikse biz de yaparız teşhirin alâsını...

Yalnız bir konuda anlaşalım. yazının sonuna doğru "çok da göstermedin be ibram" elimiz böğrümüzde kaldı deyip, cümle alem içinde kadın argosu kullanmak yasak (yaşanmıştır!)
Şimdi birkaç düğmeyi daha usulca açarsak; az daha içerilere doğru baktığınızda adı sevdiklerimin adıyla çarpan, bu yüzden de aritmi problemi olan pompamsı bir şey göreceksiniz.(pompa deyince çalışan aklınızı seveyim). hani tek görevi kanı beynimize ve malum yerimize pompalamak olmayan, nasıl oluyorsa duygularımızı da yüklenen kanlı canlı, hayatımızın bitip bitmediği ondan sorulan et parçasından söz ediyorum.
Tamam işte... işte orası. Ah! kalbim. sizleri seven yerim. sizlere dokunurken ürperip, en az sizin kadar titreyen yerim. Buldunuz! Şahsen usul usul dokunmanızı, sevip okşamanızı isteyebileceğim iki şeyden birisidir kendisi. Lütfen özen gösteriniz. Cam değildir ama herkesinki kadar kolay kırılabilir. Sizi severse ikimizi de uçurabilecek kadar heyecanla, aşkla, şevkle çalışabilir. Terkedilmelere karşı dayanıksızdır, darbelere aldırır, üzülür, kanar.... Ölürüm sonra bak....
Biliyorum aklınız, fikriniz daha içerilerde birşeyler bulabilmek arzusu ile yanıp tutuşuyor. Hani olur ya kalbimin misafirini falan merak ediyorsunuzdur. "Xximde bile değil ibram, napim lan senin kalbini?" diyenlerinize kulaklarımı tıkıyorum. Ne yapayım abazansam, benim de romantik olduğu kadar küstah hayallerim olamaz mı?
Şimdi lütfen ellerinizi kalbimden akciğerlerime, oradan böbreklerime ve daha aşağılara doğru uzanmaktan vazgeçirin. Ne yapacaksınız ciğerlerime doldurduğum havayı hangi Havva'nın adını sayıklayarak içime çektiğimi? İçtiğim suyu yudumlarken kimi düşündüğümü, böbreğimden süzülen çayı, hangi çay bahçesinde denize karşı kiminle içtiğimi mi merak ediyorsunuz. Ama o kadar da içişlerime karışmayın canım. Kim demiş Süheyla'yı... (*)

Hadi gelin az yukarılara da çıkalım. Sevip, okşamanızdan, dokunup, oynamanızdan hoşlanan ikinci parçamla tanıştırayım sizi. Kocaman, sert bir kutunun içerisinde ama yumuşacıktır kendisi. Buyrun! beynim. Tıpkı sizinkine benzer (gerçi onun da dişisi erkeği var diyorlar ama). Hani aklımızı içine sakladığımız. Görebiliyor musunuz? Nasıl haince sırıtıyor değil mi? Sizinle dansetmeyi seviyor kerata. İzleyicisi tarafından şımartılmak ve egosu okşanmak nasıl da hoşuna gidiyor...
Ya.... İşte böyleyken böyle sevgili izleyicilerim. Bloglarda ilk defa bir blogger sizlere başkalarının gösteremediği kadar açık saçık yerlerini teşhir ediyor. Henüz "ben onun ciğerini bilirim" diyemiyorsunuz hakkımda ama "geçen gün ibram'ın aklını okudum, kalbine girdim, dolaştım, kanki olduk."diyebilirsiniz.

Hatta "birlikte zihninde çay demleyip içtik" demeniz bile mümkün... Bu kıyağımı da unutmazsınız artık.

pes: beceremiyorum, benden bu kadar

11 yorum:

Yok olmayacak...
Artık kesin olarak emin oldum ki ben bu işi beceremeyeceğim. Dene, dene nereye kadar. Benim de bir canım var. Bu kadar zorlamanın da bir anlamı yok ki. Bi insanın ne olursa olsun, iyi kötü içinden gelecek. Öyle mektebinde okumak veya üç beş blog yazmakla olmuyor, beceremiyorum.

Oysa "bunu yazan tosun, okumaya da doysun" kabilinden bir çok hela yazısı okumuşluğum var. Bi sürü sakıncalı 18+ blog da okudum, ııh yemedi...
En son kadınlar için argo sözlüğünü hatmettim, onu da kadınlar için abazanlar yazmış zannımca. Yani o kadar argo bilen ve sarfedebilen bir kadını 2-3 cümleden sonra e-5 de kamyoncular törenle ırzına geçip telef eder diye düşünüyorum. Ben desem, benim sonum da sakat yani. E5 de yani. Şeederler adamı yani.

Hal böyle olunca, düşündüm taşındım. Bloglarımın içinde azıcık da olsa kullandığım "kodumun, şettiğimin, s.q" tarzındaki kelimelerle ben kızlar kategorisinde bile yarışmam. Ben ki; halâ "ma" hecesinin hece tablosunda karşılığının yine "ma" olduğu, i-s-k harfleriyle sadece "kis" yazılabilen günlerde kalmış bir neslin tükenmek üzere olan ve pandalar gibi koruma kapsamına alınması gereken naçiz bir evladıyım.
Olmuyor, napim. Dal ne kadar sarkarsa sarksın, kartal bu kadar kalkar. Pes ediyorum. Yenildik ey halkım, unutabilirsin bizi...

Yazdıklarına (sözde) kızdığım bazı blog yazarları: hani şu, sizlere maçası adını yazmaya yemeyip de ince saz senfonisinden adsız olarak küfreden yorumcularınızdan biri olarak hakaret yazacak olsam ne yazabilirdim düşüncesiyle en bi ayıp, iğrenç, tu kaka cümlemi bırakıyorum:

-pipim poponusa girsin e mi!..

Yok olmayacak...
Artık kesin olarak emin oldum ki ben bu işi beceremeyeceğim. Dene, dene nereye kadar. Benim de bir canım var. Bu kadar zorlamanın da bir anlamı yok ki. Bi insanın ne olursa olsun, iyi kötü içinden gelecek. Öyle mektebinde okumak veya üç beş blog yazmakla olmuyor, beceremiyorum.

Oysa "bunu yazan tosun, okumaya da doysun" kabilinden bir çok hela yazısı okumuşluğum var. Bi sürü sakıncalı 18+ blog da okudum, ııh yemedi...
En son kadınlar için argo sözlüğünü hatmettim, onu da kadınlar için abazanlar yazmış zannımca. Yani o kadar argo bilen ve sarfedebilen bir kadını 2-3 cümleden sonra e-5 de kamyoncular törenle ırzına geçip telef eder diye düşünüyorum. Ben desem, benim sonum da sakat yani. E5 de yani. Şeederler adamı yani.

Hal böyle olunca, düşündüm taşındım. Bloglarımın içinde azıcık da olsa kullandığım "kodumun, şettiğimin, s.q" tarzındaki kelimelerle ben kızlar kategorisinde bile yarışmam. Ben ki; halâ "ma" hecesinin hece tablosunda karşılığının yine "ma" olduğu, i-s-k harfleriyle sadece "kis" yazılabilen günlerde kalmış bir neslin tükenmek üzere olan ve pandalar gibi koruma kapsamına alınması gereken naçiz bir evladıyım.
Olmuyor, napim. Dal ne kadar sarkarsa sarksın, kartal bu kadar kalkar. Pes ediyorum. Yenildik ey halkım, unutabilirsin bizi...

Yazdıklarına (sözde) kızdığım bazı blog yazarları: hani şu, sizlere maçası adını yazmaya yemeyip de ince saz senfonisinden adsız olarak küfreden yorumcularınızdan biri olarak hakaret yazacak olsam ne yazabilirdim düşüncesiyle en bi ayıp, iğrenç, tu kaka cümlemi bırakıyorum:

-pipim poponusa girsin e mi!..

Ayık zamanında denk getirebilirsek: Sarhoş kedi'yle beraber olcaz

Hiç yorum yok:
Hayırlısıyla, CES ile olan randevumuzu halletik. Portakalı soyduk, başucumuza koyduk, Siz de okudunuz yine hayırlısıy'LAN Gelecek programda sarhoş kedi ile takılcaz.

Bu aralar tam prozac'lık olduğu için azıcık tırsıyoruz kendisinden. Ayık bir zamanında denk getirmeye çalışıyoruz. Du bakalım malum günler de geçsin, sakinleşince yayında olcaz...


Not
: resimdeki bacaklar sarhoş kedi'nin sitesinden alınmıştır. guugle'dan araklama değildir. kendinin bacakları herhal:) bakiciz artık. güzel lan...


Okuyucuya mühim not: İbrahim bey'in özel işleri yüzünden gossip ibram'ın performans çalışmaları gecikiyor. Sabrınıza hayranım... gelicez.. du az daha sonra...
Hazırlanın Geliyorum:
Emine ALBAYRAK - bi dost -Uzağa Giden Kadın - Hayal Meyal
Gözüm üzerinizde:
Yosun - Kim gölgesinden kaçabilir ki - devenin bale pabucu - Plesenta - MİM
Sürpriz Olabilir:
e-serdarK - voodogirl -ramazan - Hakkı süha - biggeee

Hayırlısıyla, CES ile olan randevumuzu halletik. Portakalı soyduk, başucumuza koyduk, Siz de okudunuz yine hayırlısıy'LAN Gelecek programda sarhoş kedi ile takılcaz.

Bu aralar tam prozac'lık olduğu için azıcık tırsıyoruz kendisinden. Ayık bir zamanında denk getirmeye çalışıyoruz. Du bakalım malum günler de geçsin, sakinleşince yayında olcaz...


Not
: resimdeki bacaklar sarhoş kedi'nin sitesinden alınmıştır. guugle'dan araklama değildir. kendinin bacakları herhal:) bakiciz artık. güzel lan...


Okuyucuya mühim not: İbrahim bey'in özel işleri yüzünden gossip ibram'ın performans çalışmaları gecikiyor. Sabrınıza hayranım... gelicez.. du az daha sonra...
Hazırlanın Geliyorum:
Emine ALBAYRAK - bi dost -Uzağa Giden Kadın - Hayal Meyal
Gözüm üzerinizde:
Yosun - Kim gölgesinden kaçabilir ki - devenin bale pabucu - Plesenta - MİM
Sürpriz Olabilir:
e-serdarK - voodogirl -ramazan - Hakkı süha - biggeee

Ben de Ayşe Parman'a verdim şeysimi

8 yorum:

Baktım ki Gossip İbram alemlere dalmış, bize dönüp baktığı yok.
Herkese mikrofon uzatıyor ama bi Allah'ın kulu da İbram abi senle de bi röportaj patlatsak demiyor. Oysa imzalı infomu matbaya bastırıp sattırsam en başta siminya sabaha kadar kuyrukta beklicek ama tesis yok memlekette naparsın. Ben de düşünüp, karar verdim, yıllardır kapımda kul köle olan, dubaileri terkedim, köpeğin olayım ipram diyen Ayşe Parman bacımıza verdim röpörtajımı.

