* Günün Yazısı :

İnsan sevdikleriyle beslenir



İ
lk doğduğu anda uzanır insanın dudakları memeye...
Annelerin haz duyduğu söylenir bu durumdan. Anne olmadım hiç. O yüzden bilemicem ama bir müddet sonra dişi çıkan bebeklerin nasıl annesinin canını yaktığını ve o yüzden sütten kesmek için memeye acı birşeyler sürüldüğünü duymuşluğum var.

Blog dünyası da böyle. Mesela Pucca'dan sık sık söz ettiğimi görenler beni ona hasım sanabilir. Ya da düşmüş kızın peşine gibi görebilir.
Dışarıda birileri diğerlerinin sırtına basa basa yükselse de, aslında bu âleme her gelen aramızda tutunarak, verdiğimiz el ile yükselir. O yüzden bir kaç blogger'e ben de selam vermişsem ve bir kaç söz demişsem. Onların anlayış göstermesinden dolayı kendilerine teşekkür borcum vardır.

Mesela BigaripwoMen'le bizi kankadan öte bir şey sanmanız da mümkün. O da İbrahim'le beslendi bir süre. İliğimi kemiği yiyip bitirmedi neticede şükür hala ayaktayım ve dertlerimle başbaşayım. (azıcık arabesk mi oldu ne)

Hepimiz bir şekilde birbirimizin bir şeyler yazmasına vesile olduk. Sazla âşık atışması gibi şakalaştık arada. Ben şahsen olan bitenin farkındayım ve bundan gocunmuyorum. Aksine hoşlanıyorum da. Netice de hepimiz kardeşiz Âdem’le Havva'dan beri ama bazı kardeşlerimizle haldeş de halvet de olabiliyoruz. İnsanız.

Gezdiğimiz dolaştığımız yerlerde gölgemizden biraz daha fazla izimiz kalır. Aynı zamanda izlenimlerimiz de birikir içimizde. Mesela ben FF'den bir şeyler aktardım bakıp gördüğüm kadarıyla ve o ortamın üretkenliğimi körelteceğini, zamanımı katlettiğini görerek azıcık elimi, eteğimi çektim. Arada sırada uğruyorum ve yine gözlemlerimi aktarıyorum.

Dedim ya algıladıklarınızı ve hayal ettiklerinizi yazarsınız. Gördüklerinizden ve sevdiklerinizden beslenirsiniz. Bazen kızmanız gereken bir yorum, düşünce gücünüze hizmet eder. Bazen eleştirilmeyi bile özlersiniz. Bazen isyan edersiniz, çekip gidesiniz gelir ama gidemezsiniz. Çünkü iletişimi seversiniz.

Geçenlerde birisi şaka yollu da olsa kâfir demiş bana bir yorumunda. Buna üzüldüm mesela. Sırf bunu demek için bir blog kaydetmiş üstelik. Yazık. Yine de ona çok kızamıyorum. Zihninde bir tek kelimelik yeri uyarabilmişim, dölleyebildiğim zihinsel alan 5 harflik bir kelime kadar işte... O da hayırlı bir kelime olmamış.

Bir arı balı hangi çiçekten alırsa bal öyle kokar. Çam balı çam kokuludur, çiçek balı çiçek. Doğal beslenmemiz de böyledir. Neyin içinde ne vitamini olduğundan çok sevdiğimiz gıdalarla besleniriz. Öncelikli tercihimiz hep sevdiklerimizi yemektir. Ben de gerek çevremde yaşayan insanlardan, gerek anılarımdan, gerek güzel ülkemin güzel insanlarından, gerek blog ve net camiasından aldıklarımı yansıtıyorum. Bazen de değerli yorumlarınızdan bir şeyler üretiyorum ve sizlerle paylaşıyorum.

Nitekim yorumlarını sevdiğim "bidost, devenin bale pabucu, hevesli bardak, ateş böceği, KYBELE F, Serzeniş meraklısı, orijinal delikanlı" ve adını sayamadığım birçok güzel insan beni besliyorlar bir şekilde. Ben de zaman zaman yazılarını sevdiğim insanlardan okuyabildiklerime "dişi" yorumlar bırakarak üretmelerine katkıda bulunmaya ya da okuduğumun hakkını vermeye çalışıyorum.

Fotoğraf beğenimiz uymasa da gaykedi'nin düzenli verdiği müzik tavsiyeleri hoşuma gidiyor. İndirip dinliyorum. Can'ın fikirlerini önemsiyorum. Hepinizden an be an bir şeyler alıyorum. Yani sizinle besleniyorum.

Olur ya bazen yazılarım ve yorumlarım dişi çıkmış bir bebeğin beslendiği memeyi acıttığı gibi kimi dostları acıtabilir. Isırdığımı düşündülerse, hoş görsünler, affetsinler. Maksadımın kimseyi incitmek olmadığını bilsinler. Ne kimseye laf sokmak, ne yermek, ne incitmek, ne de yargılamak derdindeyim. Hele dostlara bunu asla kere asla yapmam. Hani derler ya "gönül ne kahve ister ne kahvehane/ gönül sohbet ister, kahve bahane". Olay budur, bundan ibarettir.

Zaman zaman ben de çöp tenekelerinde yavrularını beslemek için bir parça kemik arayan memeleri sarkmış dişi bir köpek gibi, kimi zaman yuvasına ekmek kırıntısı toplayan bir anaç kumru gibi biriktirdiklerimi "alın canlarım" dilerseniz MİM olsun diyip, kulaklarınıza, gözlerinize ve dudaklarınıza uzatıp, sizlerle paylaşmaktayım. Üstelik bunu mutluluk duyarak yapıyorum farkındaysanız...

