* Günün Yazısı :

İbram abiniz aslında Ayşe teyzeniz olabilir




İnsan yaratıldı...
Örtünme ihtiyacı hissetti ve asma yaprağından medet umdu. Öykü böyle başladı derler. Sonra giyinmeye başladı. Yaptığı birçok şeyin dışında moda sektörü de o günlerde mi gelişti bilinmez. Beğeni, üstüne giyileni yakıştırma ve özentinin hikâyesi de başlamış oldu böylece.

Aslında topluluk kültürü oluştuktan sonra insanlarda bir takım birleşmeler ve ayrışmalar olduğu gibi beğeni ve özenti standartları da oluştu diye düşünüyorum. Tabi bu işte soyluların, krallar ve kraliçelerin önemi büyük... Suya vuran insan aksi ve ayna'nın icadı büyük bir gelişme sektör açısından. Kadın kendini erkeğin ya da başka kadınların gözleri dışında tanımladı ilk kez. Suya vuran aksini görmek için dere kenarına gitmektense, her zaman karşısında duran bir öteki benle konuşmaya başladı.
—"Ayna ayna söyle bu akşam ne giyeyim balo'da" sözü o zamandan kalmadır.

Fazla ciğer, dalak yedikleri bir gün erkeğin beğenisini keşfedip kanlı canlı dudaklara sahip olmak için ruj’u keşfetmişlerdir diye düşünüyorum. Yolculuğun bundan sonrası ve giyinme ve soyunma kültürü apayrı bir yazı konusu...

Ancak üstüyle başıyla oynayan insanın kendi ruhuyla ne zaman oynamaya başladığı pek bilinmiyor tarafımca. Şeytan oyuna girdikten sonra mı? Zaten oyundaydı da forvet oynamaya başladıktan sonra mı bu kadar insan bedenini bırakıp ruhu ile oynamaya başladı bilinmez. Tarihteki ilk deli kimdi ve kimler o deliye özendi yine bilmiyorum. Çin imparatoru ve delilik yağmurları öyküsünü bildiğinizi varsayarak oraya da gönderme yapmıyorum ama merak ediyorum insan ne zaman kendi ruhuyla ve diğer ruhlarla dans etmeye başladı?

İnternet'in icadı ile başlayan süreç ise apayrı bir milat oldu. İnternet kafede yanımda oturan minik delikanlının "Abi kimse benimle konuşmuyor lütfen bana bir kız nicki alır mısın?" dediğini anımsıyorum. Demek ki insanlar iletişime bu kadar açmış veya bu kadar yalnız.

İletişimin büyüsünün ardından ruhumuza giydirdiğimiz elbiseler de çoğalmaya başladı. Şimdilerde çift kimlikli dediğimiz insanlar gayet normal insan statüsünde. Artık hepimiz Yeşilçam aktörleri, aktristleri gibi rol kesiyoruz. İnternet ünlülerimiz var. Poposu yerinden zor kalkan kızlarımız afeti devran. Saçı sakalı, kaportası dağılmış ben gibi ihtiyarlar Clark Gable ya da Brad Pitt takılıyor...

Yani insanoğlu olarak eşref-i mahlûkat olarak başladığımız yolculuğa eşşek-i mahlûkat olarak devam ediyoruz. Farklı Nickler farklı kimliklerimiz oluyor. Bir nickimizle ağır abi, diğeriyle çılgın kız olarak aynı mekânda Ff'liyenlerimiz var belki de.

İnternet sayesinde saç, sakal, türban, örtü, bikini sorunlarımızı da çözdük. Hatta kadın, erkek kim kimdir o kaygımız bile yok artık. Çünkü ruhlar dilediğince giyinik, dilediğince çıplak ve unisex. Hepimiz hissettiğimiz yaşta ve beğendiğimiz ya da ruhumuzun yansıtmak isteği kimlikteyiz artık.

İki değil ikiyüz yüzlüyüz artık. Zengin kız, fakir oğlan derdi yok. Çirkin kızlar da, çıtır delikanlılarla sohbette, muhabbette. Kültür, sınıf, yaş farkı da ortadan kalktı. Seçici olmanın kriteri sadece karşındaki ruhu okumaya ve okşamaya çalışmak belki de. Hoş bazılarımız hala anasının nikâhına kadar karşısındakini bilmek istemekte. İki sohbetten sonra telefona, kameraya sarılmakta ama çoğunluğun kimle değil biriyle konuşma ihtiyacı için burada olduğu ve büyük bir toplumsal yalnızlaşmaya sürüklendiğimiz gerçeği de apaçık ortada duruyor.

Naylon kızları, naylon erkekleri çoktan geçtik. Şimdi rağbet bedenî değil, ruhi esneklikte.
Binmişiz bir alamete gidiyoruz kıyamete...


Bu yazıyı paylaş: :

13 Yorum var:

  1. Dış görünüşü bırakıpta içimize döndüğümüzde hepimiz çok yalnızız bunu değiştirmek ise artık çok güç ..Masalda ki kralın çıplak olduğu zaman geçmeden anlaşılıyor nasılsa..