I

-Merhaba İbrahim bey nasılsınız?
-Eyvallah koçum (şey koyunum)
-Nerde, nasıl dünyaya geldiniz.
-Denize yakın bi doğum evinde dalgalar sahileri döverken dünyaya gelmişim. Hatta ebanım dalgaya bak, içime doğdu böyle havalarda doğan çocuklar ilerde büyük adam olur demişler.
-Peki büyük adam olabildiniz mi?
-Öss ile sünnetçinin sabotajları olmasaydı olabilirdim. İstikbalimle oynadılar.
-Medyada çalıştınız mı?
-Evet öyle de denilebilir. Paketlemeyi ben yapıyordum.
-Doğru mu söylüyorsunuz?
-Niye söylim borcum mu var.
-Ölümü öpün.
-Dirinin suçu ne, bişi mi oldu ki?
-Peki konuyu değiştirelim. Çıktığınız biri var mı (bağyan izleyicilerimiz merak eder)
-Var. Kameraman Recep'le her akşam alemlere çıkıyoruz.
-Çok şakacısınız
-Öyleyimdir.
-Hiç yurtdışına çıktınız mı?
-Bi kaç kez çıktım master için ama baktım sonra yurt içine almıcaklar.
Hiç unutmam pansiyoncu abi "gel oğlum serserilik etme, yurt içinde master yap, suya sabuna para vermessin" dedi. Ben de kesin dönüş yaptım.
-
Ne kadar döndünüz.
-Yeteri kadar.
-Şey, boyunuz, kilonuz kaç acaba?
-İkimize yetecek kadar var.
-Unutamadığınız bir anı desem?
-Çukumel olayı. ama unutmak istiyorum.
-Yüksek öğrenim yaptınız mı.
-E dedik ya, yüksek, alçak, master, tao.. hepsi var
-Sevdiğiniz kadında ne ararsınız?
-Funda Arar'ım. Yok maki'yi geçmesin. Kendimde olmayanı ararım.
-Esas iştigal konunuz, mesleğiniz
-Özel bir şirkette hislerinize tercüman olarak çalışıyorum.
-Şataşmadan, şakalaşmadan duramıyorsunuz sanırım.
-Yo tek ayak üstünde bile durabiliyorum.
-Size yakışıklı denilebilir mi?
-Fikir hürriyeti var. denilebilir.
-Ya Çirkin?
-Darbe yaparım. denilemez.
-Deli misiniz?
-E. Biraz
-En sevdiğiniz şey...
-Seni çapkııııınnnnn girl seni.
-Viagra kullanırmısınız?
- 3-5tek attıktan sonra.
-Atar mısınız?
-Denemesi bedava.
-Boyunuz kaç?
-Ölçebilirsiniz.
-Dedikodu yazmaya nasıl başladınız?
-Çocukken mahalledeki teyzeleri çok dinlerdim.
-Yazmaya devam edecek misiniz?
-Son blogger gidene kadar.
-Sizi kimler okuyor?
-Bilsem çiçek göndereceğim. Rastgele gönderince sorun çıkabiliyor.
-Neden daha çok kadınlar okuyor sizi?
-Ben de onları okuduğumdan olabilir. (Hem yanlış bilgi, beni kızlar da okuyor)
-Peki aklımıza şu an başka soru gelmiyor? Kısa bir röportaj oldu.
-Gelince sorun o halde. şöyle uzanın, uzatırız.

-Çok teşekkür ederiz.
-Edin, bence de etmelisiniz.
-Yakışıklı olduğunuz kadar küstahsınız da.
-Bunu odamda birşeylerler içerken konuşsak.

-Ay manyak mısınız?
-Evet
-Lütfen peşimi bırakır mısınız.
-Bırakmam sen kaşındın.....

İbrahim Ortaç

Baktım ki Gossip İbram alemlere dalmış, bize dönüp baktığı yok.
Herkese mikrofon uzatıyor ama bi Allah'ın kulu da İbram abi senle de bi röportaj patlatsak demiyor. Oysa imzalı infomu matbaya bastırıp sattırsam en başta siminya sabaha kadar kuyrukta beklicek ama tesis yok memlekette naparsın. Ben de düşünüp, karar verdim, yıllardır kapımda kul köle olan, dubaileri terkedim, köpeğin olayım ipram diyen Ayşe Parman bacımıza verdim röpörtajımı.

I

-Merhaba İbrahim bey nasılsınız?
-Eyvallah koçum (şey koyunum)
-Nerde, nasıl dünyaya geldiniz.
-Denize yakın bi doğum evinde dalgalar sahileri döverken dünyaya gelmişim. Hatta ebanım dalgaya bak, içime doğdu böyle havalarda doğan çocuklar ilerde büyük adam olur demişler.
-Peki büyük adam olabildiniz mi?
-Öss ile sünnetçinin sabotajları olmasaydı olabilirdim. İstikbalimle oynadılar.
-Medyada çalıştınız mı?
-Evet öyle de denilebilir. Paketlemeyi ben yapıyordum.
-Doğru mu söylüyorsunuz?
-Niye söylim borcum mu var.
-Ölümü öpün.
-Dirinin suçu ne, bişi mi oldu ki?
-Peki konuyu değiştirelim. Çıktığınız biri var mı (bağyan izleyicilerimiz merak eder)
-Var. Kameraman Recep'le her akşam alemlere çıkıyoruz.
-Çok şakacısınız
-Öyleyimdir.
-Hiç yurtdışına çıktınız mı?
-Bi kaç kez çıktım master için ama baktım sonra yurt içine almıcaklar.
Hiç unutmam pansiyoncu abi "gel oğlum serserilik etme, yurt içinde master yap, suya sabuna para vermessin" dedi. Ben de kesin dönüş yaptım.
-
Ne kadar döndünüz.
-Yeteri kadar.
-Şey, boyunuz, kilonuz kaç acaba?
-İkimize yetecek kadar var.
-Unutamadığınız bir anı desem?
-Çukumel olayı. ama unutmak istiyorum.
-Yüksek öğrenim yaptınız mı.
-E dedik ya, yüksek, alçak, master, tao.. hepsi var
-Sevdiğiniz kadında ne ararsınız?
-Funda Arar'ım. Yok maki'yi geçmesin. Kendimde olmayanı ararım.
-Esas iştigal konunuz, mesleğiniz
-Özel bir şirkette hislerinize tercüman olarak çalışıyorum.
-Şataşmadan, şakalaşmadan duramıyorsunuz sanırım.
-Yo tek ayak üstünde bile durabiliyorum.
-Size yakışıklı denilebilir mi?
-Fikir hürriyeti var. denilebilir.
-Ya Çirkin?
-Darbe yaparım. denilemez.
-Deli misiniz?
-E. Biraz
-En sevdiğiniz şey...
-Seni çapkııııınnnnn girl seni.
-Viagra kullanırmısınız?
- 3-5tek attıktan sonra.
-Atar mısınız?
-Denemesi bedava.
-Boyunuz kaç?
-Ölçebilirsiniz.
-Dedikodu yazmaya nasıl başladınız?
-Çocukken mahalledeki teyzeleri çok dinlerdim.
-Yazmaya devam edecek misiniz?
-Son blogger gidene kadar.
-Sizi kimler okuyor?
-Bilsem çiçek göndereceğim. Rastgele gönderince sorun çıkabiliyor.
-Neden daha çok kadınlar okuyor sizi?
-Ben de onları okuduğumdan olabilir. (Hem yanlış bilgi, beni kızlar da okuyor)
-Peki aklımıza şu an başka soru gelmiyor? Kısa bir röportaj oldu.
-Gelince sorun o halde. şöyle uzanın, uzatırız.

-Çok teşekkür ederiz.
-Edin, bence de etmelisiniz.
-Yakışıklı olduğunuz kadar küstahsınız da.
-Bunu odamda birşeylerler içerken konuşsak.

-Ay manyak mısınız?
-Evet
-Lütfen peşimi bırakır mısınız.
-Bırakmam sen kaşındın.....

İbrahim Ortaç

Utanmaz Ateş Böceği'ni kaçak elektrik kullanırken yakaladık.

Hiç yorum yok:
Gossip İbram abiniz bir süredir Ateş Böceği'nin peşindeydi. Nihayet onun hakkındaki gizli dosyaları bulduk derken, gece adını belirtmek istemeyen bir yetkiliden alınan asılsız ihbarı değerlendiren ekibimiz ateşböceği'ni şehrin karanlık köşelerinde İbram abimizden aldığı pozitif elektiriği ; ona, buna, hatta şuna ışıldayıp harcarken yakaladı.

Daha önceki hayatında pilli oyuncak taksi olan ancak pili bitince bir köşede unutulan Ateş Böceği'nin 2. hayatında böcek olmayı seçmesine vaktiyle aç, sefil ve pilsiz kalmasının etkisi olduğu söyleniyor.

Pire'lerle bir türlü geçinemeyen Ateş Böceği'nin bir tek pire için Yataş yatak yorgan tesislerini kundaklaması üzerine gözaltına alındığı, Gossip İbram abinin torpiliyle salıverildiği öğrenildi. Genç yaşına rağmen Alzemair ve MS belirtileri gösterip, ağlarken neden ağladığını bile unutan (yazıkkkk kız) bu böcek, aynı zamanda sinir ve mutluluk gazları salgıladığından insanlar üzerinde mutluluk ve stress bulaştırıcı bir etki yapabilmektedir.

"Sabah erken kalkarım, akşam mesaim var ışıldamadan uyuyamam" diye geceyarılarına kadar sokaklarda gezen ve bu yüzden evden sık sık sopa yiyen ateş böceği dayaktan kurtulmak için mahallede ne kadar ihtiyar amca, teyze varsa hepsinin gönlünü alarak onları kendine canlı kalkan yapmaktadır. Ailesi ise bu durumu BM ve AB nezdinde protesto girişimlerini sürdürmektedir.
Eski ve ihtiyar şeylere merakı bilinen ateş böceğinin eski gramafon adlı bir blog sitesi de vardır. Küçük çapta şiirler yazıp, besteler yapan Ateş Böceğinin en ünlü bestesi "Varla yok arası, Kaf dağının arkası, Bastığım Ayak İzleri Yüreğimin yansıması" adlı eseri tahtakale piyasasında pek bi meşhurdur.

Ukelâlara haddini bildirecek kadar ukelâ olabilen ve çocuklara şaklabanlık yapmayı kamusal bir görev addeden Ateş Böceği reenkarnasyon ve astral alemlere yolculuk fikrine takıp arada öbür dünyaya gidip, gidip gelmektedir. Gossip İbram abi tarafından "bak kızım bi elektrikler kesilcek, gelemicen öbür taraftan" diye uyarılan Ateş Böceği "Abi ben kendim fenerim, yanar yanar sönerim. sen beni merak etme, asıl nolcak sizin Fener'in hali? sen onu düşün" diyerek ortama pis bi hava basmıştır.

