* Günün Yazısı :

Google'dan sonra ben, Blogger'den sonra kızlar



D
eğişim kaçınılmaz bir gerçeği dünyanın.
Üstelik değişirken dönüşüyoruz da aynı zamanda. Bir melek'e mi bir canavara mı dönüştüğümüz ise muamma henüz. Ancak birçok ilke, değer veya kriter değişmekte bunun hepimiz farkındayız..

Eskiden daha güzeldi diyenlerden olup nostaljik takılmayacağım. Biz camiye gitmeden önce TAN gazetesini alıp, Helga resimlerine "ohş" çeken ihtiyar amcaları da biliriz. Toplumsal açlığımızı bir kültür ve bilgi bombardımanı ile tıka basa doyurduğumuz günlerdeyiz.

Konu sadece cinsellik değil. Her anlamda insan beyninin Terrabyte'larla ölçülemeyen ve evren gibi durmadan genişleyen bilgi alma kapasitesini hayranlık ve biraz da dehşetle izliyorum. Küçücük çocukların ellerinde oyuncak haline gelmiş cep telefonları, bilgisayarlar, TV kumandaları. İnsan aklının gelebildiği noktaları görmemiz açısından inanılmaz fırsatlar sunuyor.

Öte yandan köyde koyunlara kaval çalan sıradan bir çoban olmanın dayanılmaz cazibesi de durmadan artıyor. "Bağdat'ta bombalı saldırı" haberini okumuyorsanız. TV izlemiyor, radyo dinlemiyorsanız sizden mutlusu yok. Diğer insanların dertleri ile dertlenmek güzel şey, ancak yanı başımızda aç ölen komşuları unutuyoruz, farkında olmadan. Kuzey kutbundaki fokları görüp üzülürken, sokak köpekleri artık yüksek çöp tenekelerinde de bir şey bulamıyor yiyecek. Farkında değiliz...

Google'dan sonra hepimiz birer bilgi hazinesi olduk çıktık. Anında arayıp sorarak dini konular da dâhil olmak üzere ahkâm kesiyoruz. Google’dan sonra ben zihnimi kurcalayan gerekli gereksiz herşeyi bulabilir olmuştum. Tabi her yurdum erkeği gibi “Celebrity X” hazinelerini keşfettim önce. Sonrasında “faideli bilgiler” için de kullandım tabi ki.

Blogger sayesinde birbirlerimizin ruhlarından, bazen de gerçek yaşamlarından haberdarız. Herkeste bir teşhir merakıdır sürüp gidiyor. Birbirimize ruhumuzu açmak yetmedi, yüzümüzü gözümüzü ve göğsümüzü açıyoruz. Birileri bizimle konuşmazsa yalnızlık çekiyoruz ama yanı başımızdaki dostların halini hatırını sormuyoruz. En mutaassıp aile kızlarının bilmediği erkek argosu yok. Bir söyleme cesaretinde veya yüz yırtılmasında artık sorun.

Faydasız bilgiden sakınmak lazım. Bazı şeyleri öğrenmesen de olur hani ama faydasız bilgiden sığındığımız bir adresimiz bile yok. Açlık krizine girmiş obezler gibi durmadan sepetimize, çer çöp ne varsa dolduruyoruz. Bazılarımız tarzım böyle diyerek "X" ip, "x"uyor satırlarında. Üstelik kazara buna tepki koyan birine de hepimiz birden çullanıyoruz. "Aaaaa o çok iyi bir insan, onun tarzı böyle "x"meden duramaz. Ağzındadır onun her şey, sen aldanma gibilerden. İyi insan kriterimiz de kendimize göre. Elimizde hepimizi tartan bir mihenk taşı, değişmez bir ölçü yok artık.

Bekri Mustafa gibi, ben bile buralarda "adam"dan sayılıyorum. Rating olsun diye sizlerle bildiğim bir küfürü paylaşayım mesela. "nın nmına jeeple girer, beton döker çıkarım" İlk askerde duymuştum bu küfürü ve hayal gücüne hayran kalmıştım küfreden vatandaşın. Tabi muhatabı olmadığım için moralimi bozmasam da "edep ya hu!" denilecek bir küfür.

İnternet ve online iletişim kanalları her türlü merakımızı bir şekilde giderdiğimiz, ruhlarımızın ve bedenlerimizin aracı kurumları oldu çıktı. Tabi ki güzel şeyler de oluyor. Ancak henüz samanlıkta iğne aramak misali karşılaşıyoruz bu tür etkinlik ve zenginliklerle. Boş vakitlerimizi katletmek ve bir dakika da olsa "ünlü" olmak adına, egomuzun pohpohlanması adına harcadığımız ömrümüzün bu yitik zamanlarını arada güzel şeyler için de harcamak gerek sanırım...