    YanıtlaSil
  2. ınternette herkes olmak istediği kişiyı oynuyor... sahne onun için orası zaten...nekadar gizli olursan okadar peşinden gelenın olur ta ki senin ne mal olduğunu görünceye kadar internet ortamı artık araclıktan cıktı amaç haline geldi her türlü sapkınlık burda kimliğin belli değil yaa evet arık pembe mi mavi mi yoksa mor mu kimblir ayse teyze:)

    YanıtlaSil
  3. doğru söze ne denir.ancak bu kadar çemkirebildim.

    YanıtlaSil
  4. Bence iyide ama burda bile insan ayrımı yapan var ipraam..Gezdiği gördüğü yerleri bi havayla yazanlar var (Ka)karizma oluşturmak adına..Yazışmak zor iş, smileyler yetersiz çoğu zaman anlaşmak bi hayli zor yada anlayabilmek karşındakini..İşte herşey var olmasına var da olanlara güven yok..Kimin eli kimin cebinde belli değil burda garip bi alan..

    YanıtlaSil
  5. senin gerçek adın ne peki?

    :P

    YanıtlaSil
  6. Ateş Böceği: ahaha:)))ahlar'ın en azından bir kısmı aslında vah vah vah:((... farkındayız hepimiz.

    ramazan bey: sağolun varolun efendim.

    Ayışığı: Siz ne renk isterdiniz efendim:)

    BigaripwoMen: senle biz köylülerden oluyoruz. asillerle dans etmemiz zor. biz kolbastı oynıyalım iyisi mi:p

    bi dost: pazartesi, perşembe: İbram , salı, çarşamba: Ferit cumartesi, pazar: natalie :p

    YanıtlaSil
  7. olu ipraam zaten memleketim oyunu :)oynarım iyi oynarım hemde :)))

    YanıtlaSil
  8. aynen öylee fazlası var eksiği yok bu net aleminde allah ıslah etsin :P

    YanıtlaSil
  9. "Bindik bi alamete, gidiyoruz kıyamate, din elden gidiyor eyy cemaat -i müslimin!"

    "Eskiden çook eskiden buralar hep dutluktu"

    diye devam etmiyormuydu bu hikaye. Ya da aklımda öyle kalmış...

    Niyet ettim internetin cenaze namazını kılmaya uydum İpram'a.

    FF de de yapmıyorlar mı ipram bunu? FF mallaştı falan demiyorlar mı? Anket aç sor bakalım ff eskiden şöyle süfer di böyle süfer di iti kopuğu doldu buralarda bozuldu demiyorlar mı bi nabız yokla bakam :D

    YanıtlaSil
  10. iletişim açlığı çok önemli bir tespit bence de

    YanıtlaSil
  11. obareyyyy! adsız yorumcum gelmiş yine. nası sevindim bilemessin. gel şöyle yamacıma. adsız bi yorumcum olsun diye ne kadar bekledim di:) sevgili adsız seni severim bilirsin. daha doğrusu sen bilmezsem de blogumu okuyanlar bilir. ben bir çok konuda renksizim. isterse kemiksiz iliksiz de deseler herhangi bir tarafta yer almak ve kimsenin davulunu çalmak gibi bir kaygım da yok.
    hele internet'te gelişmenin ve özgürlüklerin alanını daraltmak gibi düşüncelere oldum olası karşıyımdır. yıllardır bu konudaki protest her kampanyada yer almışımdır. geçmişe dair birikimlerimi aktarmam ve durum değerlendirmesi yapmam eskiden daha güzeldi şimdi bozuldu anlamını içermez. bi tahlildir ve haklıyım benim dediğim doğru gibi bi düşüncem yok zaten bizzat kendim bile böyle bir iddiayla benim yazımı örnekleyene karşı çıkarım. yazılanların okuyucuda yankı bulması ve yorumların farklı olması bence bir zenginliktir. nitekim senden gelen sesi de öpüyor yamacıma koyuyorum. ff ciler de bu ara facebooktan kro akını olcak diye soyluların gösterdiği asilzade tepkileri gösteriyorlar. her gelişim ve değişim iyi yönde olmasa bile temelde ben değişimi desteklerim. şurda eleştirdiğim adamların içinde "ben gibi" ifadesini niye kullanırım sanırsın? ne bir günah çıkarma ayinidir yazdıklarım ne de internetin cenaze namazı. ayrıca benden uyulacak ya da uyulmayacak imam olmaz. cemaat de olmuyor o da başka bir sıkıntı...ne din elden gider, ne vatan bölünür, ne de laiklik felam bişi olur. eskiden sopanın kralını yemiş, baskının alasını görmüş bir neslin evladı olarak tek tv kanallı hasan mutlucanlı günleri iyilikle felam yad etmektense, sırf iletişimin gücü yüzünden internetin en dandik haline bile razı gelirim şahsen... son söz olarak diyorum ki sevdim seni, farkettin mi?

    YanıtlaSil
  12. copolitik: yalnızlığım benim pasaklı kontesim.... diyen dememiş boşuna

    YanıtlaSil
  13. siyah kelebek: hepimizi efendim hepimizi:)

    YanıtlaSil

Buraya yorum yazabilirsiniz. Niye yazmıyorsunuz?

Üşenmedim, başka şeyler de yazdım