Bu aşırı güvenin sebebini merak eden ekibimiz ateş böceğini elektrik saatine mıknatıs ve röntgen filmi takarken yakalayıvermiştir. "Ayıp dil mi kızım?, buldun beleş elektiriği harcıyon" diye ekibimiz tarafından azarlanan Ateş Böceği "abi valla çalmıyom, gündüz alıp gece kendim şebekeye veriyom, ödeşiyoz yani" diyerek kendini savunmuştur.

Cahil olduğu kadar, küstahça bir tevazu sahibi ve ayrıca sürekli sınıfta çakan bir öğrenci olan Ateş Böceği İbram abiye staj için başvurmuş, "Get bacım, bulaşma magazine, sen bari kendini kurtar" denilerek işe kabul edilmemiştir. ibram abiyi kıskandıracak kadar yorumcusu olan Ateş Böceğine "yazdıkların yüzünden değil, kız olduğun için sana yorum yapıyolar" diye Adsız bir b..k böceği kisvesi altında b..k atıyor ve kıskançlıktan çÇaaat! diye çatlıyoruz"

Ateş böceği ışıltıları:

Gossip İbram abiniz bir süredir Ateş Böceği'nin peşindeydi. Nihayet onun hakkındaki gizli dosyaları bulduk derken, gece adını belirtmek istemeyen bir yetkiliden alınan asılsız ihbarı değerlendiren ekibimiz ateşböceği'ni şehrin karanlık köşelerinde İbram abimizden aldığı pozitif elektiriği ; ona, buna, hatta şuna ışıldayıp harcarken yakaladı.

Daha önceki hayatında pilli oyuncak taksi olan ancak pili bitince bir köşede unutulan Ateş Böceği'nin 2. hayatında böcek olmayı seçmesine vaktiyle aç, sefil ve pilsiz kalmasının etkisi olduğu söyleniyor.

Pire'lerle bir türlü geçinemeyen Ateş Böceği'nin bir tek pire için Yataş yatak yorgan tesislerini kundaklaması üzerine gözaltına alındığı, Gossip İbram abinin torpiliyle salıverildiği öğrenildi. Genç yaşına rağmen Alzemair ve MS belirtileri gösterip, ağlarken neden ağladığını bile unutan (yazıkkkk kız) bu böcek, aynı zamanda sinir ve mutluluk gazları salgıladığından insanlar üzerinde mutluluk ve stress bulaştırıcı bir etki yapabilmektedir.

"Sabah erken kalkarım, akşam mesaim var ışıldamadan uyuyamam" diye geceyarılarına kadar sokaklarda gezen ve bu yüzden evden sık sık sopa yiyen ateş böceği dayaktan kurtulmak için mahallede ne kadar ihtiyar amca, teyze varsa hepsinin gönlünü alarak onları kendine canlı kalkan yapmaktadır. Ailesi ise bu durumu BM ve AB nezdinde protesto girişimlerini sürdürmektedir.
Eski ve ihtiyar şeylere merakı bilinen ateş böceğinin eski gramafon adlı bir blog sitesi de vardır. Küçük çapta şiirler yazıp, besteler yapan Ateş Böceğinin en ünlü bestesi "Varla yok arası, Kaf dağının arkası, Bastığım Ayak İzleri Yüreğimin yansıması" adlı eseri tahtakale piyasasında pek bi meşhurdur.

Ukelâlara haddini bildirecek kadar ukelâ olabilen ve çocuklara şaklabanlık yapmayı kamusal bir görev addeden Ateş Böceği reenkarnasyon ve astral alemlere yolculuk fikrine takıp arada öbür dünyaya gidip, gidip gelmektedir. Gossip İbram abi tarafından "bak kızım bi elektrikler kesilcek, gelemicen öbür taraftan" diye uyarılan Ateş Böceği "Abi ben kendim fenerim, yanar yanar sönerim. sen beni merak etme, asıl nolcak sizin Fener'in hali? sen onu düşün" diyerek ortama pis bi hava basmıştır.

Bu aşırı güvenin sebebini merak eden ekibimiz ateş böceğini elektrik saatine mıknatıs ve röntgen filmi takarken yakalayıvermiştir. "Ayıp dil mi kızım?, buldun beleş elektiriği harcıyon" diye ekibimiz tarafından azarlanan Ateş Böceği "abi valla çalmıyom, gündüz alıp gece kendim şebekeye veriyom, ödeşiyoz yani" diyerek kendini savunmuştur.

Cahil olduğu kadar, küstahça bir tevazu sahibi ve ayrıca sürekli sınıfta çakan bir öğrenci olan Ateş Böceği İbram abiye staj için başvurmuş, "Get bacım, bulaşma magazine, sen bari kendini kurtar" denilerek işe kabul edilmemiştir. ibram abiyi kıskandıracak kadar yorumcusu olan Ateş Böceğine "yazdıkların yüzünden değil, kız olduğun için sana yorum yapıyolar" diye Adsız bir b..k böceği kisvesi altında b..k atıyor ve kıskançlıktan çÇaaat! diye çatlıyoruz"

Ateş böceği ışıltıları:

Cevabı sadece bizde : Akrep kızı efsa bloglarda NE 'sini arıyor?

Hiç yorum yok:

 Yazdığı yazılar kadar infosundaki duştan yeni çıkmış, sarı elbiseli ve sağ bacağı hafif meydanda hatun resmiyle de dikkatleri üzerine çeken akrep kızı efsa evlilikler, ayrılıklar üzerine yazdığı dokunaklı yazıları ile yine bizi ikilemlere itmeye devam ediyor.

Bazı gelinlik firmaları ve nikah şekeri üreticilerinin efsa nın blogunun halkı evlenmekten soğuttuğu için kapatılmasını isteyeceği öne sürülüyor.

Akrep kızı efsa ise bu konuda önceleri konuşmazken sonradan avukatlardan da boşanmaya teşvik karşılığı para aldığını itiraf etmek zorunda kaldı. Öte yandan efsa'nın bu yazdıklarıyla çizdikleriyle ne yapmak istediğini sizler merak ede durun biz olayı çözdük vay anasını sayın seyirciler. Kameralarımıza ne aradığını itiraf eden efsa, gönlüme göre bir baha-NE bulamadım, bulsam ikimiz "efsane oluruz" İbrahim'cim demiştir. İbrahim abi bu duruma getirdiği yorumda "efsa'cım istediğin NE olsun ben adımı a)ne - .b)ne :) - s)anane olarak bile değiştirebilirim" demiştir.

Bu cevaba "Allah, Allah senden bana NE İbram" diyerek terso bir yanıt veren efsa muhabirimizi "hadi yavrum kış kış" diyerek kovalarken, "çekmesene kardeşim!, duştan yeni çıktım zati!" diye kafamıza bozuk para atmıştır. Bozuk paraların 25 kuruşluk olması hasarı düşürürken, bizi de efsa'nın cimriliği konusunda derin derin düşünmüştür.

Ayrıca tam bir telefon sapığı olan efsa'nın, fazla konuşmayı sevmediği için kırdığı telef-10 adedi bulurken, telefonları nasıl bu hale: (8) getirdiği merak konusudur. İki de bir kendisini arayan kız arkadaşlarına "kısa kes aydın havası olsun" diyen efsa'nın önceki hayatında "yandım Ali" olup olmadığı araştırılmaktadır. Ara sıra güzel şiirlerini de blog âlemi ile paylaşan efsa'nın şiirlerine koyduğu resimler Gossip İbram abi'mizin dikkatini çekmiştir. "Resimlerine bakarım yazılarını okumam" ekolünden olan İbram abi'mizin duygu dolu bu şiirler karşısında ikileme düştüğü, şiirlerle resimler arasında gidip gelmekten gözlerinin şaşı olduğu yadsınamaz bir gerçektir.

Efsa'nın İbram abi'ye dans günlükleri yazısındaki balerin kız ben değilim demesi bardağı taşıran son damla olmuş Gossip İbram abi bir daha efsa'nın yazılarındaki hatun resimlerine bakarsam iki olsun diyerek tövbe etmiştir. Öte yandan sevdiğimi sıkboğaz etmem, relaxımdır, anlayışlıyımdır diyerek övünen Efsa'nın bunu kime ve halâ niye söylediği bilinmemektedir.

Tam bir yorum manyağı olan efsa'nın akrep kızı olarak halkın yüreğine saldığı korku yetmezmiş gibi yorumlarından yorulan bazı bloggerlerin "bu kadar yorma bizi be efsa, bari yoruyorsun hayra yor" dedikleri duyumu alınmıştır. Yorum yaparken birden "dur ben bunu bi belediyeye yazim" demesi veya kendisine yapılan yorumlardan extradan sorun türetmesi de ayrı bir araştırma konusudur.

Çilek yanaklı, kelebek kanatlı minik bir bezelyesi ( O ne lan demeyin, linke tıklamayı deneyin)olan efsa'nın "bezelyem sezaryensiz doğsun" kabilinden çektiği acıları anlatan yazısı oscar'a aday gösterilip, geri çekilmiştir. Jürinin yaşadığı tereddüdün temelinde efsa'nın tuttuğu günlüklerin ve "size ne lan çocuk da yaparım bezelye de" tarzı agresif konuşmalarının önemli rol oynadığı, bazı jüri üyelerinin "bu kız bu günlükleri bi gün aleyhimizde kullanır" diyerek kıllandığı, bazılarının ise "gör bak bloggere yazmassa insan evladı dilim" dediği söylenmektedir.

Gossip İbrahim abi ekibi olarak Çilek yanaklı, kelebek kanatlı minik bezelye'yi şimdiden uyarır ve "Annen yedirdiği her kaşık mamanın, çorbanın, pilavın, dondurmanın parasını yazıyor. Büyüyüp doktor olunca sana ödetecek haberin olsun" diyor, bu güzel ikiliye pembe mutluluklar diliyoruz.

Efsa'nın efsaneleri ve minik bezelyesi:

 Yazdığı yazılar kadar infosundaki duştan yeni çıkmış, sarı elbiseli ve sağ bacağı hafif meydanda hatun resmiyle de dikkatleri üzerine çeken akrep kızı efsa evlilikler, ayrılıklar üzerine yazdığı dokunaklı yazıları ile yine bizi ikilemlere itmeye devam ediyor.

Bazı gelinlik firmaları ve nikah şekeri üreticilerinin efsa nın blogunun halkı evlenmekten soğuttuğu için kapatılmasını isteyeceği öne sürülüyor.

Akrep kızı efsa ise bu konuda önceleri konuşmazken sonradan avukatlardan da boşanmaya teşvik karşılığı para aldığını itiraf etmek zorunda kaldı. Öte yandan efsa'nın bu yazdıklarıyla çizdikleriyle ne yapmak istediğini sizler merak ede durun biz olayı çözdük vay anasını sayın seyirciler. Kameralarımıza ne aradığını itiraf eden efsa, gönlüme göre bir baha-NE bulamadım, bulsam ikimiz "efsane oluruz" İbrahim'cim demiştir. İbrahim abi bu duruma getirdiği yorumda "efsa'cım istediğin NE olsun ben adımı a)ne - .b)ne :) - s)anane olarak bile değiştirebilirim" demiştir.