Engellilere yönelik siteler, iyilik hareketleri, çocuk istismarını önlemeye yönelik çalışmalar, çeşitli dayanışma platformları, edebiyat ve sanata dair paylaşım ortamları, el hünerlerini paylaşan ve insanlara bir takım şeyler öğretmeye de çalışan siteler vs vs... Hatta moda blogları bile bizlere fikir vermek, ufkumuzu açmak açısından yardımcı olabilir.

Dünyada ve ülkemizde internetten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Google'dan sonra internet de eskisi gibi kalmadı. Blogger, Ffeed ve Facebook'tan sonra sosyal iletişimin boyutları değişti, aynı kalmadı. Her şey değişiyor ve dönüşüyor. Biz de değişip, dönüşeceğiz. Altından bakıra doğru mu, şekerden kömüre doğru mu ya da tam aksi yönde mi, onu biraz bizim tercihlerimiz, biraz da zaman gösterecek.

Bu yazıyı paylaş: :

12 Yorum var:

  1. Dediğin gibi hep değersizleşmez belki..

    Yani belki bakırdan altına yada kömürden şekere de dönüşebiliriz..

    Kullanımına uygun olarak değişkenlik gösterir google :)

    YanıtlaSil
  2. Bu yazının son parağrafı beni etkiledi..Kendimi düşündüm..Bu zamana kadar bakırdan, altınamı? yoksa altından bakıra doğrumu değişmişim? diye düşündüm..Ve Bakırdan altın'a doğru değişmeye devam ediyorum .bu internet ortamı ve blogger ile ilerliyorum..internet ortamı sadece arkadaş edinme yada okey oynamak için kullanılıyor gibi düşünülsede,Aslında bizim gibi yazmayı seven,yazmakla her geçen gün birşeyler öğrenen insanlar için faydalı oluyor..Ben kendi açımdan söyleyeyim bana çok şeyler kattı internet ve blogger..yada ben en iyi şekilde kullandım diyebiliriz..

    YanıtlaSil
  3. Uzun zamandır, bloguma gereksiz şeyler yazmayayım diye düşünüyorum ve sessiz kalıyorum... Elle tutulur birşeyler karalayana kadar sadece takipteyim ve sepetim beynimde dolanıyorum internette...
    Selamlar, saygılar....

    YanıtlaSil
  4. burda birşeyler değişmiş...

    ilgiyle takip ediyoruz efendimmm:)

    YanıtlaSil
  5. Çürüme dedikleri bu olsa gerek..

    Bir dönem bir blog yazısına yazdığım cevap misali..
    Facebook dediler.. Biz herşey gibi onun da book unu çıkardık..

    Allah vere de hala kelaynak nmisali yazarlarımız var.. Farz-ı misal siz efendim..
    Saygılar..

    YanıtlaSil
  6. DEğişim demişken...Geçtiğimiz Ramazan ayından çıkarken kendimi ciddi anlamda değişmiş hissettim...frekans değiştim sanki o derece yani:)bu durumun en güzel yanı lüzumsuz frekanstaki insanları algılayamıyorum artık şükür sana Allahım...

    YanıtlaSil
  7. Güzel bir yazı yazmışsın. Kasmadan okudum ve cümle sonlarında başımla onay verdim, bilgine İbrahim! :)

    YanıtlaSil
  8. ehh müdür, haksızsın diyemeyeceğim...
    ama herkesin kullanım amacı farklı elbet..

    YanıtlaSil
  9. Değindiğin konu güzel. Nereye gidiyoruz böyle bilmiyorum. İzleyip göreceğiz..

    YanıtlaSil
  10. Bigaripwomen: var var bize benzemeyen iyi örnekler de var :p

    Siyah Kelebek: bak işte güzel bir örnek. demiştim di mi sana bi garip:) siyah ablamı oku...

    Pia: Kelaynakları koruyalım. Gerçi kel olduğum bir şehir efsanesidir :p

    YanıtlaSil
  11. devenin bale pabucu : ne güzel. kazananlardan olmuşsunuzdur umarım. bizim gibi kaybedenlerden değil..

    Dozi: Teşekkürler efendim. evet kasmayalım.

    Serzeniş Meraklısı : Haklısın müdür. Arayan bulur. Belasını da mevlasını da.. google var :P

    YanıtlaSil
  12. Beşiktaş'lı: Binmişiz bir alamete, gidiyoruz kıyamete diyerek demogoji de yapmıyorum. Olsun bakalım. yaşar görürüz...

    YanıtlaSil

Buraya yorum yazabilirsiniz. Niye yazmıyorsunuz?

Üşenmedim, başka şeyler de yazdım