herkesin gizli yada açık kanayan bir yarası var



bakmayın ahahaah - kiki ki diye yazdıklarımıza hepimizin gizli açık bir yarası var.
zaman zaman kanayan zaman zaman bizi oyalayan... çözemediğimiz..
kimimiz adına aşk deyip geçmişiz. kimimiz geçim sıkıntısı. bazılarımızın ruhu yaralı..
bir şekilde üstünü örtmüşüz. gömmüşüz. arada bir tabutumuzu açıp açıp bakıyoruz.yazıyoruz..

netin en fırlama delikanlısı
.. gerçekten öyle mi dersin? belki anne babası birbirini boynuzluyor çocuk kendi içine kapanmış serserilik peşinde... en şuh kadını. büyük ihtimalle mutsuz bir ev kadını... bilemiyoruz..

hepimizi iki yüzlü hale getiren bir yer internet... hayatımızı paylaşıyoruz diye belki hayallerimizi belki öfkemizi belki gerçekleşememiş arzularımızı paylaşıyoruz..
üstünde kıyafetleriyle fotoğraf çektirip ay bunu mu giysem şekerim, yoksa şunu mu diye marka anketi yapanlarımız belki büyük bir mağazadaki tezgahtar kız... kim bilir...

her gece birlikte olduğu kızları bloglayan yazarlarımızdan birisi belki sadece "el arabası" ile gezen bir gariban... kendi yazdıklarıyla orgazm olabiliyor. ömründe hiç ciddi ilişkisi olmamış, bir tek kıza çıkma teklif edememiş bir abazan da olabilir...
bazılarımız çok dürüst de olabilir. dürüstlük adına diyerek gaza gelmiş. açılmadık sahifesini bırakmamıştır hayatının, ve her sayfada ayrı bir parmak izi...
veya mahalleden, sülaleye kadar insanların gözünde yok yere damgalanmışsındır da üzüntünüzden sokağa bile çıkamayıp, nette özgür kadın takılıyorsundur...

kimileri dalgasını geçmek için acılı arabesk, dramatik bir kurguyla sunar yazdıklarını, sonra oturur yorumlardan haz alır. çünkü bir hayli boş vakti vardır canını sıkacak kadar.
kimileri yaşadıkları dramı unutmak adına, mutlu aşklar kurgular satırlarında...

adı ne olursa olsun.
blog yazarak paylaştıkça ister fiziksel ister duygusal bir doyuma götürse de , az ya da çok hepimizin gizli yada açık bir yarası var.
"regl olamadım ey ahali" yazanlarımızın bile içinde bir yerler kanıyor, kanıyor, kanıyor.


Bu yazıyı paylaş: :

6 Yorum var:

  1. Sevgili İbrahim;
    Hayata doğduğun günü hatırlıyor musun?
    Elbette hayır.Tıpkı bugünü de bir gün hatırlamıyacağın gibi..İzleri kalacak ne yaşarsan yaşa bu bir gerçek.Iskalama şansın yok..Tek bir şansın var dikiz aynana bakmadan ilerlemek! Başarabilen varsa tebrikler ne diyim..

    YanıtlaSil
  2. insanların yaşadığı sarsıntının şiddeti kanamayı coğaltr yada azaltr ...

    YanıtlaSil
  3. emine albayrak: ne mümkün. ehliyet alırken ilk öğrettikleri aynaya bakmak değil mi? doğduğum günü hatırlamıyorum ama kötü düştüğüm günü hatırlıyorum, canımın yandığı zamanları hatırlıyorum. unutmak istediklerimi hatırlıyorum.
    bi dost: :)
    Ay ışığı: akarsuyun debisini mi ilişkilendirdin yer sarsıntısıyla volkandan dökülen lavların hızını mı... ikisi de doğru galiba.

    YanıtlaSil
  4. Evet itiraf ediyorum mazi kalbimde kanayan bir yara. Blog'un tanımına uyuyor bu yazılanlar. Yani hiç bir yerde aslı asaleti olmayan yazılar yazamazsınız demiyor. Ayrıca kişisel gizlilik denilen bir şey var.

    YanıtlaSil
  5. İbrahim...
    ZOr be İbrahim....

    YanıtlaSil

Buraya yorum yazabilirsiniz. Niye yazmıyorsunuz?

Çok okunan yazılar