Bu cevaba "Allah, Allah senden bana NE İbram" diyerek terso bir yanıt veren efsa muhabirimizi "hadi yavrum kış kış" diyerek kovalarken, "çekmesene kardeşim!, duştan yeni çıktım zati!" diye kafamıza bozuk para atmıştır. Bozuk paraların 25 kuruşluk olması hasarı düşürürken, bizi de efsa'nın cimriliği konusunda derin derin düşünmüştür.

Ayrıca tam bir telefon sapığı olan efsa'nın, fazla konuşmayı sevmediği için kırdığı telef-10 adedi bulurken, telefonları nasıl bu hale: (8) getirdiği merak konusudur. İki de bir kendisini arayan kız arkadaşlarına "kısa kes aydın havası olsun" diyen efsa'nın önceki hayatında "yandım Ali" olup olmadığı araştırılmaktadır. Ara sıra güzel şiirlerini de blog âlemi ile paylaşan efsa'nın şiirlerine koyduğu resimler Gossip İbram abi'mizin dikkatini çekmiştir. "Resimlerine bakarım yazılarını okumam" ekolünden olan İbram abi'mizin duygu dolu bu şiirler karşısında ikileme düştüğü, şiirlerle resimler arasında gidip gelmekten gözlerinin şaşı olduğu yadsınamaz bir gerçektir.

Efsa'nın İbram abi'ye dans günlükleri yazısındaki balerin kız ben değilim demesi bardağı taşıran son damla olmuş Gossip İbram abi bir daha efsa'nın yazılarındaki hatun resimlerine bakarsam iki olsun diyerek tövbe etmiştir. Öte yandan sevdiğimi sıkboğaz etmem, relaxımdır, anlayışlıyımdır diyerek övünen Efsa'nın bunu kime ve halâ niye söylediği bilinmemektedir.

Tam bir yorum manyağı olan efsa'nın akrep kızı olarak halkın yüreğine saldığı korku yetmezmiş gibi yorumlarından yorulan bazı bloggerlerin "bu kadar yorma bizi be efsa, bari yoruyorsun hayra yor" dedikleri duyumu alınmıştır. Yorum yaparken birden "dur ben bunu bi belediyeye yazim" demesi veya kendisine yapılan yorumlardan extradan sorun türetmesi de ayrı bir araştırma konusudur.

Çilek yanaklı, kelebek kanatlı minik bir bezelyesi ( O ne lan demeyin, linke tıklamayı deneyin)olan efsa'nın "bezelyem sezaryensiz doğsun" kabilinden çektiği acıları anlatan yazısı oscar'a aday gösterilip, geri çekilmiştir. Jürinin yaşadığı tereddüdün temelinde efsa'nın tuttuğu günlüklerin ve "size ne lan çocuk da yaparım bezelye de" tarzı agresif konuşmalarının önemli rol oynadığı, bazı jüri üyelerinin "bu kız bu günlükleri bi gün aleyhimizde kullanır" diyerek kıllandığı, bazılarının ise "gör bak bloggere yazmassa insan evladı dilim" dediği söylenmektedir.

Gossip İbrahim abi ekibi olarak Çilek yanaklı, kelebek kanatlı minik bezelye'yi şimdiden uyarır ve "Annen yedirdiği her kaşık mamanın, çorbanın, pilavın, dondurmanın parasını yazıyor. Büyüyüp doktor olunca sana ödetecek haberin olsun" diyor, bu güzel ikiliye pembe mutluluklar diliyoruz.

Efsa'nın efsaneleri ve minik bezelyesi:

Büyük yalan: siyah kelebek aslında esmer bir çingeneymiş

Hiç yorum yok:
Oh! nihayet, kameralarımızdan köşe bucak kaçan, her aradığımızda napayım işte evimdeyim, işimdeyim gücümdeyim, röportaja gelemem, komşuda pişti konken oynamam, altın gününe gidemem, çoluk çocuk büyütüyoruz kolay mı? türünden mazeretlerle bizi atlatan siyah kelebek'i domates almaya pazara çıkarken yakaladık.

Kasap ve sütçü ile küs olduğundan evde herkese brokoli ve kereviz yemekleri pişirerek işkence eden siyah kelebek "ne yapalım etliye sütlüye karışmam dedim bi kere, varsa yoksa sebzeli pilav en çok yiyebilceniz yemek" diyerek ev halkının tüm umutlarını kırmaktadır. Yalvaran çocukların anne bari balık olsun yiyelim sözlerine dayanamayan ana yüreciği ara sıra bazı bazı menüye balık eklemekte ancak balık eti olmamak adına sebzeye devam demektedir.

İşkence yapmaktan pek hoşlanmayan, yapınca da tadında bırakmak taraftarı olan siyah kelebek eline düşenlere "işi uzatmayalım geç gelen itiraflardan hoşlanmam" vaktiyle konuş, daha fazla sopayı yemeden diyerek iyi polis-kötü polis soloları yapmakla tanınmaktadır.

Hayallerinde bir kitap bastırmak olan, hemen hemen her gece rüyasında basılan kitabını gören ve "şu baskı ne zaman bitecek" diyerek yayınevini sıkıştıran siyah kelebek'e yayın evi sahibinin "ya bi gece de paketlenmiş kargoya verirken görseniz biticek ama ben sizin hayallerinize müdahale edemem ki" diyerek isyan ettiği, matbaa işçilerinin gece gündüz çalışmaktan telef olduğu ve onların da "şu kızın baskısı ne zaman bitecek" dediği gözlenmektedir.

Arada kurdu kuşu unutmayıp, ekmek kırıntılarını ıslayıp pencereye koyan sonra da camlardaki kuş kakalarını silerken "ah bendeki insanlık duygusu" diyerek kafasına vuran annelik ve ablalık duyguları yüzünden "önce anneyim, sonra blogger" ilkesini benimseyen , arada cici kızların yazdığı "tu kaka" yazılara gönül koyup, sitem eden ve "nereye gidiyoruz?" "nolcak bu internetin hali?" diyen siyah kelebek aynı zamanda en ufak olumsuz bir rüzgarda kanadı kırılacak kadar nazik, narin bir dişi kelebektir.

Aslı değilse de ruhu çingene olan bu altın yürekli annemizi üzmeyelim...

Siyah kelebeğin kanadından benekler:
http://curcuna-siyahkelebek.blogspot.com/2009/06/yine-her-zamanki-guzel-bir-sabahti.html
http://curcuna-siyahkelebek.blogspot.com/2009/06/ben-cingeneyim.html
http://curcuna-siyahkelebek.blogspot.com/2009/06/canlarm-benim.html

Oh! nihayet, kameralarımızdan köşe bucak kaçan, her aradığımızda napayım işte evimdeyim, işimdeyim gücümdeyim, röportaja gelemem, komşuda pişti konken oynamam, altın gününe gidemem, çoluk çocuk büyütüyoruz kolay mı? türünden mazeretlerle bizi atlatan siyah kelebek'i domates almaya pazara çıkarken yakaladık.

Kasap ve sütçü ile küs olduğundan evde herkese brokoli ve kereviz yemekleri pişirerek işkence eden siyah kelebek "ne yapalım etliye sütlüye karışmam dedim bi kere, varsa yoksa sebzeli pilav en çok yiyebilceniz yemek" diyerek ev halkının tüm umutlarını kırmaktadır. Yalvaran çocukların anne bari balık olsun yiyelim sözlerine dayanamayan ana yüreciği ara sıra bazı bazı menüye balık eklemekte ancak balık eti olmamak adına sebzeye devam demektedir.

İşkence yapmaktan pek hoşlanmayan, yapınca da tadında bırakmak taraftarı olan siyah kelebek eline düşenlere "işi uzatmayalım geç gelen itiraflardan hoşlanmam" vaktiyle konuş, daha fazla sopayı yemeden diyerek iyi polis-kötü polis soloları yapmakla tanınmaktadır.

Hayallerinde bir kitap bastırmak olan, hemen hemen her gece rüyasında basılan kitabını gören ve "şu baskı ne zaman bitecek" diyerek yayınevini sıkıştıran siyah kelebek'e yayın evi sahibinin "ya bi gece de paketlenmiş kargoya verirken görseniz biticek ama ben sizin hayallerinize müdahale edemem ki" diyerek isyan ettiği, matbaa işçilerinin gece gündüz çalışmaktan telef olduğu ve onların da "şu kızın baskısı ne zaman bitecek" dediği gözlenmektedir.

Arada kurdu kuşu unutmayıp, ekmek kırıntılarını ıslayıp pencereye koyan sonra da camlardaki kuş kakalarını silerken "ah bendeki insanlık duygusu" diyerek kafasına vuran annelik ve ablalık duyguları yüzünden "önce anneyim, sonra blogger" ilkesini benimseyen , arada cici kızların yazdığı "tu kaka" yazılara gönül koyup, sitem eden ve "nereye gidiyoruz?" "nolcak bu internetin hali?" diyen siyah kelebek aynı zamanda en ufak olumsuz bir rüzgarda kanadı kırılacak kadar nazik, narin bir dişi kelebektir.

Aslı değilse de ruhu çingene olan bu altın yürekli annemizi üzmeyelim...

Siyah kelebeğin kanadından benekler:
http://curcuna-siyahkelebek.blogspot.com/2009/06/yine-her-zamanki-guzel-bir-sabahti.html
http://curcuna-siyahkelebek.blogspot.com/2009/06/ben-cingeneyim.html
http://curcuna-siyahkelebek.blogspot.com/2009/06/canlarm-benim.html

İbram gribi olasım geldi bu aralar, çok fena bi halde

8 yorum:


Kime baksam 300-500 kişi izleme listine eklemiş, profiline bi kaç bin bakılmış, en az 15-24 demirbaş yorumcusu var... benim niye yok ki?

arada ona buna laf atıyom ama kimsenin beni bu sayılara birden ve aniden ulaştırma imkanı yok. acaba blogger'in paralı bi hizmeti yok mu hitimi tavan yaptırsam. Çukumel vaad ettim yine sexN i geçemedi izleyi sayım, kitlendik resmen. Çabuk beni izleme listine eklicek 3-5 bloogerci çocuk daha yapın ey halkım!..

Sayılarla bozdum bu ara, neden acaba? Başbakan gibi ben de Antalya'ya kızdım. niye Antalya'dan ekleyenim yok benim. bi bahaneyle yazın tatile giderdim. ya Bodrumm, Alo Bodrum'lu arkadaşlarım neden beni eklemiyonus? Tatile gelirim diye mi korkuyonus? Benim Cemil İpekçi'den neyim eksik? (fazlam bile olabilir) Bıyıksa bıyık gerdansa gerdan, kaşsa kaş... Olmuyor ama, oluyo da ayıp oluyo yani.