Farkında mısınız?
Bu yazıyı paylaş: :

16 Yorum var:

  1. sevdiklerimiz olmasa, bahanelerimiz olmaz ki...

    YanıtlaSil
  2. -aslında bu âleme her gelen aramızda tutunarak, verdiğimiz el ile yükselir-

    yok bence öyle birşey.

    YanıtlaSil
  3. O ince çizgideyiz dimi ipraam..Anlamak yada anlamamak..Sen bile bu açıklamayı yaptın ya ne diyim..Hakkımızda hayırlısı..

    Farkındayım.

    YanıtlaSil
  4. ibram noldu sana kim naptı söyleeee bu blogcu kızlar affetmez onuuu :)

    YanıtlaSil
  5. son zamanlarda durduk yere.. olduk olmadık şeylerden sana kırılıyorum hep. sonra kendiliğinden geçiyo. niye öyle bilmiyorum. neyse. biliyorum iyi bi insansın. farkındayım.

    YanıtlaSil
  6. çok duygusal bi yazı olmuş ama bu :(

    YanıtlaSil
  7. aslında bu âleme her gelen aramızda tutunarak, verdiğimiz el ile yükselir-

    Ben bu laf'a katılıyorum ard niyet yada birilerini iğnelemek için söylediğini sanmıyorum..Birisini izlemekle başlıyor herşey bence bu da tutunmaktır bir blogger dalına..Benim ilk izlediğim bloglardan dır bu site ve asla nankörlük edemem..Eğer kısa sürede bu izleyici kitlesini almışssam yarısı bu site'nin kattığıdır..ibraam biz sana asla alınmayız ama sende sakın bize alınma arada iğneli yorumlar yazsakta inanki sevdiğimiz'den, nazımızın sana geçmesin den ve dostluğuna inandığımızdan dır.. bu arada BigaripwoMen'le çok yakışıyosunuz 2 deli buldunuz birbirinizi :P :))

    YanıtlaSil
  8. İnsan sevdiğini öldürür demişler...

    YanıtlaSil
  9. sen güzel bir insansın fakat insansın işte, muhakkak ki pek çok kusurun var, muhatap olduğun insanlar da kusurlarla dolu, güzel kalabilmek zor...zamânenin güzelim insanları hepten yaralı zaten, dokunuverirsin çığlık atar, şuç mudur ya da suçlu mu?... kimin kabuk bağlamasını, nasır tutmasını bekleyebilirsin ki!?... hükmün yalnız kendine geçer.

    benim kusurum da bak aklındakini fikri sahalarda koşturamamak :)

    kısaca 'farkediliyor' diyeyim, anlaşılır o kadarlık değil mi?

    YanıtlaSil
  10. Bi'de bu yazı içinde her ne kadar dramatik imegeler barındıryor olsa bile bence siz; yani The İbrahim Ortach aşk meşreplidir; aşk meşrepli insanlar sizin gibidir. Daha üretken olmaları için duyularını 99 yerinden gıdıklamak gerekir...

    YanıtlaSil
  11. Sevgili İbrahim,
    Evet seninle beslendiğim doğru...
    Her gün / her yazınla bir lokmam da senden oluyor.
    Bazen bir parmak bal bazen acı biber :)

    Düşünce dünyamda her gün buluşuyorum seninle ve mutlaka kendimi başka bir
    yerlerde buluyorum.. Yazılarının başlıkları ve fotoğrafları; satırarasında
    söylediğin bir cümle, bir anı'n. Hayatımın bu kadar dışında ama bu kadar
    içinde olman(ız) biraz tuhaf gelsede çok mutluyum bu durumdan...

    Bütün herşeyden uzaklaşıp, katıldığım dünyada vakit geçirdiğim zamanları
    değişemiyorum hiçbirşeyle. Sanal dünyamdaki gerçek insanlar... İyiki varsınız.
    İyiki Varsın The İbrahim Ortach :) (bak mesela geçen gün yorumlardan
    birinde Ortach değil Ortaç olacak yazmıştı birisi onu bile düşündüm :) )

    Bu arada başlık ve ilk cümle... Not defterimde yerini aldı....

    Var ol...
    Sevgiler...
    Klavyene-parmaklarına sağlık :)

    YanıtlaSil
  12. hee bu arada unutmadan....

    Var öyle bir şey....

    YanıtlaSil
  13. :):) Beslenmek insanın kendi varlığını sürdürme şeklidir...

    Manevi olarak bir birimize katkılarımız elbette ki çok ancak eğer sen yeteri kadar iyi yazı yazmasaydın bunun inan bir önemi kalmazdı ...

    YanıtlaSil
  14. Biz seni seviyoruz. Senin söylediğin her cümlede güller saklıdır..

    İlk geldiğin zamanlarda benim bir şiirime bir yorum yapmıştın. İlk başlarda biraz üzülmüştüm. Ama doğru söylyordun. O şiirden sonra yazdığım şiirlere daha dikkat etmeye çalıştım... Beslenmek bu olsa gerek.

    sevgi ile kal.

    YanıtlaSil
  15. Katılımcı olalım diye yazıyosun dimi bu isimleri :p

    Ben senin blog yoluyla popüler olma rehberinden çok beslendim ama pratiğe dökemedim bi türlü itiraf edeyim.

    YanıtlaSil
  16. sen bolca yazmaya devam et, arada olur öyle şeyler, geçer.

    YanıtlaSil

Buraya yorum yazabilirsiniz. Niye yazmıyorsunuz?

Üşenmedim, başka şeyler de yazdım