Düşündüm, taşındım, tahriş olmasın cildim diye kaşınmadım. Sonunda mikropluk yapmaya karar verdim. Hani diyorumm ki grip olsam hapşırana, aksırana bulaşsam. Hitim artar mı? Napim bu yaştan sonra "şey biti" olup çıtır hatunların peşinden gezecek halim yok ya. Karizmayı çizdirmek de bir yere kadar. Şu dünyada domuzlarla, keneler bile benden ünlü oldu ya ona yanarım. Ama benim Asaletim yeter, Babam sağolsun, Nazar etme ne olurlarım var.

Daha çok izleyici kitlesine ulaşmak için napsam acaba? Dükkânı açık bırakıp, bi kaç poz mu çektirsek bizim Gossip İbram'a. Şok şok şok. Gossip İbram kendini bodrumda yakaladı falan gibi bi asparagas yapmalı. Yokbe... Yemezler...
Bugünlerde yine irtica modası var. Henüz oruç cinayeti, kurban cinneti haberlerinin zamanı gelmedi. Türban taksam o da gündemden düştü, düşecek. Tanga giysem olmaz, düşük belli kâr etmez, ipkini racona ters.
Avrupa yakası bile gitti, gider... Yahu arkadaşlar az akıl fikir verin bu aralar İN ne OUT ne.
Darbe yapsam diyorum onun da suyunu çıkardılar. Ağız tadıyla mümkün değil, bu internet denen şey varken.

Ooo... Ben sexN diyom, izleyici kitlem kan kaybetmeye başlamış bile. Bi kişi de silmiş beni izleme listinden. Sıkıcı bulmuş olmalı. Bi yakalarsam ben ona göstercem sıkıcı biri olmadığımı:) Bi tıkla silincek adam mıyım olm ben?

Çabuk, birisi beni: "İbrahim bey izleyici kitlesinin, sayısı değil niteliği önemli" diyerek kandırsın...

Aklınıza gelen diğer sayısal konularda, espri yapmayın. O konuda ben kendi kendimi kandırıyom zaten.
İstemez kalsın...
Zaten sıcaklar başıma vurmaya başlamış...


Kime baksam 300-500 kişi izleme listine eklemiş, profiline bi kaç bin bakılmış, en az 15-24 demirbaş yorumcusu var... benim niye yok ki?

arada ona buna laf atıyom ama kimsenin beni bu sayılara birden ve aniden ulaştırma imkanı yok. acaba blogger'in paralı bi hizmeti yok mu hitimi tavan yaptırsam. Çukumel vaad ettim yine sexN i geçemedi izleyi sayım, kitlendik resmen. Çabuk beni izleme listine eklicek 3-5 bloogerci çocuk daha yapın ey halkım!..

Sayılarla bozdum bu ara, neden acaba? Başbakan gibi ben de Antalya'ya kızdım. niye Antalya'dan ekleyenim yok benim. bi bahaneyle yazın tatile giderdim. ya Bodrumm, Alo Bodrum'lu arkadaşlarım neden beni eklemiyonus? Tatile gelirim diye mi korkuyonus? Benim Cemil İpekçi'den neyim eksik? (fazlam bile olabilir) Bıyıksa bıyık gerdansa gerdan, kaşsa kaş... Olmuyor ama, oluyo da ayıp oluyo yani.

Düşündüm, taşındım, tahriş olmasın cildim diye kaşınmadım. Sonunda mikropluk yapmaya karar verdim. Hani diyorumm ki grip olsam hapşırana, aksırana bulaşsam. Hitim artar mı? Napim bu yaştan sonra "şey biti" olup çıtır hatunların peşinden gezecek halim yok ya. Karizmayı çizdirmek de bir yere kadar. Şu dünyada domuzlarla, keneler bile benden ünlü oldu ya ona yanarım. Ama benim Asaletim yeter, Babam sağolsun, Nazar etme ne olurlarım var.

Daha çok izleyici kitlesine ulaşmak için napsam acaba? Dükkânı açık bırakıp, bi kaç poz mu çektirsek bizim Gossip İbram'a. Şok şok şok. Gossip İbram kendini bodrumda yakaladı falan gibi bi asparagas yapmalı. Yokbe... Yemezler...
Bugünlerde yine irtica modası var. Henüz oruç cinayeti, kurban cinneti haberlerinin zamanı gelmedi. Türban taksam o da gündemden düştü, düşecek. Tanga giysem olmaz, düşük belli kâr etmez, ipkini racona ters.
Avrupa yakası bile gitti, gider... Yahu arkadaşlar az akıl fikir verin bu aralar İN ne OUT ne.
Darbe yapsam diyorum onun da suyunu çıkardılar. Ağız tadıyla mümkün değil, bu internet denen şey varken.

Ooo... Ben sexN diyom, izleyici kitlem kan kaybetmeye başlamış bile. Bi kişi de silmiş beni izleme listinden. Sıkıcı bulmuş olmalı. Bi yakalarsam ben ona göstercem sıkıcı biri olmadığımı:) Bi tıkla silincek adam mıyım olm ben?

Çabuk, birisi beni: "İbrahim bey izleyici kitlesinin, sayısı değil niteliği önemli" diyerek kandırsın...

Aklınıza gelen diğer sayısal konularda, espri yapmayın. O konuda ben kendi kendimi kandırıyom zaten.
İstemez kalsın...
Zaten sıcaklar başıma vurmaya başlamış...

Evren yine gizlice evlendi, siz halâ uyuyun bakalım

Hiç yorum yok:

bi kaç kez hayatın sillesini tekme tokadını yiyen nadide blog yazarlarımızdan evren yine evlendi mi?
daha önce banker pastelli, iflas holding, yamuk emlak gibi firmalara evlenmek için başvuran ancak her defasında birikimleri iç edilen evren bu gidişle evde kalacağım diye siyah kara düşünürken sonunda yine muradına erip "oh!" dedi...

inşaat merakından dolayı çocukluğundan beri ayağına çiviler batan. arada bir inşaatlardan atlarken tut ellerimi diye bağırdığı için son anda esas oğlanlar tarafından düşmekten kurtarılan. kadın ve erkek hikayeleri yazarı evren nihayet yazdıklarının karşılığını almışa benziyor.

Evren kameralarımıza "gördünüz mü insanlara güvenmek lazım, memlekette dürüst müteahhitler de varmış. sonun da ben de tekrar evlenebildim" derken, evinin tapusunu aldığı dürüst müteahhit kâzım herkese evlazım bey'in mutluluk gözyaşları içerisinde evren hanımın yazdıkları beni çok etkiledi ve sonunda onu evlendirmeye karar verdim dediği öğrenildi.

Arada bir yazdıklarını kendi sesinden kaydederek müzik piyasasına olmazsa bile görme engelli kardeşlerimizin yüreğine girmek için çalışmalar yapan evren'in çalışmalarının karşılığını bu dünyada alması biraz zor görünüyor ama öbür dünya için Allah'tan ümit kesilmez diyoruz.

evrenin daha önceki bazı evlenme projeleri:
http://evrenin.blogspot.com/2009/06/sonrasini-biliyorsun-zaten.html
http://evrenin.blogspot.com/2009/06/ciliz-urkek-titrek.html
http://evrenin.blogspot.com/2009/06/hep-birseyler-eksik.html


bi kaç kez hayatın sillesini tekme tokadını yiyen nadide blog yazarlarımızdan evren yine evlendi mi?
daha önce banker pastelli, iflas holding, yamuk emlak gibi firmalara evlenmek için başvuran ancak her defasında birikimleri iç edilen evren bu gidişle evde kalacağım diye siyah kara düşünürken sonunda yine muradına erip "oh!" dedi...

inşaat merakından dolayı çocukluğundan beri ayağına çiviler batan. arada bir inşaatlardan atlarken tut ellerimi diye bağırdığı için son anda esas oğlanlar tarafından düşmekten kurtarılan. kadın ve erkek hikayeleri yazarı evren nihayet yazdıklarının karşılığını almışa benziyor.

Evren kameralarımıza "gördünüz mü insanlara güvenmek lazım, memlekette dürüst müteahhitler de varmış. sonun da ben de tekrar evlenebildim" derken, evinin tapusunu aldığı dürüst müteahhit kâzım herkese evlazım bey'in mutluluk gözyaşları içerisinde evren hanımın yazdıkları beni çok etkiledi ve sonunda onu evlendirmeye karar verdim dediği öğrenildi.

Arada bir yazdıklarını kendi sesinden kaydederek müzik piyasasına olmazsa bile görme engelli kardeşlerimizin yüreğine girmek için çalışmalar yapan evren'in çalışmalarının karşılığını bu dünyada alması biraz zor görünüyor ama öbür dünya için Allah'tan ümit kesilmez diyoruz.

evrenin daha önceki bazı evlenme projeleri:
http://evrenin.blogspot.com/2009/06/sonrasini-biliyorsun-zaten.html
http://evrenin.blogspot.com/2009/06/ciliz-urkek-titrek.html
http://evrenin.blogspot.com/2009/06/hep-birseyler-eksik.html

Psikopat fare kameralarımıza iş üstünde yakalandı

Hiç yorum yok:
Sevgili Gossip İbram izleyicileri. Yine bomba gibi bir haberle karşınızdayız. Ne demiştik İbram'dan kaçmaz. Psikopat fare kedilere her türlü eziyeti yapıp elimizden kurtulabileceğini sanıyordu ama yanıldı.

Dahi anlamında DE'lere kafayı taktığı yetmiyormuş gibi, bir DE kedilere kafa atan psikopat farenin bu cinsliğini ayın muayyen günlerinde daha fazla yapmasından yola çıkan ekibimiz onun "kurt fare" olduğunu tesbit etti. Dolun ayın libido tavan ekseninde olduğu bir gece 3 kediyi birden farenin elinden zor kurtaran ekibimiz "Oha yani" diyerek şok oldu.

Severim sevilirim, ağlarsam ananızı da ağlatırım diyerek bloglarda terör estiren psikopat fare kendine kafa tutup, "kızım etin ne budun ne" diyenleri (122 kg. kemiksiz ve 120x120x120) cevabıyla acayip korkutuyor. Küçükken tavuktan korkan ama kedi köpeklere terör estiren psikopat farenin bir süredir kendini "darı" sandığı için darıca'da darıca'lı bir psikologda tedavi gördüğü söyleniyor.

Aslen Aslan burcu kadını olan psikopat farenin psikopat ve kendini bi matah sayan biri olduğunu anlamaya zaten burcu yetiyor. Yine de merak edenler için söyliyeyim yükselen burcu DA: Libido.
Ayrıca çocukluğunda çiğ patlıcan yediğinden kışın kendisini kırağı çalmıyor. Psikopat farenin itinayla sakladığı pet şişelerde yayınlanmış arı ve solucan kolleksiyonları var.

İnfosuna koyacak fotoğraf mı bulamadı, bize mi bişi demek istiyo gözleri derken, anladık ki bu tuhaf kızın en büyük isteği yeniden çocuk olmak. Gossip İbram'dan kaçmaz ekibi olarak gizlice daldığımız labaratuarında kendisini çocuk yapma işi üstünde yakaladığımız psikopat farenin mahzeninde duvarlara asılmış bir sürü sex kölesi siyam kedisi olduğunu gördük (muhtemelen zenci seviyo:) . Arada onlara kafa atarak "benim benjamin botton'dan neyim eksik lan, kendimi çocuk yapmak istiyorum" diyerek şiddet uyguladığı kameralarımızdan kaçmadı.

Gossip İbram abi Zekerriya Beyaz ve Haydar Dümen karışımı olgun bir amca tavırlarıyla "Bak psikopat hanım kızım evladım. İşi psikopata bağlama kedilerin de bi canı var. Kendini çocuk yapcam diye uğraşcana, evlen kendin bi çocuk yap, sonra da çocukla çocuk olursun" diyerek teselli etmeye çalıştığı psikopat fareyi kendi pederine terk ederek (babasına teslim ettik yani) "Saadettin SENSOY ben gerisini hallederim" abimiz gibi yepisyeni maceralara doğru yola koyuldu...

Psikopata bağlanmış yazılar:
http://obsesifkaralamalar.blogspot.com/2008/11/istiyorum.html
http://obsesifkaralamalar.blogspot.com/2009_05_01_archive.html
http://obsesifkaralamalar.blogspot.com/2009/05/mazretim-var-asabiyim-ben.html
Sevgili Gossip İbram izleyicileri. Yine bomba gibi bir haberle karşınızdayız. Ne demiştik İbram'dan kaçmaz. Psikopat fare kedilere her türlü eziyeti yapıp elimizden kurtulabileceğini sanıyordu ama yanıldı.

Dahi anlamında DE'lere kafayı taktığı yetmiyormuş gibi, bir DE kedilere kafa atan psikopat farenin bu cinsliğini ayın muayyen günlerinde daha fazla yapmasından yola çıkan ekibimiz onun "kurt fare" olduğunu tesbit etti. Dolun ayın libido tavan ekseninde olduğu bir gece 3 kediyi birden farenin elinden zor kurtaran ekibimiz "Oha yani" diyerek şok oldu.

Severim sevilirim, ağlarsam ananızı da ağlatırım diyerek bloglarda terör estiren psikopat fare kendine kafa tutup, "kızım etin ne budun ne" diyenleri (122 kg. kemiksiz ve 120x120x120) cevabıyla acayip korkutuyor. Küçükken tavuktan korkan ama kedi köpeklere terör estiren psikopat farenin bir süredir kendini "darı" sandığı için darıca'da darıca'lı bir psikologda tedavi gördüğü söyleniyor.

Aslen Aslan burcu kadını olan psikopat farenin psikopat ve kendini bi matah sayan biri olduğunu anlamaya zaten burcu yetiyor. Yine de merak edenler için söyliyeyim yükselen burcu DA: Libido.
Ayrıca çocukluğunda çiğ patlıcan yediğinden kışın kendisini kırağı çalmıyor. Psikopat farenin itinayla sakladığı pet şişelerde yayınlanmış arı ve solucan kolleksiyonları var.

İnfosuna koyacak fotoğraf mı bulamadı, bize mi bişi demek istiyo gözleri derken, anladık ki bu tuhaf kızın en büyük isteği yeniden çocuk olmak. Gossip İbram'dan kaçmaz ekibi olarak gizlice daldığımız labaratuarında kendisini çocuk yapma işi üstünde yakaladığımız psikopat farenin mahzeninde duvarlara asılmış bir sürü sex kölesi siyam kedisi olduğunu gördük (muhtemelen zenci seviyo:) . Arada onlara kafa atarak "benim benjamin botton'dan neyim eksik lan, kendimi çocuk yapmak istiyorum" diyerek şiddet uyguladığı kameralarımızdan kaçmadı.

Gossip İbram abi Zekerriya Beyaz ve Haydar Dümen karışımı olgun bir amca tavırlarıyla "Bak psikopat hanım kızım evladım. İşi psikopata bağlama kedilerin de bi canı var. Kendini çocuk yapcam diye uğraşcana, evlen kendin bi çocuk yap, sonra da çocukla çocuk olursun" diyerek teselli etmeye çalıştığı psikopat fareyi kendi pederine terk ederek (babasına teslim ettik yani) "Saadettin SENSOY ben gerisini hallederim" abimiz gibi yepisyeni maceralara doğru yola koyuldu...

Psikopata bağlanmış yazılar:
http://obsesifkaralamalar.blogspot.com/2008/11/istiyorum.html
http://obsesifkaralamalar.blogspot.com/2009_05_01_archive.html
http://obsesifkaralamalar.blogspot.com/2009/05/mazretim-var-asabiyim-ben.html

Sayın seyirciler, delinin biri hellimin tekiymiş...

Hiç yorum yok:
Şok şok şok.... Vay anasını sayın seyirciler. bıkmadan usanmadan, utanmadan sıkılmadan, herkese kendini anlatan daha doğrusu onların dinlediğini sanıp, bir türlü anlatamadığını farketmeyen, adsız yorumcuların kaşar diye yorumladıkları, akrep olmasına rağmen insanca davranıp onları sokmayan ya da sokacak iğne deliği bulamayan, ancak hala cahilce dünyanın akrebin kuyruğunda döndüğünü iddia eden talihsiz ama şanslı blog yazarımız delinin biri evinin kapılarını sadece Gossip İbram'dan kaçmaz ekibine açtı..

Biz de onun gizli sırlarını ifşa etmek üzere, evin altını üstüne getirdik ve nihayet gizlenemez gerçeği gördük. Bloggerimizi en sonunda sırrını mutfakta saklarken yakaladık. Ne demiştik delinin biri İbram'dan kaçmaz... Evet delinin birinin adsız okurları, avucunuzu yalarsınız delinin biri kaşar değildir. Şeker şeker demekle ağız tatlanmıyor. Kaşar kaşar demekle de kaşar ancak kendiniz olursunuz sevgili yorumcular. delinin biri halis muhlis kıbrıs mutfağının dünyaya armağanı olan hellimlerden bir hellim'dir....

yazdığı tek gecelik ilişkiler yazısı ile insanları anlama çabasının ürününü verdiğini zannneden bu masum bloggerin iddia edildiği gibi kaşar değil fıstık gibi çıtır bir hellim olduğu meydana çıktı...
Adsız ve sansız azıcık namert yorumcularca suçlanan ve bi ara özgürlükte bi yere kadar topunuzu sürerim guantonomaya diyerek otomatik yorumları kapatan resmen delinin biriydi...

Gossip İbram'dan kaçmaz farkıyla sizlere de gösteriyoruz ki.(göster oğlum kameraya peynirini). delinin biri kaşar değildir. Aptal aptal yorum yapmayın.. resimde kızımızın nasıl efendi efendi hellim peyniri gibi durduğunu görebiliyonuz... üstelik mis gibim güneşte yanmış teninyen, çıtır çıtır. yeme de paket yaptır akşam acıkınca.... bütün pis iftiracılara ilanen duyrulur...

delinin birinden peynir çeşitleri:
http://birdelidennagmeler.blogspot.com/2009/06/delinin-sacmalar.html
http://birdelidennagmeler.blogspot.com/2009/05/trajikomik-bir-copcatanlk-hikayesi_31.html
http://birdelidennagmeler.blogspot.com/2009/05/tehlikeli-bir-kadn-akrep-burcu-kadn.html
Şok şok şok.... Vay anasını sayın seyirciler. bıkmadan usanmadan, utanmadan sıkılmadan, herkese kendini anlatan daha doğrusu onların dinlediğini sanıp, bir türlü anlatamadığını farketmeyen, adsız yorumcuların kaşar diye yorumladıkları, akrep olmasına rağmen insanca davranıp onları sokmayan ya da sokacak iğne deliği bulamayan, ancak hala cahilce dünyanın akrebin kuyruğunda döndüğünü iddia eden talihsiz ama şanslı blog yazarımız delinin biri evinin kapılarını sadece Gossip İbram'dan kaçmaz ekibine açtı..

Biz de onun gizli sırlarını ifşa etmek üzere, evin altını üstüne getirdik ve nihayet gizlenemez gerçeği gördük. Bloggerimizi en sonunda sırrını mutfakta saklarken yakaladık. Ne demiştik delinin biri İbram'dan kaçmaz... Evet delinin birinin adsız okurları, avucunuzu yalarsınız delinin biri kaşar değildir. Şeker şeker demekle ağız tatlanmıyor. Kaşar kaşar demekle de kaşar ancak kendiniz olursunuz sevgili yorumcular. delinin biri halis muhlis kıbrıs mutfağının dünyaya armağanı olan hellimlerden bir hellim'dir....

yazdığı tek gecelik ilişkiler yazısı ile insanları anlama çabasının ürününü verdiğini zannneden bu masum bloggerin iddia edildiği gibi kaşar değil fıstık gibi çıtır bir hellim olduğu meydana çıktı...
Adsız ve sansız azıcık namert yorumcularca suçlanan ve bi ara özgürlükte bi yere kadar topunuzu sürerim guantonomaya diyerek otomatik yorumları kapatan resmen delinin biriydi...

Gossip İbram'dan kaçmaz farkıyla sizlere de gösteriyoruz ki.(göster oğlum kameraya peynirini). delinin biri kaşar değildir. Aptal aptal yorum yapmayın.. resimde kızımızın nasıl efendi efendi hellim peyniri gibi durduğunu görebiliyonuz... üstelik mis gibim güneşte yanmış teninyen, çıtır çıtır. yeme de paket yaptır akşam acıkınca.... bütün pis iftiracılara ilanen duyrulur...

delinin birinden peynir çeşitleri:
http://birdelidennagmeler.blogspot.com/2009/06/delinin-sacmalar.html
http://birdelidennagmeler.blogspot.com/2009/05/trajikomik-bir-copcatanlk-hikayesi_31.html
http://birdelidennagmeler.blogspot.com/2009/05/tehlikeli-bir-kadn-akrep-burcu-kadn.html

Siminya'nın sakalları neden çıkmıyor?

Hiç yorum yok:
Sanal alemin hit canavarı ve röntgen mütehassısı Siminya gizli gizli güzel yazılar yazmasının cezasını grand father tarafından "güzel yazma defterine o kadar para verdik ne hale çevirmişsin diye güzelce bir sopa yiyerek çekti".

Bi süre kendine gelemeyen Siminya'yı, yağcı yorumcular saz ekibi kısa sürede kendine getirmekte gecikmedi. Sen bizim canımızsın, balımızsın, sen olmazsan tüm bloglar kapalı kalsın tarzında yapılan yorumlara ilaveten yazarımız Gossip İbram'ın cep telefonuna geçtiği "SüperSiminya çabuk bi halt ye, dedikodu dünyasının sana ihtiyacı var" mesajı da eklenince Siminya kız öğrenci yurdunu özlemiş göçmen kuşlar misali iç çekip, jet hızıyla bloggere kesin dönüş yaptı.

Silkin ve kendine gel, titre ve yeniden orgazm ol moduna dönmek adına; oldu da bitti maşallah, bi daha sopa yemem işallah tarzında yazıVER kurtul adlı bir yazıyla blog dünyasının hitlerini yerinden oynatmak için 31.nci kez yeniden reenkarne olan Siminyanın nasıl hala pembe saçlı ve fıstık gibi gözüktüğünü anlamakta zorlanan ekibimiz, en kısa zamanda bunu da çözmeye su gibi and içti.

Gossib İbram abi'nin "Lan o resim infoda 9 aydır kaymak gibi duruyor, ben bir hafta resmimi değiştirmesem sakallarım uzuyor. Çabuk çözün şu işi" demesi üzerine Ar-ge çalışmalarına hız veren ekibimiz Siminya'nın bir sır gibi sakladığı yaşlanmayan erkek, kıllanmayan JPEG jelinin formülünü ele geçirmeyi başardı.

Seçmece Siminya vukuatları için:
http://siminya.blogspot.com/2008/12/bu-gece-hanginizle-yatacaktm.html
http://siminya.blogspot.com/2008/11/yasal-olsa-kime-tecavz-ederdin.html
http://siminya.blogspot.com/2009/01/ahlakszm-ama-namus-bende.html
Sanal alemin hit canavarı ve röntgen mütehassısı Siminya gizli gizli güzel yazılar yazmasının cezasını grand father tarafından "güzel yazma defterine o kadar para verdik ne hale çevirmişsin diye güzelce bir sopa yiyerek çekti".

Bi süre kendine gelemeyen Siminya'yı, yağcı yorumcular saz ekibi kısa sürede kendine getirmekte gecikmedi. Sen bizim canımızsın, balımızsın, sen olmazsan tüm bloglar kapalı kalsın tarzında yapılan yorumlara ilaveten yazarımız Gossip İbram'ın cep telefonuna geçtiği "SüperSiminya çabuk bi halt ye, dedikodu dünyasının sana ihtiyacı var" mesajı da eklenince Siminya kız öğrenci yurdunu özlemiş göçmen kuşlar misali iç çekip, jet hızıyla bloggere kesin dönüş yaptı.

Silkin ve kendine gel, titre ve yeniden orgazm ol moduna dönmek adına; oldu da bitti maşallah, bi daha sopa yemem işallah tarzında yazıVER kurtul adlı bir yazıyla blog dünyasının hitlerini yerinden oynatmak için 31.nci kez yeniden reenkarne olan Siminyanın nasıl hala pembe saçlı ve fıstık gibi gözüktüğünü anlamakta zorlanan ekibimiz, en kısa zamanda bunu da çözmeye su gibi and içti.

Gossib İbram abi'nin "Lan o resim infoda 9 aydır kaymak gibi duruyor, ben bir hafta resmimi değiştirmesem sakallarım uzuyor. Çabuk çözün şu işi" demesi üzerine Ar-ge çalışmalarına hız veren ekibimiz Siminya'nın bir sır gibi sakladığı yaşlanmayan erkek, kıllanmayan JPEG jelinin formülünü ele geçirmeyi başardı.

Seçmece Siminya vukuatları için:
http://siminya.blogspot.com/2008/12/bu-gece-hanginizle-yatacaktm.html
http://siminya.blogspot.com/2008/11/yasal-olsa-kime-tecavz-ederdin.html
http://siminya.blogspot.com/2009/01/ahlakszm-ama-namus-bende.html

Pucca erkek oluyor, kendinizi kollayın

Hiç yorum yok:
"Birkaç güzel erkek buldum ama elden çıkardım ben aşıkken insafsızım tatsızım sloganını" benimsemiş olan Blog dünyasının sosyetik güzellerinden Pucca uzun süredir epilasyon sorunları nedeniyle yeşil sahalardan uzak kalmaktan doğan abazanlığını nihayet geçen yazısında bozarak bitirdi.

Büyük bir iştahla yeri göğü inleterek ulaştığı orgazmı öyle bi anlattı ki ben dahil hepimizin bu kızın yerinde olasımız geldi.

Geldi de malesef bir çoğumuzun malum sebeplerden dolayı dükkan kapalı modunda yazılar yazmasına sebep oldu.

Lakin fenteziye doymayan
Pucca nın bugünlerde "erkek olmaya" meraklandığı söyleniyor. bi erkek olursa bu abazanlık ondayken son yazısında hepimizi sevip, okşayıp öpebilir. demedi demeyin. tedbir almakta gecikmeyin...

Ayrıntılar ahanda şurada:

http://passiflora-rapunzel.blogspot.com/2009/06/bir-tek-dilegim-var-yumurta-gibi-olaym.html
http://passiflora-rapunzel.blogspot.com/2009/06/sevismek-ya-da-sevismemek-iste-butun.html
http://passiflora-rapunzel.blogspot.com/2009/06/erkek-olmak-zor-zanaat.html
"Birkaç güzel erkek buldum ama elden çıkardım ben aşıkken insafsızım tatsızım sloganını" benimsemiş olan Blog dünyasının sosyetik güzellerinden Pucca uzun süredir epilasyon sorunları nedeniyle yeşil sahalardan uzak kalmaktan doğan abazanlığını nihayet geçen yazısında bozarak bitirdi.

Büyük bir iştahla yeri göğü inleterek ulaştığı orgazmı öyle bi anlattı ki ben dahil hepimizin bu kızın yerinde olasımız geldi.

Geldi de malesef bir çoğumuzun malum sebeplerden dolayı dükkan kapalı modunda yazılar yazmasına sebep oldu.

Lakin fenteziye doymayan
Pucca nın bugünlerde "erkek olmaya" meraklandığı söyleniyor. bi erkek olursa bu abazanlık ondayken son yazısında hepimizi sevip, okşayıp öpebilir. demedi demeyin. tedbir almakta gecikmeyin...

Ayrıntılar ahanda şurada:

http://passiflora-rapunzel.blogspot.com/2009/06/bir-tek-dilegim-var-yumurta-gibi-olaym.html
http://passiflora-rapunzel.blogspot.com/2009/06/sevismek-ya-da-sevismemek-iste-butun.html
http://passiflora-rapunzel.blogspot.com/2009/06/erkek-olmak-zor-zanaat.html

Gossip İbram'dan kaçmaz: bloglarda kim ne halt yiyor

Hiç yorum yok:
Herşeyi devletten veya paparazzilerden beklemek olmaz . Kendi dedikodunu kendin üretcen. bu konuda akıl verdim çömez bloggerlara ama, kimse verdiğim aklın kamışa sürülecek cinsten olmadığına karar vermiş olmalı ki dikkate alıp dedikodu yazmadı. Yani iş başa düştü. Ahanda yazıyorum..

Belki farkında değilsiniz ama sevgili bloggerciler. bir süredir gözüm üzerinizde. çoğunuzu izliyorum. bazılarınızı çaktırmadan bazılarınızı göstere göstere üstelik. izlersen izle lan yavşak. nolcak ki biz de seni izleriz diyen 80 kişi de beni dik izliyor... izlesinler bakalım. saklıcak bişim yok. keşke meraklısına göstercek, ikizlere takke kabilinden fazladan bişilerim olsa:p

Şimdi siz öyle annenizden babanızdan olmadı öretmeninizden hocanızdan kocanızdan, hanımdan, ah canımdan, flörtünüzden gizli açık aşikare bişiler yazan blog yazarları. Yandınız yavrum siz. "ibrahimden kaçmaz" ekibi sizleri izledi ve kısa bir haber turu ile kamuoyuna ifşa ediyor...
vay utanmazlar vay... tüüüü... neler neler yapmışlar sayın seyirciler..
şu blog aleminin haline bakınnnnnnın..rezalet, rezalet...

Gossip İbram
Herşeyi devletten veya paparazzilerden beklemek olmaz . Kendi dedikodunu kendin üretcen. bu konuda akıl verdim çömez bloggerlara ama, kimse verdiğim aklın kamışa sürülecek cinsten olmadığına karar vermiş olmalı ki dikkate alıp dedikodu yazmadı. Yani iş başa düştü. Ahanda yazıyorum..

Belki farkında değilsiniz ama sevgili bloggerciler. bir süredir gözüm üzerinizde. çoğunuzu izliyorum. bazılarınızı çaktırmadan bazılarınızı göstere göstere üstelik. izlersen izle lan yavşak. nolcak ki biz de seni izleriz diyen 80 kişi de beni dik izliyor... izlesinler bakalım. saklıcak bişim yok. keşke meraklısına göstercek, ikizlere takke kabilinden fazladan bişilerim olsa:p

Şimdi siz öyle annenizden babanızdan olmadı öretmeninizden hocanızdan kocanızdan, hanımdan, ah canımdan, flörtünüzden gizli açık aşikare bişiler yazan blog yazarları. Yandınız yavrum siz. "ibrahimden kaçmaz" ekibi sizleri izledi ve kısa bir haber turu ile kamuoyuna ifşa ediyor...
vay utanmazlar vay... tüüüü... neler neler yapmışlar sayın seyirciler..
şu blog aleminin haline bakınnnnnnın..rezalet, rezalet...

Gossip İbram

Sus lan, içimdeki abazan

3 yorum:

Otelin lobisi..

daha önce onu nasıl görmemişim. herhalde odasından indi... yoksa kapıdan içeri girerken görürdüm mutlaka. yalnız mı acaba? olsa olsa bir toplantı için gelmiştir ben gibi. yanına yaklaşıp, havadan sudan bahsetsem, ardından birşeyler içmeyi teklif etsem. sonra odamda minibar var diye yukarı davet etsem. gelir mi ki?

-gelir, gelir. sendeki karizma kimde var da gelmicek. akşama götürürsün bunu sen kesin(sus ulan içimdeki ayı)
-aslında genç, alımlı, hoş ve rahat giyimli bir kadın.. /yollu mu lan yoksa bu! (sus lan içimdeki abazan)
-fiziği de oldukça düzgün. bacaklarda bacak hani! /safi et, but, göğüs, kanat. (sus lan içimdeki deve).
-buğday teni... henüz yanmamasına rağmen esmer güzeli gibi gösteriyor onu. /Ah bir de bunun derisi soyulmuşunu göreceksin ki. Pul pul soyarım inan! (sus lan içimdeki hayvan)
-dizkapaklarının üstünde hafif yırtmaçlı eteği.... duruşu, oturuşu, tavırları.. /Hemen yanına parketsem şimdi... O bacaklar var ya, o memeler... (şşşşt... çek elini lan içimdeki hipopotam)

Şey bana mı gülümsüyor yoksa?
Öyle ya yarım saattir kesişiyoruz. Neredeyse kesişmedik bir yerimiz kalmadı. Kesişe kesişe, keşişlere döndük be... Gel mi diyor şimdi bu. Kaşı gözü de oynuyor baksana. Yoksa azıcık sinirli mi bana mı öyle geldi. Yok yok bu hatun bana kesildi resmen..

-Hadi odamıza çıkalım canım..
-Kim, ben mi,? / Üfff çıkalım tabi yavrum (hanmpfendi yani-kibar olalım), çıkalım.
Hatta tırman de dış cepheden tırmanalım. Ulan asansörü bırakıp merdivenlerden yürüsek, hem belini tutmak, /poposuna ellemek için bir bahanem olur di mi?... (oluruna bıraktım seni, içimdeki kıro.)
.........................
Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum.
Birlikte merdivenleri çıktık. Romantik bir şekilde elim hatunun belinde tam odanın kapısını açmak için kartımı sokuyordum ki; bir el koluma dokundu hafifçe.
-A.. ne zaman alt kata indik lan? Niye ayakta duruyor şimdi bu? Ne zaman kalktı masadan, ne zaman yanıma geldi. Yine güzel bir kadına bakarken, dalıp gittim değil mi. Off ulan off...

Küçük bir not iliştirdi elime, hafifçe parmaklarıma dokunarak ve merdivenlere yöneldi, çıkmaya başladı. Geri dönüp işveli işveli bakar şimdi... Off! şu yürüyüşe, şu kalçalara bak...
-Eveet işte, sonunda hayal ettiğim gibi bir kadın düşürdüm. Büyük ihtimalle oda numarası yazıyor post itte.. Heyecanla çevirdim kağıdı:

-Senden bi lokum olmaz...!


Otelin lobisi..

daha önce onu nasıl görmemişim. herhalde odasından indi... yoksa kapıdan içeri girerken görürdüm mutlaka. yalnız mı acaba? olsa olsa bir toplantı için gelmiştir ben gibi. yanına yaklaşıp, havadan sudan bahsetsem, ardından birşeyler içmeyi teklif etsem. sonra odamda minibar var diye yukarı davet etsem. gelir mi ki?

-gelir, gelir. sendeki karizma kimde var da gelmicek. akşama götürürsün bunu sen kesin(sus ulan içimdeki ayı)
-aslında genç, alımlı, hoş ve rahat giyimli bir kadın.. /yollu mu lan yoksa bu! (sus lan içimdeki abazan)
-fiziği de oldukça düzgün. bacaklarda bacak hani! /safi et, but, göğüs, kanat. (sus lan içimdeki deve).
-buğday teni... henüz yanmamasına rağmen esmer güzeli gibi gösteriyor onu. /Ah bir de bunun derisi soyulmuşunu göreceksin ki. Pul pul soyarım inan! (sus lan içimdeki hayvan)
-dizkapaklarının üstünde hafif yırtmaçlı eteği.... duruşu, oturuşu, tavırları.. /Hemen yanına parketsem şimdi... O bacaklar var ya, o memeler... (şşşşt... çek elini lan içimdeki hipopotam)

Şey bana mı gülümsüyor yoksa?
Öyle ya yarım saattir kesişiyoruz. Neredeyse kesişmedik bir yerimiz kalmadı. Kesişe kesişe, keşişlere döndük be... Gel mi diyor şimdi bu. Kaşı gözü de oynuyor baksana. Yoksa azıcık sinirli mi bana mı öyle geldi. Yok yok bu hatun bana kesildi resmen..

-Hadi odamıza çıkalım canım..
-Kim, ben mi,? / Üfff çıkalım tabi yavrum (hanmpfendi yani-kibar olalım), çıkalım.
Hatta tırman de dış cepheden tırmanalım. Ulan asansörü bırakıp merdivenlerden yürüsek, hem belini tutmak, /poposuna ellemek için bir bahanem olur di mi?... (oluruna bıraktım seni, içimdeki kıro.)
.........................
Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum.
Birlikte merdivenleri çıktık. Romantik bir şekilde elim hatunun belinde tam odanın kapısını açmak için kartımı sokuyordum ki; bir el koluma dokundu hafifçe.
-A.. ne zaman alt kata indik lan? Niye ayakta duruyor şimdi bu? Ne zaman kalktı masadan, ne zaman yanıma geldi. Yine güzel bir kadına bakarken, dalıp gittim değil mi. Off ulan off...

Küçük bir not iliştirdi elime, hafifçe parmaklarıma dokunarak ve merdivenlere yöneldi, çıkmaya başladı. Geri dönüp işveli işveli bakar şimdi... Off! şu yürüyüşe, şu kalçalara bak...
-Eveet işte, sonunda hayal ettiğim gibi bir kadın düşürdüm. Büyük ihtimalle oda numarası yazıyor post itte.. Heyecanla çevirdim kağıdı:

-Senden bi lokum olmaz...!

anketler öyle demiyor kızlar, haberiniz olsun

7 yorum:


bu konuları (eleştirmek adına ) bi kaç bayan blog yazarı dile getirdiği için bana halt yemek düşer haliyle. o yüzden kısa keseceğim. ve bizzat kendini sözlerimin muhatabı gibi görebilecek genç kızlardan peşin peşin özellikle özür dileyeceğim.

bakıyorum bazı fem blogları okuyunca kendinizi amsterdamdaymış gibi hissediyorsunuz. ama olay sandığınız gibi değil kızlar... memleketimin erkek nüfusu hala kahir ekseriyetle çıkacağı değilse de yuva kuracağı kızın bekaretini önemsiyor. olmazsa olmaz diyor...
beklentileri icabı sizinle çıkarken olayı umursamadıklarına bakmayın. bir gün yüzünüze söylerler "eylenilecek kızlar var evlenilecek kızlar var" diye... hemen savunmaya geçip, ee.. ben de eylendim "evlenilecek erkek var, eylenilecek erkek var" da diyebilirsiniz.

orası size kalmış. sosyal çevrenizi, ahlak anlayışınızı veya ailenizin, müstakbel eşinizin ailesinin hoşgörü limitlerinizi bilemem. aman sonunda canı yanan siz olmayın da...

olayın size doğru ya da yanlış gelmesi pek önemli değil ama hiç umursamaz sandığınız bir çok erkek için bile ülkemizde bekaret, söz konusu olan kendi evliliğiyse vazgeçilmezler arasında birinci sırada... yani ben çok çağdaş, avrupayi, modern düşüncedeyim, ne saçma, yobazca bişi, bu çağda da bekaret mi sözkonusu olur gibi şeyler duyuyorsanız bazı erkeklerin gazına geliyorsunuz haberiniz olsun.

özetle: ülkemizde hala erkeklerin kahir ekseriyeti kurdelayı kendi kesmek istiyor.
demedi demeyin de....
İbrahim Ortaç

iki fıkra anlatıyorum yine de siz ruh halinize göre durumunuza uyanı dikkate alın.

1- Baba Erenler, camiye gitmis, hocanin vaazini dinliyordu.Hoca, içkinin kötülügünü anlatmak için aklina ne geliyorsa söylüyordu. Bir ara söyle dedi:
-Bir eşegin önüne, bir kova su ile bir kova şarap koysaniz, hangisini içer?
Elbette ki suyu içer. Peki eşek niçin sarabi içmez?
Bektasi dayanamayip seslendi: -Neden olacak, eşekliginden...

************
2-bir kargo uçağındaki evcil hayvanlardan karga iki de bir imdat kolunu çekermiş.. yardımcı pilot da gelir bunları bir güzel azarlarmış. her sorduğunda ise karga dermiş ki.
-hainliğimden çektim...
adam tehdit etmiş bir daha çekerseniz gününüzü görürsünüz diye.. aşka gelen eşek çekmiş bu kez imdat kolunu... ve yardımcı pilot açmış kapısını uçağın hepsini atmış aşağı.. aşağı düşerken karga eşeğe sormuş: - hadi ben hainliğimden çektim kolu, sen niye çektin ki?
eşek cevap vermiş.. -e ben de hainliğimden çekmiş...
peki demiş karga, -sen uçabilir misin eşek kardeş?
-haaaayır demiş eşek aklına dank edince...
kusura bakma demiş karga gülerek uzaklaşırken...
-sen o kolu hainliğinden değil, eşekliğinden çekmişsin...


bu konuları (eleştirmek adına ) bi kaç bayan blog yazarı dile getirdiği için bana halt yemek düşer haliyle. o yüzden kısa keseceğim. ve bizzat kendini sözlerimin muhatabı gibi görebilecek genç kızlardan peşin peşin özellikle özür dileyeceğim.

bakıyorum bazı fem blogları okuyunca kendinizi amsterdamdaymış gibi hissediyorsunuz. ama olay sandığınız gibi değil kızlar... memleketimin erkek nüfusu hala kahir ekseriyetle çıkacağı değilse de yuva kuracağı kızın bekaretini önemsiyor. olmazsa olmaz diyor...
beklentileri icabı sizinle çıkarken olayı umursamadıklarına bakmayın. bir gün yüzünüze söylerler "eylenilecek kızlar var evlenilecek kızlar var" diye... hemen savunmaya geçip, ee.. ben de eylendim "evlenilecek erkek var, eylenilecek erkek var" da diyebilirsiniz.

orası size kalmış. sosyal çevrenizi, ahlak anlayışınızı veya ailenizin, müstakbel eşinizin ailesinin hoşgörü limitlerinizi bilemem. aman sonunda canı yanan siz olmayın da...

olayın size doğru ya da yanlış gelmesi pek önemli değil ama hiç umursamaz sandığınız bir çok erkek için bile ülkemizde bekaret, söz konusu olan kendi evliliğiyse vazgeçilmezler arasında birinci sırada... yani ben çok çağdaş, avrupayi, modern düşüncedeyim, ne saçma, yobazca bişi, bu çağda da bekaret mi sözkonusu olur gibi şeyler duyuyorsanız bazı erkeklerin gazına geliyorsunuz haberiniz olsun.

özetle: ülkemizde hala erkeklerin kahir ekseriyeti kurdelayı kendi kesmek istiyor.
demedi demeyin de....
İbrahim Ortaç

iki fıkra anlatıyorum yine de siz ruh halinize göre durumunuza uyanı dikkate alın.

1- Baba Erenler, camiye gitmis, hocanin vaazini dinliyordu.Hoca, içkinin kötülügünü anlatmak için aklina ne geliyorsa söylüyordu. Bir ara söyle dedi:
-Bir eşegin önüne, bir kova su ile bir kova şarap koysaniz, hangisini içer?
Elbette ki suyu içer. Peki eşek niçin sarabi içmez?
Bektasi dayanamayip seslendi: -Neden olacak, eşekliginden...

************
2-bir kargo uçağındaki evcil hayvanlardan karga iki de bir imdat kolunu çekermiş.. yardımcı pilot da gelir bunları bir güzel azarlarmış. her sorduğunda ise karga dermiş ki.
-hainliğimden çektim...
adam tehdit etmiş bir daha çekerseniz gününüzü görürsünüz diye.. aşka gelen eşek çekmiş bu kez imdat kolunu... ve yardımcı pilot açmış kapısını uçağın hepsini atmış aşağı.. aşağı düşerken karga eşeğe sormuş: - hadi ben hainliğimden çektim kolu, sen niye çektin ki?
eşek cevap vermiş.. -e ben de hainliğimden çekmiş...
peki demiş karga, -sen uçabilir misin eşek kardeş?
-haaaayır demiş eşek aklına dank edince...
kusura bakma demiş karga gülerek uzaklaşırken...
-sen o kolu hainliğinden değil, eşekliğinden çekmişsin...

Üşenmedim, başka şeyler de yazdım